KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2021
- Dosya no
- 2019/4670
- Karar no
- 2021/1615
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/05/2019
- Numarası
- 2014/367 E. - 2019/552 K.
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 03/11/2021
Karar Metni
919 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ...’e ait ve diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın 29.07.2013 tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı park halindeki araca %100 kusurlu olarak çarpmak suretiyle hasara uğrattığını, 41.000,00 TL zararının (hasar bedeli) davalılar ... ve ...'den kaza tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş.'den ise, dava tarihinden itibaren işleyecek T.C.
Merkez Bankası avans faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (... Sigorta A.Ş.'nin poliçe teminatı ile sınırlı olması kaydıyla), 3.060,00 TL kira geliri kaybı zararının davalılar ... ve ...'den, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, tazminat miktarının belirlenmesi açısından kusur tespitinin yapılması gerektiğini, davacı ... yönetimindeki aracın davacı tarafça dava dilekçesinde de belirtildiği üzere karayolu üzerinde park halinde olduğunu, Karayolu üzerinde park edilmesinin K.T.K 61. maddesinde yer alan park etmenin yasak olduğu haller kapsamında olduğunu, ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda.
1-Hasar bedeli yönünden davanın KABULÜ İLE. 41.000 TL hasar bedelinin davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren, hasar bedelinin 25.000 TL kısmının davalı ... Sigorta A.Ş den dava tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Kazanç kaybı yönünden davanın KISMEN KABULÜ İLE.
400 TL kazanç kaybı bedelinin davalı ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, karar verilmiştir. Davalı ... vekili ile ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde aracının kaza sırasında park halinde olduğunu açıkça belirttiğini, bilirkişi raporundan sonra iddiasını genişleterek değiştirdiğini, bu duruma muvafakatlarının bulunmadığını, dinlenen tanık beyanlarına değer verilmediğini hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, kazanç kaybına hükmedilemeyeceğini, avans faizine hükmedilmesinin ise hatalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; poliçe limitinin aşıldığını, yargılama giderlerinin hatalı olarak belirlendiğini, hükme esas alınan kusur ve hasar bilirkişisi raporunun hatalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede. 29/07/2013 kaza tarihinde davalarının sürücüsü ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın davacının maliki olduğu ... plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının aracında hasar meydana geldiği anlaşılmıştır.
Davacının tacir olması, kazaya karışan aracında kiralık olarak kullanılması nedeniyle kazanç kaybı zararı ile avans faizine hükmedilmesinde usule aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak davacının dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesinde, davacıya ait aracın park halinde olduğunu açıkça belirttiği, bu durumun dinlenen tanık beyanları ile doğrulandığı, bu durumda kaza tespit tutanağının da aksinin ispatlandığı gözönünde tutulduğunda, davalı sürücüsünün belirlenen %40 kusuru oranında tazminata hükmedilmesi gerekirken fazla tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulü ile kararın kaldırılması gerektiği, ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden esas hakkında yeniden hüküm kurulması sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/4670, K. 2021/1615, 3 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama