KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/1076
- Karar no
- 2024/1239
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/01/2021
- Numarası
- 2019/656 Esas, 2021/25 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davalının müvekkilinin bazı ürünlerinin tasarım çalışmasını yaptığını, davalının müvekkiline 35,962,76 TL borcu olduğunu, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, davalının borçlu olduğunun ticari defter kayıtları ile ortaya çıkacağını, taraflar arasındaki ticari ilişkide, davalıya 30.09.2018 vadeli 59.000,00 TL tutarında çek verildiğini, akabinde davalıdan çeki geri çekmesi talep edilerek çek bedeli olan 59.000,00 TL’nin 26.09.2018 tarihinde müvekkili adına ...
A.Ş tarafından davalı hesabına gönderildiğini, davalının, çeki geri çekme konusunda ilgili kuruma talimat verdiğini, çek takastan geldiğinde müvekkiline iade edileceğinin belirtildiğini, ancak çekin vade tarihinden sonra 05.10.2018 tarihinde çekin takastan sorulduğunun öğrenildiğini, bunun üzerine davalı ile yapılan görüşmede çeki ...
Faktoring'den geri çekemediğini, müvekkili tarafından gönderilen çek bedelinin ise harcandığını, nakil durumu müsait olduğundan çek bedelini müvekkiline ödeyeceğini, çekin yazılmaması ve takastan geri çekilebilmesi için ... Faktoring'e çek bedelinin ödenmesi gerektiğini belirttiğini, çekin yazılmaması için müvekkili adına ... A.Ş'den ...
Faktoring’e 59.000,00 TL bir daha ödeme yapılmak zorunda kalındığını, davalının mükerrer ödemeye karşılık çek bedelinin iade edeceğini söylemesine rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının siparişleri kapsamında üretim yaparak davacıya sevk ettiğini, davacının müvekkiline borçlu olduğu miktarı ödemek için ciro ettiği çeklerin gününde ödenmeyeceğini bildirerek, çeklerin iadesi ile yerine yeni ödemelerin yapılmasını talep ettiğini, müvekkilinin bu talebi kabul ettiğini ve bu süreçte davacının yeni siparişlerde verdiğini, mükerrer yapıldığı iddia edilen ödemenin bu siparişlerin bedeli olarak müvekkili uhdesinde kaldığını, tarafların görüşmeleri sonucunda durumun bu şekilde bağlandığını,
müvekkilinin çek teslimlerinin sağlamasının akabinde davacı şirketin yeni siparişlerinin hazırlanmaya başladığını, davacının verdiği siparişler nedeniyle müvekkilinden herhangi bir alacağı kalmadığını, davacının siparişleri nedeniyle ham madde tedariki yapıldığını ve üretime başlandığını, davacının siparişlerin teslimi noktasında müvekkilini bekleterek zarar etmesine sebep olduğunu savunarak , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda ticari defterlerin usulüne uygun bir şekilde açılış kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, ticari defterlerinin davacı lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı ticari defterlerinde icra takip tarihinde, davacının davalıdan 37.044,23 TL davacının alacaklı olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ahşap kutu satışına ilişkin olduğu,
davacının grup şirketi olmasından kaynaklı yapılan iş bedelinin mükerrer ödeme şeklinde yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiği, bu kapsamda da toplam 106.000,03-TL lik bir ihtilaflı kısım bulunduğu, bilirkişi raporunda bu kısım bakımından davacının alacaklı olduğunun kabul edilmesi durumunda 37.044,33-TL alacaklı olduğunun kabulü gerektiğinden bahsedildiği, bu miktar bakımından 05.10.2018 ve 01.11.2018 tarihli iki adet çek ödemesinin yapıldığı, aynı çek nedeni ile ödeme yapıldığının ödemeye ilişkin açıklamadan belli olduğu,
davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak açılan davanın kabulüne, alacağın faturaya dayalı olması karşısında likit alacağın %20 si oranında davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinafında, dosyada sadece mali yönden inceleme yapıldığını, bu nedenle sorumluluklar ve edimlerin yerine getirilip getirilmediğinin bütün olarak değerlendirilmediğini, mahkeme kararının gerekçeli olmadığını ve sadece 2 çek ödemesinin aynı çek nedeniyle yapıldığı ve ödeme açıklamasından bunun anlaşıldığına yönelik ifadenin yeterli olmadığını, gerekçeli karar ile haklarının ihlal edildiğini, yapıldığı iddia edilen mükerrer ödemenin taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesindeki yeni siparişler kapsamında yapılan ödeme olarak uhdelerinde kaldığını, mükerrer ödeme olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu,
mail yazışmaları ve sipariş formları ile yeni siparişlerin belli olduğunu, iptal edilen ve teslim alınmayan siparişlerin de olduğu düşünüldüğünde davacının sorumluluğunun doğacağının aşikar olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.
Davcı iş sahibi dava konusu takiple mükerrer ödeme iddiasında bulunduğu bedelin iadesini istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık mükerrer ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Davalı yüklenici, davacının mükerrer ödediğini iddia ettiği çekin, davacının başka siparişleri nedeniyle uhdelerinde bulunduğu iddia etmiş ise de bu iddiasını yasal ve kesin deliller ile ispatlayamamıştır. Bu nedenle mahkemece verilen karar doğru olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/1076, K. 2024/1239, 15 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama