KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2021
- Dosya no
- 2021/1729
- Karar no
- 2021/2901
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/01/2021
- Numarası
- 2020/449 Esas - 2021/98 Karar
- Davanın konusu
- Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı
Karar Metni
665 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ... adlı şirketten 14/05/2010 tarihinde satın aldığı ... Alış Veriş Merkezi adındaki İstanbul-Esenyurt-... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ... blok ... ... nolu alanlı gayrimenkulü 175.000 USD karşılığı satışı konusunda anlaşıldığı, davacının tüm borcunu ödediği, taşınmazın 01/01/2017 tarihinde teslim edildiği ancak davalının tapu devrini vermeye yanaşmadığı, davacının sözleşmeyi 1 nolu davalı ...
A.Ş adlı şirket ile imzalamış ise de, diğer şirketlerin aynı firma ve grup şirketleri olduğu, tapu kayıtlarının da 2 ve 3 nolu davalı şirketler üzerinde olduğu, davacı tarafından tapu tesliminin yapılması ve uğranılan zarar ve ziyan tazmini için İstanbul ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarname gönderdiği, taşınmaz üzerinde onlarca hacizin bulunduğu bildirilerek İstanbul ili, ...
Mah. ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ... blok ... kat ... nolu 36,51 metrekare brüt alanlı gayrimenkulun davacı adına tapuya tesciline mahkemenin aksi taktirde müvekkili tarafından ödenen 175.000 USD'nin ödeme tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece "Somut olayda dava açıldıktan sonra davaya konu taşınmazın 11/10/2018 tarihinde devrinin yapıldığı bu haliyle davalıların iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği dolayısıyla davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebinde haklı bulunduğu, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ise kendi üzerlerine bırakılması gerektiği" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Limited Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece davacı lehine avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hakka ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkemece müvekkili aleyhine hükmedilen yargılama giderlerine ilişkin hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde dayalı tapu iptali, tescil ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331. maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi halinde yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olarak dava tarihindeki tarafların haklılık durumu gözetilerek bir karar verilmesi gerekir. Başka bir ifadeyle mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; davacının, davalı şirketten satın aldığı taşınmazla ilgili eldeki davayı açtığı, taşınmazın yargılamanın devamı sırasında 11/12/2018 tarihinde davacı adına devir ve tescil edildiği, taraflar arasında yapılan anlaşma ve duruşmalarda yargılama giderlerine ilişkin herhangi bir ifade bulunmadığı, bu nedenle yargılama giderlerinin yukarıda açıklanan HMK 331 md. uyarınca davanın başındaki haklılık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiği kanısına varılmıştır.
Mahkemece bu hususta değerlendirme yapıldığı, davacının dava açmakta haklı bulunduğu gözetilerek maktu vekalet ücretine hükmedildiği. Davacı tarafından bu hususta istinaf itirazında bulunulmadığı, istinaf edenin sıfatı ve istinaf itirazları doğrultusunda kararda bir yanılgı olmadığı tespit edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yasa yolu açık olmak üzere karar verilmesi gerektiği kanısına varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/1729, K. 2021/2901, 1 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama