KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Dosya no
- 2022/701
- Karar no
- 2024/1006
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/09/2020
- Numarası
- 2019/185 Esas, 2020/371 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.029 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ev yapımı ürün imalatı ve ticareti işiyle uğraştığını, davalı borçlu ile aralarındaki ticari ilişki sebebiyle müteaddit defalar ürün gönderdiğini, süre gelen alışverişlerden dolayı taraflar arasında cari hesap oluştuğunu, borçlu şirketin müvekkiline çeşitli bahaneler ileri sürerek (tahsilatlarda sıkıntı olduğu,
iş yoğunluğu vb.) 2017 yılı cari hesaptan bakiye borcu 7.805,09-TL’yi ödemediğini, alacağın tahsili için davalı borçlu aleyhine .... sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı borçlunun yetki itirazı ile birlikte borcada itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu, davalı borçlunun haksız mesnetsiz ve kötüniyetli itirazının iptaline, aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin adresinin Fatih/İstanbul olduğundan İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, davacı şirkete ürün iadesi yapıldığını, 1.947,24-TL iade faturası kesildiğini, davacı şirketin ürettiği ürünlerin ambalajlarına yapıştırılan etiketlerdeki "....e" aykırılıklarından kaynaklanan sebeplerle....
Müdürlüğünce davacı şirkete ait 4 ürün çeşidi için yaklaşık 35,000,00-TL İdari Para Cezası düzenlendiğini, söz konusu idari para cezasına itiraz ettiklerini, ancak Bakırköy 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2016/1448 D. İş sayılı dosyasında verilen ret kararı üzerine cezaların müvekkilince ödenmek zorunda kalındığını, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında süregelmekte olan ticari ilişki olduğu, süregelen ticari ilişkiden dolayı taraflar arasında cari hesap oluştuğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı, davacının 2016 ve 2017 yılı ticari defterlerinin incelendiği, davalı tarafından iade edildiği iddia olunan iade faturalarının 2 adet olduğu, bunların değerinin 1.946,32-TL olduğu, iade faturalarının davacı şirketin defterlerine kayıt edildiği ve davacı şirketin alacağından mahsup edildiği, 2016 yılında davalı şirketin davacı şirkete 2.793,74-TL avans verdiği, bunun davalı şirketin gelecekteki mal ve hizmet alımları için avans verilen meblağ olduğu,
davacı tarafından davalıya 9 adet fatura keşide edildiği, bunun değerinin toplamda 22.546,07-TL olduğu, karşılığında ürün satıldığı, davalı şirketin de aldığı bu ürünlerden 1.946,32-TL sini iade faturası ile iade ettiği, 10.000,00-TL ödeme yapıldığı dolayısıyla davacı şirketin davalıdan 7.806,01-TL alacaklı olduğu, davalının malların ayıplı olduğu ya da mal ya da hizmet almadığı hususunda bir itirazının olmadığı, davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, gerekçesiyle, Davalının ....
Sayılı İcra Dosyasındaki İTİRAZININ İPTALİ ile davacının davasının KABULÜNE, ..... Sayılı İcra Dosyasındaki takibin 7.805,09-TL üzerinden DEVAMINA, İcra takip tarihi 12.03.2018 tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar 7.805.09-TL üzerinden avans faizi İŞLETİLMESİNE, 7.805,09-TL'nin %20'si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, bilirkişinin müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarını incelemeden rapor düzenlediğini, bilirkişinin mahkemece verilen görevin dışına çıkarak davacının kesin bir şekilde alacaklı olduğuna yönelik hukuki yorumda bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, her iki tarafın defter ve kayıtları incelendikten sonra borç alacak ilişkisinin hukuken değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete ürün iadesi yapıldığını ve 1.947,24 TL iade faturası kesildiğini,
ayrıca davacı şirketin ürettiği ürünlerin ambalajlarına yapıştırılan etiketlerdeki ''...'' aykırılıklarından kaynaklanan sebeplerle ....
Müdürlüğünce davacı şirkete ait 4 ürün çeşidi için yaklaşık 35,000,00 TL İdari Para Cezası düzenlendiğini, cezaların müvekkilince ödendiğini, müvekkilinin değil davacı şirketin borcu olduğunu, davacı tarafından açılan Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/244 E. Sayılı dosyasında 03.01.2019 tarihinde mahkemenin yetkisizliğine karar verildiğini ve dosyanın İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, bu mahkemenin de 2019/185 E. sayılı dosyasında 23.09.2020 tarihinde davanın kabulüne karar verdiğini, ancak dosyada yetkisizlik nedeni ile taraflarına vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dava, açık hesap ticari ilişkiden kaynaklı bakiye alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı taraflar arasında uzun yıllardır süren ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin açık hesap ticari ilişkiden kaynaklı bakiye alacağının ödenmediğini, tahsili için yaptıkları takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiş, davalı, mahkemenin ve icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş, iade faturası düzenlediklerini, davacının ürettiği ürünler nedeniyle idari para cezası ödemek zorunda kaldıklarını, davacıya borçlarının olmadığını savunmuştur.Alınan bilirkişi raporuna göre davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davacı takipte talep edilen miktar kadar alacaklı olup,
davalının cevap ve istinaf dilekçesinde belirttiği iade faturaları davacı ticari defterlerine işlenmiş ve davacı alacağından mahsup edilmiştir. Davalı, her ne kadar davacının ürettiği ürünler nedeniyle idari para cezası ödemek zorunda kaldığını belirtmiş ise de buna ilişkin bir belge dosyaya sunmamıştır. Mahkemece ihtar edilmesine rağmen bilirkişi incelemesi yapılmak üzere ticari defter ve belgelerini sunmamış, yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır.
Buna göre defter ve belgelerini ibrazdan kaçınmış sayılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Davalı, davacının faturalarına karşı bir itirazda bulunmamış bunları almadığını, ödeme yaptığını savunmamıştır. Buna göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur.Davanın ilk açıldığı Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesince yetkisizlik kararı verilmiş, kesinleşmesi üzerine süresinde müracaatla yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmiştir.
331/2 maddesine göre yetkisizlik kararı üzerine davalı yararına vekalet ücretine hükmedilebilmesi için davanın yetkisizlik kararı üzerine süresinde müracaat edilerek yetkili mahkemeye gönderilmemiş olması yani HMK'nın 20/1 maddesi hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması gerekir.
Somut olayda yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine süresinde müracaatla dava yetkili mahkemeye gönderildiğinden ve yetkili mahkemece yargılama yapılarak karar verildiğinden davalı yararına yetkisizlik kararı nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/701, K. 2024/1006, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama