KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Mart 2026
- Dosya no
- 2025/1152
- Karar no
- 2026/318
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2024/40
- Karar no
- 2025/520
- Talep tarihi
- 17/01/2024
- Karar tarihi
- 09/07/2025
- Talep
- İflas (Doğrudan Borçlu Tarafından Talep Edilen İflas
Karar Metni
3.757 kelime·19 dk okuma·4 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP:İflasını talep eden şirketin vekili Av. ... dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin gıda konusunda faaliyette bulunmak üzere 03/12/2021 tarihinde kurulduğunu, ancak enflasyon ve döviz kurlarının artışı sebebiyle işlerin iyi gitmediğini, şirketin büyük borç altına girdiğini, borçların ödenemediğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan borcun 502.000,00 TL'ye ulaştığını, İcra İflas Yasası'nın 178 inci maddesine göre borçlunun aciz halinde bulunduğunu bildirerek yetkili mahkemeden iflâsını isteyebileceğini, müvekkili şirketin pasifinin varlıklarının çok üzerinde olduğunu, iflâs avansını karşılayacak parasının bile bulunmadığını,
kamu düzeni ile ilgili olduğundan iflas avansının yerleşik yargı kararlarına göre suç üstünden karşılanması gerektiğini iddia ederek; müvekkili şirketin doğrudan iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
İflasını talep eden şirketin diğer vekili olup iflas talebine itiraz eden Av. ... yargılama aşamasında sunmuş olduğu dilekçesinde özetle; iflası istenilen müvekkil şirketin iflas ile alakalı bir durumu bulunmadığını, ortakların kendi arasında yaşanılan husumeti takiben şirket müdürü olan ...'nın, diğer ortak ...'nın haberi olmaksızın hiç bir karar almadan, müdür sıfatı olmasından dolayı dava açıldığını, ne bir ticari defter sunulabildiğini ne de bir delil dosyaya eklendiğini, mahkemenin son celsesinde yer verdiği ara kararında belirtilen iflas harcının dahi yatırılmadığını,
şirketin bahsedildiği gibi borca batık durumda olmayıp mali tabloları gösteren defterlerin yetersiz olması ve doğru bir şekilde tutulmaması nedeniyle zarar ettiğinin düşünüldüğünü, bir şirketin en değerli varlığının kendi adına tescil ettirdiği markası ve isim hakkı olduğunu, davacı şirketin kendi adına tescil ettirmiş olduğu ve kamuoyunda da oldukça bilinen "..." adlı markası olmasına rağmen şirket mali tablolarını gösteren defterlerde maddi değer bakımından şirket aktiflerini önemli ölçüde arttıracak marka tescil belgesinin dahi bulunmadığını, şirkete ait birçok demirbaşın defterlere kaydedilmediğini,
...'nın şirket imza yetkilisi olduğu dönemde şirket bütçesinden şirketin herhangi bir elektrikli aracı dahi olmadığı halde kendisi adına elektrikli otomobil alarak aracı şarj edebilmek adına iş yerine kaçak elektrik bağlattığını, bu nedenle hizmet sağlayıcısı ... tarafından şirkete 2.509.420,85 TL ceza kesildiğini, ceza nedeniyle şirketin büyük bir maddi kayıp yaşadığını ve ticari hayatının aksadığını,
ayrıca ...'nın şirkete ait ve defterlerde de kayıtlı malzemeleri bir gece vakti nakliye kamyonu vasıtasıyla işyerinden çalmaya çalıştığı esnada şirket çalışanı tarafından suçüstü yakalandığını ve derhal polise haber verildiğini ancak polislerin gelmesine yakın bir süre kala hızlı bir şekilde olay yerinden kaçtığını, şirketin diğer yetkilisi olan ...'nın olay mahaline gelerek şikayetçi olduğunu, yine ...'nın yanında birçok medya kuruluşuna şirketin iflas ettiğine dair haberler yaptırarak "..." markasının ve ...'nın itibarının ciddi anlamda zedelenmesine yol açtığını,
... şirketin gelirini arttırmak adına "..." adlı internet istesinde satılmak üzere sos numuneleri hazırlattığını, sosların satılacağı kavanozların tasarımları bile hazırlanmışken iflas haberleri nedeniyle işlerin bozulduğunu ve şirketin büyük bir gelirden mahrum kaldığını, iflas haberlerinin yayılmasından sonra anlaşmalı bankaların şirketin pos cihazlarını iptal ettiğini, şirkete ait kredi kartlarını kapattıklarını, şirketin diğer ortağı ...'nın da iflas haberleri neticesinde bankalar nezdinde sıkıntılar yaşamaya başladığını, ...'nın şirket müdürü olmasına rağmen şirketin aleyhine,
bilerek ve isteyerek kötü niyetle hareket ettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece. "Dava; hukuki niteliği itibariyle İİK 178.
Madde hükümleri nedeniyle davacı şirketin doğrudan doğruya iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacı şirket tarafından mahkememize açılan doğrudan iflas davası ile ilgili olarak İ.İ.K.nun 166 ncı madde hükmü gereğince İtiraz etmek isteyen ve iflası gerektirir bir durumun olmadığı iddiasında bulunanların müracat edebilecekleri konusunda İstanbul Ticaret Gazetesinde ve Takvim gazetesinde ilan yapılmıştır.Borçlunun müracatiyle iflas hali İİK.nun 178 madde hükümlerinde düzenlenmiştir.
İflasa tabi borçlu aciz halinde bulunduğunu bildirerek yetkili mahkemeden iflasını isteyebilir. Borçlu bu halde bütün aktif ve pasifi ile alacaklıların isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflas talebine eklemek zorundadır. T.T.K.nun 376/3 madde hükmü gereğince şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır.
Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması halinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister, Meğerki iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklarının sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş ve bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği,
gerçekliği ve geçerliliği yönetim kurulu tarafından iflas isteminin bildirileceği mahkemece doğrulanmış olmasına bağlı bulunmaktadır.İş bu davayı şirket adına açan Av. ...'e verilen vekaletnamenin şirketi temsilen yetkilisi ... tarafından verildiği ve "iflas davası" açma yetkisinin de olduğu,Davacı şirket tarafından ayrıca Av. ...'ın vekil tayin edildiği, iş bu vekaletnamede "iflas davası" açma yetkisinin bulunmadığı, Av. ...'ın 08.05.2024 tarihinde yapılan duruşmaya katılarak müvekkili şirketin iflası için koşulların oluşmadığını ileri sürdüğü,
bilirkişi raporuna itiraz ettiği, davacı şirketi temsile tek yetkili kişinin münferiden ... olduğu, her iki vekili de şirketi temsilen ...'in vekil tayin ettiği görülmüştür.Mahkememizce dava dosyası ve davacı şirket kayıtları ve bilançosundaki mal varlığının piyasa rayiç değerlerinin belirlenmesi konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, ibraz olunan raporda davacı şirket öz varlığının (-) 1.389.887,41 TL olduğu ve davacı şirketin borca batık olduğu belirtilmiş, rapor mahkememizcede benimsenmiştir.Bu itibarla düzenlenen bilirkişi raporu ve ek raporu, TTK 376/3,
TTK 375/1-g maddeleri gereği davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarası ile kayıtlı ... A.Ş.'nin iflasına, İflasın 09/07/2025 Tarih ve Saat 15.41 itibariyle açılmasına karar verilmiştir."
İSTİNAF SEBEPLERİ İflasını talep eden şirketin itiraz eden vekili Av. ... istinaf dilekçesinde özetle; %50-%50 ortaklı yapıya sahip olan ...
A.Ş. adına diğer ortak ...'nın bilgisi ve rızası dışında şirket müdürü ... tarafından kötü niyetle dava açıldığını, iflas talepli dava açan şirket ortak ve müdürü ...'nın işbu davayı açmasının peşi sıra hemen şirket müdürlüğünden ayrıldığını, şirketin kasti olarak çaresiz ve karar alamaz bir şekilde bırakıldığını, işbu davaya konu şirketin fiili faaliyetlerinin, tahsilat gücünün, yatırımcı ilgisinin ve müvekkil ... tarafından bizzat yapılan milyonlarca TL’lik ödemeler-borçların tamamen göz ardı edildiğini, borcu olmayan bir şirketin iflasına karar verildiğini,
müvekkilinin özvarlık açığı olarak gösterilen 1.389.000 TL’lik farkı fiilen kapattığını, şirketin tüm cari borçlarını ödediğini ancak bilirkişi raporunda bu ödemelerin grup içi tahsilatlarını ve franchise gelirlerini değerlendirme dışı bıraktığını, basma kalıp ve ezbere bir şekilide yalnızca statik bilanço değerlerine dayanarak yanlış ve yanıltıcı bir mali tablo sunduğunu, rapordaki açık hatalar, defalarca dile getirilmesine rağmen düzeltilmediğini, bilirkişi raporunun yalnızca teknik değil aynı zamanda maddi gerçeklikten de kopuk bir metin olduğunu,
Mahkemenin sunulan kapsamlı uzman görüşünü ve belgeli ödeme taahhütlerini hiçbir şekilde değerlendirmemesinin adil yargılanma hakkını, usule uygun savunma hakkını ve delillerin değerlendirilmesi ilkesini ağır şekilde ihlal ettiğini, faaliyetlerini sürdüren, Türkiyenin farklı noktalarında franchise şubeler ile aktif ticaret yapan ve tüm mali yükümlülükleri fiilen yerine getirilmiş olan bir şirket hakkında verilen iflas kararının hem ticaretin doğasına hem de hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, şirketin doğrudan iflasına karar verilmesine ilişkindir.
Talep dilekçesinde; şirketin büyük borç altına girdiği, borçların ödeyemediği, aciz halinde bulunduğu, pasifinin varlıklarının çok üzerinde olduğu, iflas avansını dahi karşılayacak parasının bulunmadığı ileri sürülerek iflasına karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece İİK'nın 166.maddesi uyarınca iflas davası Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve Türkiye Gazetesinde 07/02/2024 tarihinde ilan edilmiştir.
İflası talep edilen şirketin gıda ürünlerinin imalatını ve satışını yapmak üzere 03/12/2021 tarihinde tescil edildiği ve aynı tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği, sermayesinin 500.000,00 TL olup ortaklar arasındaki dağılımın ... 250.000,00 TL, ...
250.000,00 TL şeklinde olduğu, ortaklardan ...'nın ilk 3 yıl için Yönetim Kurulu Başkanı seçildiği ve şirketi münferiden temsile yetkili olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece İcra İflas Hukuku Nitelikli Hesaplama Uzmanı Prof. Dr. ..., ...
Mühendisi ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda;"İnceleme günü davacı şirketin defter ve belgeleri ibraz edilmemiştir.Davacı vekili 10-07-2024 tarihinde UYAP kamalı ile gönderdiği dilekçesinde; müdürün istifa ettiğini, muhasebeci ile irtibat kurulamadığını beyan ederek, muhasebecinin ismini ve telefon numarasını bildirmiştir.Tarafımızca Muhasebeci ile yapılan görüşme neticesinde şirketin 31-12-2023 tarihli bilânçosu ve gelir tablosu ile kurumlar vergisi beyannamesi temin edilebilmiştir.
Beyannamede aynı zamanda 31-12-2022 tarihli bilânço ve gelir tablosu da yer almaktadır. Bunlar raporumuzun ekinde ayrı bir şeffaf dosya içinde takdim edilmiştir.Beyannamede davacı şirketin enflasyon düzeltmesi uyguladığı 31-12-2023 tarihli bilânçosu da bulunmaktadır.
Bu bilânçonun özeti aşağıda çıkarılmıştır.Davacı şirketin enflasyon düzeltmesi yapılmış olan 31-12-2023 tarihli bilânçosunun özeti şu şekildedir: Aktif Pasif Dönen varlıklar 4.473.167,37 Kısa vadeli borçlar 5.346.722,65 Duran varlıklar 439.054,59 Uzun vadeli borçlar ------- ... (-) 434.500,69 Aktif toplamı 4.912.221,96 Pasif toplamı 4.912.221,96 Bilançonun detaylı şekli, raporumuzun ekindeki şeffaf dosya içindedir.Bu bilânçoya göre davacı şirketin varlıklarının (aktifinin) toplamı 4.912.221,96 T.L.'sı olup, bu tutar 5.346.722,65 T.L.'sına ulaşan borçlarını karşılamaya yetmemektedir.
Şirketin borçları, varlıklarından 434.500,69 T.L.'sı fazla olup, şirket borca batık durumdadır.
Şirketin 500.000.- T.L.'lık sermayesinin, 375.000.- T.L.'lık kısmı ödenmemiştir. Ödenen 125.000.- T.L.”lık sermayenin de tamamı zayi edilmiştir.Bilindiği üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrası ile geçici 33 üncü maddesi uyarınca. 2023 hesap dönemi sonunda mali tablolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuştur.
Enflasyon düzeltmesi sonucunda; mali tablolar nispeten enflasyondan arındırılmış hale gelmiş ve mevcut varlıkların değerlerinde artışlar yaşanmıştır.Bunun sonucunda da bilânçolar değişime uğramıştır. Gayrimenkul, makine ve teçhizat, taşıt araçları, demirbaşlar ve benzeri gibi yüksek değerli duran varlıklara sahip şirketlerin bilânçolarında önemli ölçüde artışlar meydana gelmiştir.
Varlıkları az olan şirketlerin bilânçolarında ise fazla bir değişme söz konusu olmamıştır.Davacı şirketin, gayrimenkulü, makine ve teçhizatı ve taşıt araçları yoktur. Sadece demirbaşları vardır.
Bundan ötürü de enflasyon değerlemesi neticesinde duran varlıklarda 260.598,50 T.L.'lık artış meydana gelmiştir.Heyetimizin Makina Yüksek Mühendisi Üyesi, davacı şirketin duran varlıklarının rayiç değerini, aşağıda ki tabloda yazılı olduğu şekilde tespit etmiştir........Davacı şirketin duran varlıklarının rayiç değeri 315.564.- T.L. sı olarak tespit edilmiştir.
Bu tespite göre, güncel rayiç değerlere göre 31-12-2023 tarihli bilânçosunu düzenlediğimizde, bilânço takip eden sayfadaki hale gelmektedir......Rayiç değerlere göre düzenlenen bilânçoya göre de davacı şirketin 5.346.722,65 T.L. Sı tutarındaki borçları, 4.788.731,37 T.L. sı toplamındaki varlıklarından daha fazla olup, şirket 557.991,28 T.L. sı farkla borca batık durumdadır.
Ödenmiş olan 125.000.- T.L. lık sermayesinin de tamamı zâyi edilmiştir.Şirketin ortaklar kurulu doğrudan iflâs başvurusu için karar almamıştır. Şirkette % 50'şer oranında paya sahip olan iki ortak arasında ihtilâf olduğu da anlaşılmaktadır.
Şirket Yönetim Kurulu Başkanı'nın istifa ettiği söylenmekteyse de, görev süresi dava açıldıktan sonra zaten sona ermiştir.Yaptığımız borca batıklık hesabında geçerlik süresi 01-01-2025 tarihine kadar uzatılan ve aşağıda yazılı olan Türk Ticaret Kanunu'nun 376 ıncı maddesi ile ilgili Tebliğ hükmü nazara alınmamıştır. Çünkü davacı şirket 03-12-2021 tarihinde kurulmuştur....
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İflasını talep eden şirketin itiraz eden vekili Av. ...'ın istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/40 E. 2025/520 K. Sayılı 09/07/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
3-Yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/03/2026
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2025/1152, K. 2026/318, 4 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama