KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2020
- Dosya no
- 2019/78
- Karar no
- 2020/3793
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/02/2018
- Numarası
- 2015/344 E. - 2018/120 K.
- Davanın konusu
- Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 26/11/2020
Karar Metni
962 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... yönetimindeki ... plakalı araç ile davalı ... yönetimindeki ... plakalı araçların 23/02/2015 tarihinde karıştıkları kaza neticesinde ...'ın hayatını kaybettiğini, ... plakalı aracın davalı ... şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, kaza neticesinde müteveffanın eşi ile çocuklarının desteğinden yoksun kaldığını belirterek,
fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik 800,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsili ile oluşan toplamda manevi zarara ilişkinde 100.000,00 TL bedelin davalı ...'dan tahsili ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davalı taraflara yükletilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda.
Maddi tazminat talebi yönünden ödeme yapılıp sulh sağlanmış olması nedeniyle dava konusuz kaldığından her iki davalı yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile.
Davacı ... yönünden 15.000,00-TL Davacı ... yönünden 4.000,00-TL Davacı ... yönünden 4.000,00-TL Davacı ... yönünden 4.000,00-TL Davacı ... yönünden 4.000,00-TL Davacı ... yönünden 4.000,00-TL Davacı ... yönünden 4.000,00-TL olmak üzere 39.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden,
kabul edilen manevi tazminat değeri itibariyle avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca yapılan hesaplama neticesinde 4.640,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, karar verilmiştir. Davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu, bu nedenle her bir davacı yönünden kabul edilen manevi tazminat için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede.
23/02/2015 kaza tarihinde davacıların desteği ... yönetimindeki ... plakalı araç ile davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın karıştıkları kaza neticesinde ...'ın hayatını kaybettiği ve davacıların destekten yoksun kaldığı anlaşılmıştır. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin bulunmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.
O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacıların desteğinin olayda ölmüş bulunması, desteğin yaşı, davacıların ölenle yakınlık durumu ve, dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda. Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır.
Ayrıca davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, bu nedenle her bir davacı yönünden kabul edilen manevi tazminat için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılması gerektiği ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1-b/2 maddesi uyarınca esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/78, K. 2020/3793, 26 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama