KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2024/80
- Karar no
- 2024/486
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15.11.2023
- Numarası
- 2023/749 Esas-derdest
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
726 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkillerin mağduriyetinin daha fazla devam etmemesi açısından, yapım faaliyetleri davalı tarafından devam etmekte olan İstanbul İli, Maltepe ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmazdaki inşaat yapım faaliyetlerinin yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, H.M.K.
Md. 107 gereği belirsiz alacak davası şeklinde açılan davanın kabulüne ve kötüniyetli davalı ile davacı arasında yapılan 23.08.2021 tarihli Taşeronluk Sözleşmesinin feshine, davacı müvekkillerin zararlarının tayin ve tespiti ile fazlaya dair hak ve talepler saklı kalmak kaydıyla şimdilik.
20.000- TL arsa paydaşlarına ödenen kira, 20.000-TL taşınma masrafları, 20.000-TL 3 adet toplu yaşam alanı olan binaların yıkımmasrafları, 20.000-TL 79m2 devir yapılan tapu bedeli vs masraf harcamaları, 20.000-TL yoksun kalınan ticari kardan dolayı menfi zarar olmak üzere toplamda 100.000-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının dava dilekçesi anlatımıyla talebinin itirazın iptali talebi olduğu, dosyadaki iddiaların bu aşamada soyut iddialar olduğu, iddiaları destekler mahiyette dosyaya somut bir delil sunulmadığı, davacının alacağının varlığının yargılamayı gerektirdiği, yine karşı tarafın mal kaçırma hazırlığı içinde olmasına ilişkin de herhangi bir delil sunulmadığı, bu haliyle yaklaşık ispat koşuluğunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinafında, davacılar ve dava dışı arsa sahipleri arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, daha sonra davalı ile davacının anlaşarak taşeronluk sözleşmesi imzaladığını, aralarındaki anlaşmaya güvenerek davacılar ile imzaladığı kat karşılığı inşaat sözleşmesini feshettiğini ve davalının kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalamasını sağladığını, anlaşmaya göre inşaatı davacıların yapacağını ancak davalının kendisinin yapmaya başladığını, müspet ve menfi zararların olduğunu, inşaatın devam ediyor olması nedeniyle zararlarının arttığını,
mahkemeden inşaatın tedbiren durdurulmasını talep ettiklerini ancak mahkemece bu tedbir talebinin reddine karar verildiğini, haklarının elde edilmesini zorlaştığı ve imkansız hale gelebileceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir.
Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralı uygulanırken, iddianın doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir.
Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur.
Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; bu aşamada H.M.K.'nun 389. maddesi kapsamında yaklaşık ispat kriterlerinin henüz gerçekleşmediği anlaşılmakla mahkemece dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesi suretiyle davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2024/80, K. 2024/486, 3 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama