KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Davacı
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2018
- Dosya no
- 2017/1135
- Karar no
- 2018/1170
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/04/2017
- Numarası
- 2015/802 2017/370
- Davanın konusu
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 25/10/2018
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeni şirket nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı bulunan park halindeki ... plaka sayılı araca dava dışı ... A.Ş.ile davalı şirket arasında düzenlenen 19/06/2013 günlü finansal kiralama sözleşmesi gereğince işleteni olan davalı şirketin kullanımındaki forkliftin 17/09/2014 tarihinde kusurlu bir şekilde çarpması sonucunda gerçekleşen kazada sigortalı aracın hasarlandığını, hasar bedeli olarak sigortalıya 4.638,93-TL ödeme yapıldığını ileri sürerek, halefiyet kuralları gereğince sigortalıya ödenmek zorunda kalınan 4.638,93-TL hasar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevabında özetle; zamanaşımı definde bulunarak kazanın karayolu üzerinde değil, Kumport Limanında, forklifti kullanan ...'un ağır kusuru neticesinde meydana geldiğini, bu durumda şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini ileri sürmüştür.
Mahkemece, davacı şirket nezdinde kasko sigortalı bulunan ve park halinde olan ... plaka sayılı aracın; davalı şirketin finansal kiralama sözleşmesi uyarınca işleteni konumunda bulunduğu forkliftin geri manevra sırasında çarpması sonucunda 17/09/2014 tarihinde gerçekleşen kazada hasarlandığını, kazanın meydana gelmesinde forklift sürücüsü ...'un tam kusurlu olduğu, sigortalı aracın ise kusursuz bulunduğu benimsenmek suretiyle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulü ile 4.638,93-TL'nin ödeme tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davanın tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı şirket vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri; davanın konusunu oluşturan kazanın karayolunda meydana gelmemesi ve ayrıca kazanın oluşumunda sürücü ...'un ağır ve tam kusurlu olması nedeniyle sorumlulukları yoluna gidilemeyeceği, ağır kusur halinde illiyet bağının kesildiğinin kabul edilmesi gerektiği halde yazılı biçim ve gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu hususuna yöneliktir.
Dava, trafik kazası sonucunda meydana gelen hasar bedelinin zarar sorumlusu olan davalıdan rücuan tahsiline ilişkindir.
İstinaf edenin sıfatı ve istinafın kapsam ve nedenleri gözetildiğinde; taraflar arasında, davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan... plaka sayılı aracın, davalı şirketin finansal kiralama sözleşmesi uyarınca hakimiyeti altında bulunan forklift aracının sürücüsü olan ve davalı şirketin çalışanı bulunan ...'un tam kusuru neticesinde meydana gelen kazada hasarlandığı, hasar bedelinin 4.638,93-TL olduğu ve bu bedelin sigortacı tarafından sigortalıya ödendiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; davalı şirketin işleteni olan aracın sürücüsünün ağır ve tam kusurlu olmasının, davalı şirketin sorumluluğunu kaldırıp kaldırmayacağı ve kazanın karayolu üzerinde gerçekleşmemesinin sorumluluk durumunu değiştirip değiştirmeyeceğine ilişkindir.
KTK'nın 86.maddesinde "İşleten veya araç işleticisinin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur, sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. "denilmektedir.
Somut olayda, kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu belirlenen forklift sürücüsü ..., davalı şirketin işleteni olduğu aracın sürücüsü bulunduğuna göre; üçüncü kişi konumunda değil, aksine işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişidir.
Bundan ayrı, dava konusu kaza, karayolu üzerinde meydana gelmemiş ise de, liman sahası içerisinde park yasağı olmayan bir alanda yani, araç giriş çıkışına müsait bir yerde forklift aracının işletilmesi sırasında meydana gelmiş olduğuna, bu durumda kazanın meydana geldiği yerin karayoluna bağlantılı karayolu sayılan yerlerden olduğu konusunda da bir duraksama bulunmadığına göre;
meydana gelen hasar bedelinden davalı şirketin sorumlu tutulmasında herhangi bir isabetsizlik tespit edilemediğinden davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK.m.353/1-b/1 hükmü uyarınca esastan reddi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/1135, K. 2018/1170, 25 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama