KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Birleşen İstanbul 18.ASLİYE Ticaret Mahkemesinin 2015/1134 Esas 2015/838 Karar Sayılı Dosyası
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2021
- Dosya no
- 2019/3177
- Karar no
- 2021/1703
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/04/2019
- Numarası
- 2015/394 2019/357
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 14/04/2015
- Dava
- Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı
- İstinaf karar tarihi
- 11/11/2021
Karar Metni
678 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle.
09/01/2011 kaza tarihinde davacının içinde yolcu olarak bulunduğu, davalıların sürücüsü ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın dava dışı araçlara çarpması sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, 1.000 TL geçici iş göremezlik, 1.000 TL tedavi, 1.000 TL ekonomik geleceğin sarsılması karşılığı olmak üzere toplam 3.000 TL maddi tazminatın, 77.000 TL manevi tazminatın, sigorta şirketi yönünden poliçe kapsamı ve limiti ile sınırlı olması kaydıyla, tüm davalılardan kaza tarihi itibariyle faizi lie müştereken ve müteselsilsen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; -Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile, -Davacı ... için geçici iş görmezlik 4.238,96 TL', sürekli iş göremezlik 107.078,06 TL, tedavi gideri 2.000,00 TL olmak üzere toplam 113.317,02 TL nin, davalı ...
Sigorta yönünden 14/04/2015 diğer davalı ... yönünden 09/01/2011 tarihinden itibarin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, -Davacının manevi tazminat talebinin davasının kısmen kabulü ile. 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 09/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Davacı ve Davalı ... Sİgorta Şriketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kazanın 6111 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce meydana geldiğini bu nedenle davalıların tedavi giderinden sorumlu bulunduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı ...
Sİgorta Şriketi vekili istinaf dilekçesinde; davalı araç sürücüsünün 1.96 promil alkollü olduğunu, davacının bu durumu bilerek araca bindiğini, bu nedenle mütarafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hükme esas alınan aktüerya raporunun hatalı olduğunu, tedavi gideri ve geçici işgöremezlik zararından sorumlu bulunmadıklarını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede.
09/01/2011 kaza tarihinde davacının içinde yolcu olarak bulunduğu, davalıların sürücüsü ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın dava dışı araçlara çarpması sonucu davacının yaralanarak malul kaldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde 1.000-TL tedavi gideri zararı talep ettiği ve ıslah dilekçesi ile talebi 2.000-TL yükselttiği ve mahkemece bu miktar üzerinden karar verildiği, bu yönü itibariyle bu dava kapsamında davacının başkaca tedavi gideri zararı alacağı kalmadığı gözönünde tutulduğunda, davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddi gerektiği, anlaşılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, davalı vekilinin cevap dilekçesi ile süresi içerisinde hatır taşıması definde bulunmamasına, davacının; sürücünün alkollü olduğunu bilerek aracına bindiğinin davacı tarafından usulüne uygun deliller ile ispatlanamamasına, davalı sigorta şirketinin SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ile geçici iş göremezlik zararına ilişkin sorumluluğunun devam etmesine,
davacının bakiye ömür süresi ile gelir durumunun kaza tarihi itibariyle hesaplanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında da bir usulsüzlük bulunmadığı gözönünde tutulduğunda, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/3177, K. 2021/1703, 11 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama