KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Mart 2022
- Dosya no
- 2019/2290
- Karar no
- 2022/370
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/02/2019
- Numarası
- 2016/1051 ESAS 2019/201 KARAR
- Dava tarihi
- 09/09/2016
- Dava
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Ve Manevi Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 15/03/2022
Karar Metni
1.468 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı asıl işveren ...'nin işvereni olduğu ...
San.Tic.Aş.ye ait olan ve davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plaka sayılı çöp kamyonunun yaya ...'a çarpması sonucunda ...'ın vefat ettiğini, müteveffa yayanın kusursuz olduğunu, geriye eşi ..., oğlu ... ve oğlu ...'ın kaldığını, manevi açıdan büyük üzüntü yaşadıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile müteveffanın torunları ...için 500,00 -L, ... için 500,00-TL, ... için 500,00- TL olmak üzere toplam 1.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, tüm davacılar için 1.000,00-TL cenaze giderinin davalı ... şirketi açısından sigorta poliçe ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren,
diğer davalılar açısından kaza tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; eşi ... için 40.000,00-TL, oğlu ... için 40.000,00-TL, oğlu ... için 40.000,00-TL, torunu ... için 15.000,00-TL, torunu ... için 15.000,00-TL, torunu ... için 15.000,00-TL olmak üzere toplam 165.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin kazaya sebebiyet veren araç şoförünün %100 kusurlu olduğunu idida ettiğini ancak bunun kabulünün mümkün olmadığını, müteveffanın yola kontrolsüz çıktığını, kontrolsüz şekilde karşıya geçmeye çalışarak kazaya asli kusurlu olarak sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkil şirkete herhangi bir başvuru yapmadan işbu davayı açtığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacılar açısından destekten yoksukluk zararının bulunmadığını, müvekkili şirketin cenaze ve defin giderleri nedeni ile herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''...
Asliye Ceza Mahkemesince ATK'dan alınan kusur roporuna göre müteveffa yayanın 1. Derecede , sürücünün ise 2. Derecede kusurlu olduğu, mahkememizce alınan kusur raporuna göre ise davalı sürücünün %30 , davacılar destekçisi müteveffanın ise %70 kusurlu olduğu, maddi zarar bakımından davacının davalı ... şirketi ile anlaşmaya vardığı ve davalı ... şirketi tarafından yapılan ödeme yapıldığı, tarafların beyanları da dikkate alındığında davanın maddi tazminat bakımından konusuz kaldığı,
tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın özelliği, kusur oranları, hayatını kaybedenin yaşı dikkate alınarak davacılar bakımından TBK.nun 56/2 maddesindeki manevi tazminat şartlarının oluştuğu kabul edilerek yapılan değerlendirmede davacıların yakınlığı ve duyabileceği elem derecesi de dikkate alınarak manevi tazminat takdir etmek gerektiği'' gerekçesiyle;
A-)MADDİ TAZMİNAT TALEBİ BAKIMINDAN dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
B-) MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ BAKIMINDAN. Davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 8.500,00-TL, davacı ... için 5.500,00-TL, davacı ... için 5.500,00-TL, davacı ... için 2.750,00-TL, davacı ... için 2.750,00-TL ve İlayda ... için 2.750,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... AŞ ve ...'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı ...
Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: Davacı ...
Belediye Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sürücüye atfedilen tali kusuru kabul etmediklerini, kazada tüm kusurun müteveffa yayada olduğunu, manevi tazminat yönünden müvekkili belediye lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinden az olmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, İstinaf edenin sıfatına, istinafın kapsam ve nedenleriyle sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, kaza tespit tutanağında çöp kamyonu sürücüsü ...'in şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet etmediğinden kusurlu, yaya şahsın karşıya geçmek için yaya geçidi, kavşak giriş ve çıkışlarını kullanmak zorunda olma kuralına riayet etmediğinden kusurlu olduğu;
somut olaya konu kesinleşen ceza dosyasında hükme esas alınan 12.01.2018 tarihli ATK raporunda ise sanık sürücü ...'in çöpleri aldıktan sonra harekete geçtiğinde yola gerekli dikkati vermediği, yayayı zamanında fark edip fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığından tali kusurlu, müteveffa yaya ...'in yolu karşıdan karşıya geçerken araçlara ilk geçiş hakkını vermediğinden asli kusurlu olduğu;
iş bu dosyada alınan ve emniyet müdürü trafik bilirkişi tarafından düzenlenen 31.07.2018 tarihli raporda müteveffa yaya ...'ın %70 oranında, sürücü ...'in %30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olup, iş bu dosya kapsamında alınan kusur raporunun ceza dosyasında alınan ATK raporu ile uyumlu, kaza tespit tutanağı ve krokisindeki kazanın oluş biçimine uygun; taraf ve yargı denetimine açık ve yeteli olmasına; bu sebeple yerel mahkemece 31.07.2018 tarihli kusur raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı ...
Belediye Başkanlığı vekilinin bu husustaki istinaf itirazlarının yerinde görülmemiş ve esastan reddi gerekmiştir. 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜTF'nin 10. maddesinin (2) fıkrasında " Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda yerel mahkemece manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup kendini vekille temsil eden davacılar lehine manevi tazminat yönünden 3.330,00-TL vekalet ücretine hükmedilmiş, davalı ... Belediye Başkanlığı lehine ise 2.725,00-TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ...
Belediye Başanlığı lehine tarifeye göre hesap edilen manevi tazminata ilişkin red vekalet ücreti bu rakamın üstünde olup, bu miktar davacılar lehine hükmedilen 3.330,00- TL'yi geçemeyeceğinden; davacılar aleyhine/ kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... Belediye başkanlığı lehine 3.330,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı taraf lehine hükmedilenden az (2.725,00-TL) maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı ...
Belediye Başkanblığı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kararın kaldırılıp, hüküm diğer yönlerine dokunulmaksızın, 2 nolu bentte yeralan sebeplerle düzeltme yapılarak yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/2290, K. 2022/370, 15 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama