KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/2296
- Karar no
- 2024/1784
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/11/2021
- Numarası
- 2018/885 Esas 2021/1028 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 08/11/2024
Karar Metni
1.269 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2021 tarihli ve 2018/885 Esas 2021/1028 Karar sayılı dosyasında verilen karar; vaki istinaf talebi üzerine istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: taraflar arasında.
01.07.2015 - 31.12.2017 tarihleri arasında toplam 48 kişilik Zabıta Destek Hizmet Personel Hizmeti konusunda, 27.07.2015 tarihli sözleşme akdedildiğini, müvekkili şirketin, sözkonusu sözleşme gereğince davalı-borçlu Kuruma Kuruma, 7.442.643,71-TL miktarlı 33 adet fatura kestiğini, sözleşme gereğince 3.649.413,71-TL miktarlı maaş ödemelerinin düşülmesinden sonra müvekkili şirketin, 3.793.230,00-TL bakiye alacağının kaldığını, davalının söz konusu 3.793.230,00-TL borcun, 2.693.343,19-TL kısmı kabul edilmekle ve kabul edilen kısım dahi ödenmediğini, Müvekkil şirket tarafından, borçlu Kurum aleyhine, Bakırköy ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyan ederek, davanın kabulü ile; şimdilik 1.099.866,81 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı şirketin 10.10.2018 tarihi itibariyle 2.493 343,19-TL. alacağı bulunduğunu, davacı şirket ile Müvekkili Belediye arasında, ...
Destek Hizmetleri Müdürlüğüne bağlı olarak Zabıta Destek Personel Hizmeti hakkında 27.07.2015 tarih ve 2015/5015 İhale kayıt numaralı sözleşme akdedildiğini, müvekkili idarece, davacı şirkete 2015-2018 yılları arasında 4.241.147,50-TL. ödeme yapıldığını, takip konusu alacağın 10.10.2018 tarihi itibariyle 2.493.343,19-TL. müvekkili İdarenin borcu mevcut olduğundan, bunu aşan kısımların likit olmadığını, ayrıca müvekkili idarenin itirazında haksız ve kötüniyetli bir durum da bulunmadığından icra inkâr tazminatına da hükmedilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, "...taraflar arasında.
01.07.2015 - 31.12.2017 tarihleri arasında toplam 48 kişilik Zabıta Destek Hizmet Personel Hizmeti konusunda, 27.07.2015 tarihli sözleşme akdedildiği, davacının davalıya vermiş olduğu hizmet noktasında taraflar arasında ihtilaf olmadığı, ihtilafın davacı tarafından takibe konu edilen tutarın bir kısmına yönelik olduğu, davalının davacıya bir kısım borcunun bulunduğunu kabul ettiği, itibar edilen ve hükme esas alınan 05/07/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalı kurum adına faturalar düzenlendiği, buna karşılık davalıdan bir kısım tahsilat yapıldığı,
tahsilatlar arasında ücret mahsubu olarak tahsilatların da mevcut olduğu dolayısıyla davacının 25.07.2018 takip tarihi itibariyle davalı kurumdan alacağı olduğu tespit edilmiş olmakla mevzuata uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtları itibariyle davacının davalıdan alacağının bulunduğu ve davalının itirazlarının haksız olduğu, faturalara dayalı alacağın likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına müstehak bulunduğu... "gerekçesiyle "1-Davanın kabulü ile 1.099.866,81 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy ...
İcra müd. ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar yönünden devamına, 2-Asıl alacağın %20 si üzerinden hesap edilen 219.973,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir. Davalı istinaf dilekçesinde.
Öncelikle davanın görev yönünden reddi gerektiği, davanın ticari dava olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı zira her iki tarafında tacir olmadığı, uyuşmazlık ihaleden kaynakla alacak olduğundan ticari dava sayılmayacağından HMK'nın 2. Maddesi ile TTK'nın 4 ve 5. Maddeleri uyarınca bu davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu,
davalı tarafın belediye olması sebebiyle asliye ticaret mahkemesinde açılmış bu davanın davada görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, taraflar arasında takibe konu edilen asıl alacakta davacı şirketin fatura alacağından kaynaklı olarak başlatılan icra takibine izleme toplamları listesi uyarınca takipte bunu aşan kısma ilişkin alacağa, faize, faiz oranına, tüm ferilerine itiraz edildiği, idarece 2015-2018 arasında ayrı ayrı yapılan ödemeler dosyaya sunulduğu ancak bu ödemeler dikkate alınmadığı,
teminatların iadesi hakkındaki yönetmelik gereği mali hizmetler müdürlüğünce iadenin yapılamayacağı davacı firmaya ait, 302.470,00.TL'lik tutar nakit alacaklarından kesin teminatı alınmış ve ... teminat mektubu valilik yazısına istinaden tasarruf mevduatı sigorta fonuna gönderildiği, dosyaya sunulan kayıtlar ile yapılan ödemelerin, bilirkişi raporunda görülmediği, emanet hesabından düşülmesi istenen teminat tutarının düşülmemiş olduğu 07/03/2018 tarihinde söz konusu teminat tutarının mükerrer şekilde alacaklarına eklendiği, 2015 yılı yasal defterlerinin bilirkişi raporuna göre tasdikinin yapılmadığı,
2015 yılı yasal yevmiye defterinin davacı lehine delil olarak kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu davacı tarafından 2015 yılında ödeme yapılmadığı iddiasının ispat edilmediği bu durumun ödendiğinin kabulü gerektireceği alacak kalemlerinin yasal faiz yerine avans faizinin işletilmesinin hukuka uygun olmadığı, müvekkili idarenin itirazında haksız ve kötü niyetli bir durumda bulunmadığı gibi alacağın varlığı ve miktarının tespiti için hesap bilirkişisine hesaplatılması sebebiyle de alacağın likit olmadığı,
istinaf taleplerinin kabulü ile hukuka ve mevzuata uygun olmayıp kararının öncelikle usul yönünden aksi halde esas yönünden incelenerek Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 18/11/2021 tarih ve 2018/885 esas 2021/1028 karar sayılı kararının istinaf incelemesiyle kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesine cevap dilekçesinde.
Davacı şirket ile davalı ... arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklanan ve 33 adet faturaya dayanan icra takibi olması sebebiyle davalının görev itirazının yerinde olmadığı, 33 adet fatura miktarı icra takibine konu edildiği, takipten önce ödeme iddiasının doğru olmadığı, davalı belediyenin dekont adı altında sunduğu evrakın kendi iç yazışma evrakı olduğu, müvekkili şirketin banka hesaplarına ödeme girişi olmadığı, kendi iç yazışmasından ibaret olan gönderme emri belgelerinin dekont olmadığı, müvekkiline ödeme yaptıkları iddiasının gerçek olmadığı,
davalı belediyenin ihtilafın başlangıcından bu yana hiçbir aşamasında faturalarla ilgili hiçbir itirazı bulunmamakta, esasen bu faturaların davalının kabulünde olduğunun açık olduğu, davada bilirkişi incelemesine gidilmesinin alacağın likit olup olmadığıyla ilgili başlı başına bir kıstas olarak kabul edilemeyeceği, faturaya dayalı alacağın likit (bilinebilir, belirlenebilir, hesap edilebilir) netilikte bulunduğu davalı tarafın tüm yersiz istinaf taleplerine itibar edilmeyerek reddine ve Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesine 18/11/2021 tarih 2018/885 esas 2021/1028 karar sayılı kararının onanmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkeme tarafından açılan davanın kabulüne karar vermiştir. Davalı vekili kararı mahkemenin görevsiz olduğu görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğu belirtilerek usul, aksi halde esastan incelerek kaldırılması talebi ile istinaf dilekçesini sunmuştur.
Görev kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında resen nazara alınmalıdır. Taraflar arasında. 01.07.2015 - 31.12.2017 tarihleri arasında toplam 48 kişilik Zabıta Destek Hizmet Personel Hizmeti konusunda 27.07.2015 tarihli sözleşme imzalanmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Eldeki dava TTK’da düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı gibi davalının da tacir olmadığı gözetildiğinde her iki tarafın ticari işletmesiyle ilişkili değildir. Eldeki davanın her iki tarafı tacir olmadığından ticari dava niteliğinde bulunmayan davaya bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi değil 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesidir.
(HGK'nun 2017/11-2630 esas,2019/328 karar sayılı ve 21/03/2019 tarihli emsal ilamı aynı yöndedir.) Davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde sonuçlandırılması gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının davalının diğer istinaf istemleri incelenmeksizin 6100 sayılı HMK m.353/1-a-3 gereğince görevden kaldırılması gerektiği kanaatine oybirliği ile varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.
1. Davalının istinaf başvurusunun KABULÜNE, inceleme konusu kararın görev yönünden usul ve yasaya uygun olmadığından HMK m. 353/1-a-3 uyarınca BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/11/2021 tarihli ve 2018/885 Esas 2021/1028 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.Davanın görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,3.Davaya bakma görevinin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğuna,4.HMK 20. maddesinin ilk derece mahkemesince uygulanmasına,5.Dosyanın 6100 sayılı HMK nun 20. maddesi kapsamında talepte bulunulması şartıyla,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, E. 2024/2296, K. 2024/1784, 8 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama