KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/797
- Karar no
- 2024/1179
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/10/2019
- Numarası
- 2018/132 Esas, 2019/1012 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.289 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketle olan ticarî ilişkisi kapsamda davalı şirketten bakiye 81.868,71 TL alacağın olduğunu, bu alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyası üzerinden takibe başlatıldığını, davalının yetkiye, borca ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek, itirazın iptaline ve davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, yanlar arasında 02.05.2016 tarihli "...
Gayrimenkul Kuştepe Otel Projesi Yüklenici Sözleşmesi" akdedildîğini, sözleşmenin 10. ve 11. maddelerinde ödemelerin nasıl yapılacağının belirtildiğini, davacının ise sözleşme hükmüne aykırı hareketle kesin hesap yapılmadan fatura kestiğini, sözleşmeye bağlılığın esas olduğunu, davacıya borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davaya konu takibe dayanak 28.12.2017 tarihli 81.868,71-TL tutarlı faturanın taraflar arasındaki 02.05.2016 tarihli ...
Kuştepe Otel Projesi Yüklenici Sözleşmesine ilişkin "5 nolu hakediş bedeline" ilişkin olduğu, bu sözleşme bedelinin 359.668.36-TL + KDV olduğu, davacı ve davalı tarafın birbiri ile örtüşen ticari defterlerine göre; davacının, davalı şirkete KDV dahil toplam 318.548.62-TL tutarlı (5) adet hak ediş faturası kestiği, davacının, 4 adet hakediş bedelinin tamamını davalıdan tahsil ettiği, 28.12.2017 tarihli 81.868,71-TL tutarlı (5} nolu hak ediş bedelini tahsil edemediği, davacının, davalı şirketten, takip tarihi itibariyle 81.868.71-TL kesin hakediş alacağı bulunduğu,
davaya konu sözleşmenin 10, 11, 18. ve 19. Maddeleri göz önünde bulundurulduğunda, dosyada davacı yüklenicinin geçici kabul başvurusu yaptığına, geçici kabul düzenlendiğine dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, kesin hesabın geçici kabulden 12 ay sonra yapılacağı dikkate alındığında davacının kesin hesap alacağını icra takip tarihinde talep edemeyeceğinin kabulü gerektiği, bu sebeple icra takip tarihinde icra takibe konu edilen 5 nolu hakkediş bedelinin geçici hakediş bedeli olarak kabul edilmesi halinde 30,60,90 günlük çeklerle ödenmesi gerekeceği,
kesin hesap alacağı kabul edilmesi halinde ise geçici kabulün yapılıp geçici kabulden 12 ay sonra talep edilebileceği dikkate alındığında davacının 12.01.2018 icra takip tarihinde muaccel hale gelen bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinafında, davalı şirketin çekleri makul sürede vermekten imtina etmesi neticesi icra takibi başlatıldığını, dava konusu fatura alacağının muaccel olduğunu, davalı şirketin daha önceki 4 ödemeyi fatura kesim tarihinde çekleri vererek ödediği halde son ödemeyi ödeme zorluğu nedeni ile (tasfiye ve borç batağına girdiğinden) ödemekten imtina ettiğini, müvekkili tarafından kesilen faturanın ödeme süresi olan 8 günlük sürede sözleşme uyarınca 30 60 90 günlük çeklerin verilmesi gerektiğini, sözleşmedeki sürelerin borcun ödeme süresi olmayıp çeklerin vadesi olduğunu,
davalı şirketin çekleri makul sürede vermekten imtina etmesi neticesi icra takibi başlatıldığını, bu nedenle alacağın muaccel bir alacak olduğunu, zaten borçlu şirketin sözleşme konusu şantiyeyi aciz içine düştüğünden terk ettiğini, tasfiye halinde oluşu sebebi ile müvekkilinin alacağını ödemesinin fiili olarak imkansız olduğunu, karara dayanak bilirkişi raporlarının usul ve yasaya aykırı olarak hukuki değerlendirmeler içerdiğini, bilirkişi raporları arasında açık çelişki bulunduğunu, davalının icra takibine itirazında ve davaya cevabında ödeme defi bulunmadığını,
kaldı ki davalı tarafın sıralı çek verdiğini ispat yükümlülüğü altında olduğunu ancak bu ispat yükümünü yerine getirmediğini, davanın konusunun 5. hakedişin kesin veya geçici hakediş olup olmadığı değil, buna ilişkin çeklerin makul sürede verilip verilmediği olduğunu, Sözleşmenin 10.Maddesinde;
''Aylık hak ediş neticesinde 30,60,90 günlük vadeli çekler alınacaktır." hükmü bulunduğunu, bu vade tarihli çeklerin 28.12.2017 tarihinde müvekkiline verilmesi gerektiğini, ancak davalı tarafın 5 nolu hak edişin ödemesini sözleşmede belirtildiği gibi ne çek ile ne de başka türlü bir ödeme vasıtasıyla yapmadığını, çeklerin vadeli olmasının, vade geldiği zaman sıralı olarak verilecektir anlamına geldiğini, bu vadeli çeklerin üçünün de fatura kesildiği an müvekkiline verilmesi gerektiğini, bu nedenle bilirkişi heyetinin icra takibi tarihi olan 12.01.2018 tarihinde davacının alacağının muaccel olmadığına yönelik tespitini kabul etmediklerini,
davalı şirketin tasfiye halinde olup zaman kazanmak amacıyla kendi kusurundan fayda sağlamak istediğini belirterek, kararın kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Dava, taraflar arasındaki 02.05.2016 tarihli "...
Kuştepe Otel Projesi yüklenici Sözleşmesi" kapsamında düzenlenen 81.868,71-TL'lik hakediş faturasının davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalı tarafça, davacının sözleşmenin 10. ve 11. Maddelerine aykırı olarak kesin hesap yapılmadan fatura kestiği, takibe konu alacağın muaccel olmadığı belirtilerek davanın reddi istenmiştir.
Davalı tarafça takibe itirazda yetkiye de itiraz edilmiş ise de, ilk derece mahkemesince 04.04.2019 tarihli duruşma ara kararıyla bu yetki itirazının reddine karar verilmiş olmasına ve bu doğrultuda verilen mevcut gerekçeli karara karşı davalı tarafça bir istinaf başvurusunda bulunulmadığından HMK'nın 355. Maddesi gereğince Dairemizce bu yönden ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.
Davacı ve davalı tarafın birbiri ile örtüşen ticari defterlerine göre, davacı, davalı şirkete KDV dahil toplam 318.548.62-TL tutarlı (5) adet hakediş faturası kesmiş, 4 adet hakediş bedelinin tamamını davalıdan tahsil etmiş, davaya konu 28.12.2017 tarihli 81.868,71-TL tutarlı (5} nolu hakediş bedelini ise tahsil edememiş olup, davacının, davalı şirketten, takip tarihi itibariyle 81.868.71-TL hakediş alacağı bulunduğu hususu sabit olmakla birlikte, davalı tarafça sözleşmenin 10, 11, 18. ve 19. Maddelerine dayalı olarak bu alacağın takip tarihi itibariyle henüz muaccel olmadığı savunulmaktadır.
Taraflar arasındaki 02.05.2016 tarihli ... Kuştepe Otel Projesi Yüklenici Sözleşmesinin 9, 10 ve 11. Maddelerinde iş bedelinin ödenmesi hakediş prosedürüne bağlanmış olup, dava ve takip dayanağı alacak "5 nolu hakedişe" bağlanmış, davacı yüklenici bu hakedişe dayalı olarak 28.12.2017 tarihli 81.868,71-TL tutarlı faturayı düzenlemiş, davalı da bu faturayı defterlerine kaydetmiştir.
Hakediş düzenlenmesi, hatta hakedişe konu alacağın faturaya bağlanmış olması borçluyu temerrüte düşürücü nitelikte değil ise de alacağı muaccel hale getirir. Sözleşmenin 10. Maddesindeki çek vadeleri ödeme için beklenecek süre anlamına gelmez.
Somut olayda, hakedişten sonra çekle ödeme için herhangi bir süre de öngörülmediğine göre, davacı alacaklının bu hakedişe dayalı olarak yaptığı takip konusu alacak muaccel olduğundan, davalın defterlerine de kaydettiği dava konusu fatura bedelini 10. Maddede belirtilen vadelerde çeklerle ödediği de iddia ve ispat edilemediğinden, Mahkemece bu gerekçe doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmiş olması yerinde olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak,
davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş, takibe konu alacak davalı defterlerine kayıtlı olmakla likit sayılacağından itirazında haksız çıkan davalı aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/797, K. 2024/1179, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama