KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2021
- Dosya no
- 2019/4473
- Karar no
- 2021/1984
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/07/2019
- Numarası
- 2017/972 Esas 2019/889 Karar
- Dava türü
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 09/12/2021
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 29/05/2012 günü davalı ... nezdinde sigortalı ... plakalı aracın asli kusuru ile davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpmasıyla gerçekleşen kazada davacının yaralanarak malul kaldığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL sürekli iş göremezlik zararını davalı ... şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesin, talep ve dava etmiştir.
Beykoz 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/160 esasına kaydedilen davada mahkemece 11/05/2017 tarihinde verilen görevsizlik kararı üzerine dava dosyasının İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/972 esasını aldığı, anlaşılmıştır. Davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edildiği ancak davaya cevap vermediği görülmüştür.
Açılmış olan dava üzerine ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde; tazminat talebinin sebebi olan trafik kazasında sigortalı sürücünün bir kusurunun bulunmadığı görüşünden hareketle davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri: Müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde bir kusuru olmamasına rağmen davanın reddedildiği, dava konusu kaza sonrası tanzim olunan kaza tespit tutanağının müvekkilinin yokluğunda taraflı olarak düzenlendiği,
mahkeme kararının söz konusu kaza tespit tutanağına dayandırılmasının usul ve yasalara aykırı olduğu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu tanzim olunan savcılık kusur raporları ile yine aynı şekilde aksi tanık beyanları ile ispat olunan kaza tespit tutanağına dayanılarak tanzim olunan kusur raporları dikkate alınarak hüküm tesis edilmesiısı adalete olan güveni açıkça zedelediği, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından alternatifli olarak düzenlenen kusur raporunda tanık beyanlarının II. halde değerlendirmeye alındığı ve müvekkiline kendi can güvenliğini sağlayamadığından bahisle tali kusur izafe edildiği,
mahkeme tarafından II. kısımda yer alan değerlendirme dikkate alınmaksızın, aradaki çelişki giderilmeksizin davalı ... ve kazaya açıkça sebebiyet veren sürücü ... lehine hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğu, hususlarına ilişkindir. İstinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan incelemede. Dava, trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, haksız fiillerde ve özellikle tazmin yükümlülüğünün kusur nispetinde olacağı hallerde meydana gelen olayda taraf kusurlarının ne olduğunun tam olarak tespit edilmesi esaslı unsurlardandır.
Her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından toplanan delillere göre meydana gelen kazada sigortalı sürücünün bir kusurunun bulunmadığı görüşünden hareketle davanın reddine karar verilmiş ise de, ilk derece mahkemesi kararı; dosyada kusura ilişkin tespitlerde çelişki bulunması, raporların hüküm vermeye elverişli olmaması ve nihayetinde kusura ilişkin çelişkinin giderilmemiş olması nedeniyle yerinde olmamıştır.
Haksız fiil sorumluluğunda kusur, zararın tazminini etkileyecek başlıca hususlardan olup, mahkemece tarafların itirazları da gözetilerek İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğünden seçilecek uzman bilirkişilerden dava konusu kazada kimin ne oranda kusurlu olduğuna ilişkin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde rapor alınarak, kusur durumunun açıklığa kavuşturulmasından sonra hüküm kurulması gerekirken bu yola gidilmemiş olması doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a/6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/4473, K. 2021/1984, 9 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama