KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2026
- Dosya no
- 2022/1677
- Karar no
- 2026/436
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/01/2022
- Numarası
- 2020/649 Esas, 2022/39 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.569 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin uzun yıllar davalı şirketle iş yapmakta olduğunu, davalı ile müvekkili arasında yapılan baskı, kalıp işlemlerinin öncelikle mail aracılığıyla davalı şirketin onayına sunulduğunu ve davalı şirketin onayı alındıktan sonra uzun mesailer neticesinde, davalının da bunlara onay vermesi ile birlikte baskı ve kalıpların hazırlandığını, davalıya bilgisayar üzerinden hazırlanan baskı ve kalıp işlerinin mail aracılığıyla gönderilerek teslim edildiğini ve davalının da onayı alındıktan sonra baskı, kalıplar ve bunlara ait filmlerin fiziki olarak hazırlandığını ancak davalının baskı,
kalıpları almaktan vazgeçtiğini müvekkiline beyan ettiğini, müvekkili tarafından hazırlanan baskı ve kalıpların özel siparişlerle hazırlanan üretim ve ürünler olduğunu, bu sebeple müvekkili tarafından hazırlanmış olan siparişlerin başkaca değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davalı ile müvekkili arasında yapılan mail yazışması ve onay verilmesi ile birlikte müvekkilinin tüm bu işlere yoğun mesai ve imal içinde para harcadığını, davalıya gerek telefon yoluyla gerekse bizzat şirket merkezine giderek çağrıda bulunduğunu ancak davalının çağrılara cevap vermediğini, müvekkilinin harcadığı mesai ve hazırladığı baskı,
kalıp işleri neticesinde zarara uğradığını, davalının, müvekkiline hazırlattığı baskı ve kalıpları müvekkilinden almaktan imtina etmesi sebebiyle depoda durduğunu ve kapladığı yer sebebiyle zarar görmemesi için gösterilen özenden dolayı dahi müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin yapmış olduğu bu işlere istinaden davalıya düzenlemiş olduğu 1 adet 57.082,50 TL bedelli faturayı 06.09.2020 tarihinde davalıya iadeli taahhütlü posta yolu ile gönderdiğini, davalının haklı sebep olmaksızın ve kötü niyetli olarak ....
Noterliğinin 10.09.2019 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile faturayı iade ettiğini, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak arabuluculuk görüşmesinden de netice alınamadığını, alacağın tahsili için 06.12.2019 tarihinde ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numarası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve yetkiye itiraz ederek icra takibini durdurduğunu beyanla, .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, alacağın 9620'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı vekili, davacının müvekkili şirketten alacak iddiasına dayanak olarak müvekkiline kalıp sattığını ileri sürdüğünü ve buna dayanak faturayı sunduğunu, ancak davacının müvekkiline kalıp satmasının veya müvekkilinin davacıya kalıp sipariş etmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının düzenlemiş olduğu faturalara itiraz edildiğini ve iade edildiğini, davacı ile müvekkili arasında 2018 yılında baskı hizmeti fason üretim ilişkisi kurulduğunu, müvekkili şirketin grup firmalarından olan ....
Şti. ile birlikte davacıdan baskı hizmeti satın almakta olduğunu, bu şekilde süregelen ticari ilişki de müvekkili şirketin grup firması olan ... firmasının davacıya sürekli ön ödeme/avans ödemesi yaparak çalışıla geldiğini, davacının bir süre sonra fiyatlarda anlaşamadıklarını söyleyerek müvekkil şirketlere hizmet vermemeye başladığını, bunun üzerine müvekkil ile grup şirket olan .... firmasının davacıya yaptığı fazla avans ödemelerinden doğan 63.577,58 TL alacağı için 04.04.2019 tarihinde ........icra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını,
bu alacağın tahsili için icra işlemlerine devam edildiği dönemde davacının, borcu ödememek adına kalıp satış bedeli adı altında huzurdaki davaya konu ettiği 02.09.2020 tarihli 57.082,50 TL bedelli faturayı düzenlediğini, yine aynı şekilde diğer grup firması olan ... firması adına da 03.09.2019 ve 05.09.2019 tarihli faturalar ve sevk irsaliyeleri düzenlediğini, huzurdaki davaya konu faturaya, müvekkili tarafından ....
Noterliğinin 10.09.2019 tarihli ihtarnamesi ile itiraz edildiğini ve kayıtlara işlemeyeceğinin karşı tarafa ihtar edildiğini, yine aynı ilişki ve aynı mantık içerisinde müvekkil şirketin diğer grup firması olan ... firması adına da düzenlenmiş olan kalıp faturalarına ....
Noterliği'inin 12.09.2019 tarih ve...yevmiye nolu ihtarı ile itiraz edildiğini ve faturalar ile irsaliye örneklerinin davacıya iade edildiğini, dava dosyasına sunmuş oldukları her iki müvekkil şirkete ait cari hesap dökümlerinde müvekkili şirketlerin davacıdan baskı hizmeti aldığını ve buna ilişkin ödemelerini yaptığını, bunun dışında davacı ile başkaca bir ticari ilişki kurulmadığını, davacı ile müvekkil şirketler arasında kalıp alım satımına ilişkin herhangi bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığını, davacının müvekkil şirkete ticari ilişkiye konu olmayan, teslim edilmeyen, satın alınmayan,
kendi işletmesine ait kalıpları satmış gibi göstermeye çalışarak müvekkilinden alacaklı olmaya çalışmasının ve icra takibi başlatmasının kötü niyetin açık göstergesi olduğunu beyanla, itirazın iptali davasının reddini, davacının 9620 tazminat ödemeye mahküm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılamada; taraflar arasındaki fason baskı işleminden kaynaklı eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, baskı kalıbı alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunmadığı, davalının rapor itiraz ile sunduğu belgelerde taraflar arasında 2018 yılına, 2019 yılı 1 ve 2. aylarına ilişkin mutabakatlarının olduğu, uyuşmazlık konusu faturanın 2018 yılı haziran ile 2019 yılı ocak ayındaki siparişe dönüşmeyen mail yazışmalarından kaynaklandığı,
davalının sunduğu mutabakatların, sektörel uygulama ve davacının düzenlediği faturanın tarihi de dikkate alındığında uyuşmazlık konusu faturayı kapsamayacağı, fatura içeriğini oluşturan alacak kalemlerinin davacının davalıdan üretime konu siparişleri alamadığı numune çalışmalarına ilişkin kalıp hazırlama maliyeti ile numune baskı çalışmalarına ilişkin maliyetlerden kaynaklı olduğu, gerek ilk gerekse ikinci rapordaki sektörel değerlendirmeler ile tarafların ticari işletme oldukları da dikkate alınarak davacının davalıdan bu alacak kalemlerini talep edebileceği, davacının davalıya baskı kalıbı satmadığı,
fatura içeriğinin de kalıp satımına ilişkin olmadığı, tekstil sektöründeki fiili uygulamalarda baskı kalıplarının temizlenip tekrardan kullanılabileceği, tekstil bilirkişi değerlendirmesi ile hesaplamalarına ilişkin her iki raporun uyumlu olduğu, hesaplanan miktarın davacının alacak talebinden daha az olduğu,
alacak isteminin faturaya dayandığı ve likit olduğu icra inkar tazminat yasal şartlarının oluştuğu, kötüniyet tazminat şartlarının İİK 72 'de düzenlenen yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin 50.433,20 TL asıl alacak üzerinden devamına, 50.433,20 TL alacağın %20 si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davacıdan baskı hizmeti alıp bedelini ödediği, tarafları arasında kalıp alım satımına ilişkin herhangi bir ilişki olmadığı mahkemece de doğrulandığı ancak maliyet zararının tahsil edilebileceğine ilişkin karar verildiğini, davacı şirketin, ticari ilişkiyi dahi ispatlayamadığı, maliyet zararını talep etmemişken maliyet zararının tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğu, kalıp maliyet zararının istenmesinin ticari teamüle aykırı olduğu, işbu durumun bir avukatın duruşmada giydiği cüppenin maliyetini müvekkilinden istemesi, doktorun kullandığı stetoskopun maliyetini hastasından istemesine benzediği gerekçeleriyle, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı yüklenici, davalının elektronik posta yoluyla verdiği baskı kalıp siparişine ilişkin işlemlerin hazırlanıp, davalının yine aynı yolla onayının alınıp hazırlanmasına rağmen, davalı tarafça satın alınmazından vazgeçildiği iddiasıyla, siparişe özel hazırlanan ürünler kapsamında düzenlenen faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptalini talep ettiği, davalı iş sahibi ise, davacıdan yalnızca baskı hizmeti aldığını, kalıp almadığını, aldığı hizmetler karşılığı ödemeleri yaptığını, faturaya konu ürünleri almadığını savunarak davanın reddini talep ettiği, mahkemece,
sipariş edilmeyen kalıp hazırlama ve numune baskı işleminden kaynaklı iş karşılığı bilirkişi tarafından tespit edilen bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davalı vekilince istinaf edildiği anlaşılmıştır.Bilirkişi kök ve ek raporunda özetle, taraflar arasındaki ticari ilişki sürecinde davalı iş sahibinin e-mail yoluyla baskı işinden evvel numune çalışması yapmasını istediği, davacı iş yerinde desen bilgisayarında inceleme yapıldığı, incelenen 183 adet baskı deseninin davalı talebi üzerine hazırlandığının iddia edildiği, davalı için hazırlanmış desen kalıbına rastlanmadığı,
yüklenici tarafından düzenlenen fatura içeriğinin kalıp hazırlama ve numune baskı çalışmaları maliyetlerine ilişkin olduğu, siparişi yapılmayan ürünler karşılığında davacının toplam 50.433,20 TL'lik maliyet zararının oluştuğu görüşü bildirilmiştir. Taraflar arasında süregelen ticari ilişkiye göre, sözlü fason üretim sözleşmesi kapsamında sipariş üzerine baskı işinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davadaki uyuşmazlık; dava konusu ürünlerin sipariş edilip edilmediği ve bedeline ilişkindir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığına göre, davacı yüklenici, davaya konu takip dayanağı olan fatura konusu ürünlerin davalı iş sahibi tarafından sipariş edildiğini, sipariş üzerine siparişe uygun olarak üretildiğini ve bunların da davalıya teslim edildiğini veya ifasını önerdiği halde davalının haksız olarak teslim almaktan imtina ettiğini ve zararını ispatla yükümlüdür.
Bilirkişi kök ve ek raporuna göre, dava konusu edilen ürünlerin davalı tarafça kesin olarak sipariş edildiğinin ve siparişi üzerine üretildiğinin anlaşılamamasına göre; mahkeme kararı ile istinaf edenin sıfatı dikkate alındığında ve davacının da açıkça yemin deliline dayanmadığı gözetilerek, Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın reddine, davacının takipte kötüniyetli olduğu sabit olmadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
1-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harçtan peşin alınan 682,73-TL harcın mahsubu ile bakiye 49,27 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Davalı tarafından yapılan 1.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 22,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.022,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa İADESİNE, 2-Davalı tarafından yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 70,50-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 291,20-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 01/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/1677, K. 2026/436, 1 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama