KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2020
- Dosya no
- 2018/910
- Karar no
- 2020/366
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/12/2017
- Numarası
- 2014/861 E. - 2017/877 K.
- Davanın konusu
- Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 05/03/2020
Karar Metni
1.744 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...
Sigorta A.Ş. nezdinde düzenlenen Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ve davalı- ...'in kayıt maliki bulunduğu diğer davalı- ...'in yönetimindeki ... plaka sayılı otomobilin 04/07/2013 tarihinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek orta bariyerlere ve aydınlatma direğine ön kısım ile çarparak , çarpmanın etkisi ile savrularak arka kısımları ile bariyerlere tekrar çarparak gidişe göre yolun solunda bulunan su kanalına girmesi şeklinde cereyan eden trafik kazasında yolcu olan davacıların yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak davası olarak,
davacı ... için 1.000,00-TL maddi tazminatın, ... için 1.000,00-TL maddi tazminatın davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden ,diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve davalı ... şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 50.000,00-TL manevi tazminatın davacı ... için 50.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini karar talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalıların tam kusurlu olduğu ve alkollü olduğu hususunun doğru olmadığını, dosya kapsamında yeniden kusur incelemesinin yaptırılmasına ve davacılar eğer sakat kalmışsalar bunun davalı müvekkillerinin eylemiyle bir ilgisinin olmadığını, tamamıyla kendi ihmal ve savsamasının sonucu olup olmadığı hususunda inceleme yapılmasına, SGK'dan hak sahiplerine bağlanan bir gelirin olup olmadığının varsa gelirlerin değerlerinin sorulmasına,
abartılı ve olağanın çok üzerindeki ve müvekkillerinin mahvına sebep olacağını iddia ettiği manevi ve maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; kazanın oluşmasında davalı sürücünün % 100 kusurlu olduğu, davacı ...'un yaralanma nedeniyle sürekli maluliyet durumunun bulunmadığı ancak iyileşme süresinin 4 ay olduğu, ...'un ise %11 oranında malul kaldığı gerekçesi ile davacıların davasının kısmen kabulü ile 1-Davacı ...'un davalı ...
Sigorta Şirketine, davalı ...'e ve davalı ...'e karşı açmış olduğu maddi tazminat davasının feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı ...'un maddi tazminata ilişkin davasının ıslah edilmiş miktar üzerinden KABULÜ ile, 1.200,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.954,30-TL tedavi gideri, 1.021,50-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 7.175,80-TL'nin davalı ...
Sigorta Şirketi yönünden 29/05/2014 tarihinden itibaren, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 04/07/2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı ...'un davalı ...'e karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen KABULÜNE, 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/07/2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 4-Davacı ...'un davalı ...'e karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen KABULÜNE,
15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/07/2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 5-Davacı ...'un davalı ...'e karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen KABULÜNE, 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/07/2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 6-Davacı ...'un davalı ...'e karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen KABULÜNE,
15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/07/2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili ile davalılar ... ve ... vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı ...
Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı giderinden sorumlu bulunmadıklarını, davalı konusu olayda hatır taşıması indirimi yapılmasını gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; davalı sürücünün olay anında alkollü bulunmadığını, kusur oranın hatalı belirlendiğini hatır taşıması indirimi yapılmadığını ve hükmeden manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
İstinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde düzenlenen Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ve davalı- ...'in kayıt maliki bulunduğu diğer davalı- ...'in yönetimindeki ... plaka sayılı otomobilin 04/07/2013 tarihinde sürücünün tam kusuru ile yaptığı tek taraflı trafik kazasında yolcu olan davacıların yaralandığı anlaşılmıştır.
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin bulunmaktadır. 1-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, davacıların yaşı, tarafların, dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda. Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı davacı ... için fazla, davacı ... için ise yerindedir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, yargılama sırasında alınan kusur bilirkişisi raporu ile kaza tutanağı ve ceza yargılaması sırasında alınan kusur bilirkişisi raporlarının uyumlu olmasına, davalı ... şirketinin poliçe ve kaza tarihi itibariyle geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı giderinden sorumlu bulunmasına, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir.
3-Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK md. 51 uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Aynı şekilde, taşımanın hatır taşıması olduğu kabul edilirken de bunun gerekçesi hükümde gösterilmelidir. Somut olayda; davacıların taşınmasında davalı sürücünün bir yararının bulunmadığı, bu nedenle cevap dilekçesinde hatır taşıması definde bulunan sigorta şirketi lehine %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında; davalılar ... ve ...'in istinaf taleplerinin yukarıda 1 numaralı bentte belirtilen belirtilen nedenlerle kısmen kabulüne davalı ... Sigorta A.Ş' nin istinaf talebinin ise yukarıda üç numaralı bentte belirtilen nedenle kısmen kabulü ile kararın bu yönde HMK 353/1-b/2 maddesi uyarınca kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/910, K. 2020/366, 5 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama