KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2023
- Dosya no
- 2020/1455
- Karar no
- 2023/1759
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/02/2020
- Numarası
- 2018/1053 Esas - 2020/177 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 26/10/2023
Karar Metni
1.144 kelime·6 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait, davalıya Genişletilmiş Mavi Ticari Kasko poliçesiyle sigortalı ... plakalı damperli kamyonun sürücü ... sevk ve idaresinde iken 07/06/2018 tarihinde aracın devrilmesi neticesinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta 30.000,00-TL civarında maddi hasar meydana geldiğini,
davalıya başvuru yapıldığını ancak ödeme yapmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00-TL hasar bedelinin kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı hafriyat kamyonundaki hasarın Ağaçlı Taş Ocağı'nda devrilmesi ile oluştuğunu, tek taraflı kaza olduğunu, kazanın vuku bulduğu yer ve kazanın oluş şekli itibari ile hasarın teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''... davacı şirket adına kayıtlı... plaka sayılı kamyonun kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketine ticari kasko poliçesiyle sigortalı olduğu, olay yeri kaza tutanağı nazarında hasarın meydana geldiği yerin taş ocağı olduğu, davacıya ait hafriyat kamyonunun yük aldıktan sonra rampa çıkarken geri gelerek sol yana yatmak suretiyle tek taraflı kazanın meydana geldiği,
kasko poliçesi özel koşulları dahilinde aracın maden, mermer, taş ocağı veya yeraltında çalışması ve bu çalışma bölgelerine gidiş gelişler esnasında aracın devrilmesi sonucu oluşacak hasarların teminat kapsamı dışında kaldığının belirtildiği, poliçe dahilinde karar altına alınan iş bu özel koşula göre araçta oluşan hasarın meydana geldiği yerin taş ocağı olduğu sabit görülmekle oluşan hasarın teminat dışında kalacağının kabulü gerektiği, davalı sigorta şirketinin TTK 1423.
Maddesi uyarınca üzerine düşen aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiasına yönelik olarak ise davacının poliçenin tanzim tarihi itibariyle süresi içerisinde belirtilen koşullara itiraz ettiğine dair dosyaya sunulan herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği'', gerekçesiyle. Davanın REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın taş ocağında gerçekleşmediğini, İGA -3 havaalanı şantiyesinde gerçekleştiğini, buranın adının ağaçlı taş ocağı mevki olduğunu, sigortalı aracın teknik bir arızadan dolayı fren havasının boşalması sonucunda , eğiminde etkisiyle geri geri giderek sol tarafında devrildiğini, poliçede aracın devrilmesi halinin teminat kapsamında olduğunu, diğer yandan müvekkili şirketin ticaret ünvanından da anlaşılacağı üzere hafriyat işleri ile uğraşmakta olup maden ocağı gibi çalışma sahalarına girmemesinin imkansız olduğunu, sigortalı aracın maden ocağı,
taş ocağında çalışması ve bu çalışma bölgelerine geliş gidişlerde devrilmesi halinde hasarın teminat dışı olduğuna dair poliçeye madde eklenmesinin ve bu konuda müvekkili şirkete bilgi verilmemesinin kötü niyetli olduğunu, bilgisi olsa idi poliçeyi imzalamaktan imtina edeceğini, kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindedir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Sigortacı gerçekleşen rizikoların poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu iddia ediyorsa 1409/2. maddesi gereği ispat külfeti sigortacıya aittir. Bu düzenlemeler karşısında poliçede belirtilen rizikonun gerçekleştiğini ispat külfeti sigortalıya, rizikonun teminat kapsamı dışında olduğu iddiasında ise ispat külfeti sigortacıya aittir.
Somut olayda davacı ve davalı arasında düzenlenmiş 14.07.2017-14.07.2018 tarihlerini kapsayan genişletilmiş mavi ticari kasko sigorta poliçesine göre sigortalı araç kamyon, kullanım şekli damperli (damper kasa) kamyon olup, teminat kapsamına alınmıştır. Aracın ruhsat ve trafik tescil bilgilerine göre araç dingilli hidrolik damper kasa kamyondur.
Poliçede yer alan uyarı klozuna göre; ‘‘ sigortalı aracın maden ocağı, taş ocağı, mermer ocağı veya yer altında çalışması ve bu çalışma bölgelerine geliş gidişleri esnasında sigortalı araçta devrilme sonucu oluşabilecek hasarlar teminat dışıdır'' şeklinde belirtilmiştir.
Dosyada mevcut 07.06.2018 tarihli kaza/ olay formu ve eki belgeler ve fotoğraflara göre, taş ocağından taş aldıktan sonra rampada geri giden sigortalı aracın devrilerek sol tarafına yan yattığı ve hasara uğradığı anlaşılmaktadır.
Sigortalı araç damperli kamyon olup riziko tarihinde inşaatı devam eden (İGA-3) İstanbul yeni hava alanı) inşaatı çalışmaları inşaatı için, ağaçlı taş ocağı mevkinde bulunan taş ocağından taş aldıktan sonra geri geri gittiği sırada devrilerek yan yattığı anlaşılmakla, davacı firmanın hafriyat firması olması,
yaptığı iş, sigortalı aracın niteliği ve aracın kullanım amacı dışında kullanıldığına dair davalı tarafından bir delil ileri sürülmemiş olması hususları bir arada nazara alındığında, poliçede yer alan ve geçerli olan uyarı klozunun somut olaydaki rizikonun teminat dışı kalmasını gerektirmediği anlaşılmakla, bu nedenlerle yerel mahkemenin rizikonun teminat kapsamı içinde olmadığı yönündeki tespiti ve kabulü doğru görülmemiştir. ( bkz. Yargıtay 17.HD, 2014/20860 Esas,2017/5287 Karar sayılı ilamı) Ancak, dosya kapsamında alınan 23.08.2019 tarihli bilirkişi raporu ve ekspertiz raporuna göre,
sigortalı araçta toplam 20.134,99-TL hasar meydana geldiği anlaşılmış olup, bu itibarla mevcut yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılıp, HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE ,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan maktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine İADESİNE,3/İstinaf eden davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerinde bırakılmasına,,4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5/İstinaf istemine konu olan ve başlıkta yazılı bulunan İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2020 gün ve 2018/1053 Esas - 2020/177 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a/Davanın kısmen kabulü ile 20.134,99-TL'nin temerrüt tarihi olan 01.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine b/Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 1.375,42-TL harçtan, peşin alınan 512,33-TL harcın mahsubu ile bakiye 863,09-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, c/Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvuru harcı, 512,33-TL peşin harç olmak üzere toplam 548,23-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,d/ Davacı tarafından iş bu dava için yapılan toplam 2.402,50-TL yargılama giderinin davanın kabul -red oranına ( 0,67) göre hesap edilen 1.609,67-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 792,83-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
e/Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1.maddesine göre 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, f/Davalı ...
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/1455, K. 2023/1759, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama