KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2021
- Dosya no
- 2021/1099
- Karar no
- 2021/945
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/02/2020
- Numarası
- 2020/105 Esas 2020/118 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/02/2020 tarihli ve 2020/105 E. 2020/118 K. sayılı dosyasında verilen karar; davacı tarafça vaki istinaf talebi üzerine istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesi özetle. Davalı şirket tarafından aleyhine İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, takip konusu bononun borçlusunun-keşidecisinin kendisi, lehtarının da davalı şirket olduğunu, takip mesnedi senetlerin tamamının ise malen ibareli senet olduğunu, bonoların bu hali ile yani ciro yolu ile tedavül görmeksizin doğrudan davalı şirket tarafından icra takibinin başlatıldığını, iş bu bonoların ciro görmüş ve yetkili başka bir hamil tarafından icra takibine konulması gerektiğini, borç nedeninin gerçekleşmemiş olduğunu, davalı tarafça senet sebebi olan mal satışı yapılmadığını ve tüm bu nedenlerle İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takibin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına ve borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk derece mahkemesince,HMK 'nun 114/2 delaletiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A-1, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/A-2 ve HMK'nın 115/2 maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ticaret mahkemesinin görev alanına giren menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurunun dava şartı olmadığı savunmasıyla kararın kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, İİK 72/3.maddesi uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir.
Borçlu olunmadığının tespiti talep edilen icra takip dosyasında taraflar arasında 6502 sayılı yasanın 50 vd maddeleri uyarınca imzalanan "Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesi" uyarınca sözleşme bedelinin taraflar arasında mutabakata varılan ödeme planı vade, meblağ ve taksit sayısına uygun şekilde düzenlenen sıralı kambiyo senedi vasıflı bonolara dayalı olarak başlatıldığı, taraflar arasındaki temel ilişkinin tüketici yasasında düzenlenen hisseli gayrimenkul satış sözleşmesine dayandığı,
davacının aynı yasanın 3/k maddesinde tanımlı tüketici, davalının ise aynı yasanın 3/i maddesinde tanımlı satıcı vasfında olup, taraflar arasındaki işlemin yine aynı yasanın 3/l maddesinde tanımlı tüketici işlemi olması sebebiyle 73.madde uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüme kavuşturmakla görevli mahkeme tüketici mahkemeleridir. O halde.
Mahkmesince tüketici mahkemelerine görevsizlik kararı vermek gerekirken işin esasına girerek hüküm kurulması isabetli olmamıştır.Bu itibarla; kamu düzenine ilişkin olan görev konusunda yargılamanın her aşamsında resen inceleme yapılması gerekliği sebebiyle,HMK m.353/1-a-3 gereğince kararın kaldırılmasına, dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesine oy birliği ile karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, E. 2021/1099, K. 2021/945, 18 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama