KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- Dosya no
- 2024/1055
- Karar no
- 2024/892
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesİ
- Tarihi
- 08/05/2024
- Numarası
- 2024/327 Esas, 2024/444 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu şirket ile aralarında Kadıköy ... Noterliği'nin 30.12.2014 tarihli, ... yevmiye nolu "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzaladıklarını, davalı şirketin kusurlu eylemleri ile taşınmazı geç teslim ederek ve sözleşme ile taahhüt ettiği kira destek ve gecikme tazminatını ödemeyerek zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ...
E. sayılı dosyası ile, takip ve ödeme emrinde ayrıntıları mevcut kira destek alacaklarının ödenmesinin talep edildiğini, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile icra takibinin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle, davalı-borçlu aleyhine, %25’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece; davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu,
davalı şirket tacir ise de dosya kapsamına göre davacının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmadığı ve vekaleten sözleşmeyi imzaladığı, kendisine miras yoluyla intikal eden taşınmaz nedeniyle talepte bulunduğu ve Uyap sisteminden yapılan sorgulamada muris ...'ın ölüm tarihi olan 17/11/2020 tarihi itibari ile de herhangi bir gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, sözleşme tarafı olan ...'ın ise tapu maliki olarak sözleşmeye taraf olduğu,
davalı tacir olsa da davacı yönünden ticari iş olarak değerlendirilecek işlemin mahkemede mutlak suretle ticari bir dava olarak nitelendirilmesini gerektirmeyeceği, bir taraf yönünden ticari sayılan işin diğer taraf yönünden de ticari iş sayılacağına dair düzenlemenin uygulanacak hukuk bakımından önem arz ettiği ve görevli mahkemeyi belirlemediği, uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesi ile; mahkemenin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 sayılı HMK'nın 115/2.
Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, karar verilmiş karara karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davalı müvekkilinin limited şirket, TTK uyarınca tacir sıfatını haiz ve yaptığı işin ticari iş niteliğinde olduğunu, hal böyleyken, davacı tarafından iddia edilen alacağın var olup olmadığı,
şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda karar vermekle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ayrıca, huzurdaki davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olabilmesi için müvekkili yönünden ticari iş niteliğindeki bir sözleşmeden dolayı alacak iddiasında bulunan karşı tarafın da tacir olması gerekmediğini, TTK 19/2 maddesinde "Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır." hükmüne yer verildiğini, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dava,
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, davacı arsa sahibi, davalı yüklenicidir.TTK 4. Maddesinde ticari davalar gösterilmiş olup, uyuşmazlığa konu eser sözleşmesinin bir türü olan KKİS mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Davacı gerçek kişinin tacir olduğuna ilişkin dosya içinde bir bilgi ve belge de bulunmamaktadır.
Buna göre davacı tacir olmadığı için uyuşmazlık konusu dava nisbi ticari dava da olmadığından mahkemece verilen görevsizlik kararı yerinde olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,
davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2024/1055, K. 2024/892, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama