KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/190
- Karar no
- 2024/435
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/07/2020
- Numarası
- 2016/31 Esas - 2020/300 Karar
- Davanın konu
- Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 28/03/2024
Karar Metni
1.935 kelime·10 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARA RDavacı ... vekili dava dilekçesi ile.
10.11.2015 tarihinde müvekkilinin, Tekirdağ Yaşam Hastanesi'nin önündeki yaya geçinden karşıda bulunan otobüs durağına geçmek istediği sırada davalıların trafik sigortacısı, maliki ve sürücü olduğu aracın çarpması ile meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, kalça kemiğinin kırıldığını, çökük taban ve kısmi felç durumu geliştiğini, kazanın yaya geçidinde meydana gelmesi nedeniyle davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğunu, 75 yaşında olan müvekkilinin kaza nedeniyle koltuk değneği ile yaşamak zorunda kaldığını,
kaza nedeniyle maddi ve manevi zararı bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tüm davalılardan, 40.000,00-TL manevi tazminatın davalı sürücü ve malikten kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı ... yargılama aşamasında 24.01.2018 tarihinde vefat etmesi üzerine mirasçıları tarafından davaya devam edilmiş, 30.10.2019 tarihli dilekçe ile;
maddi tazminat taleplerini 13.893,70-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile, Tekirdağ mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının kaza sonrasında şikayetçi olmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, istenilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacının emekli olup ek geliri bulunmaması nedeniyle maddi zararı bulunmadığını, müvekkili ... kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu savunmuştur.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; müteveffa davacının kaza sonrasında %9,2 oranında sürekli maluliyetinin olduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, talimat yolu ile mahallinde yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporunda tarafların beyanının bulunmaması, kaza tespit tutanağı düzenlenmemiş olması nedeniyle kazanın tam olarak nasıl gerçekleştiğinin tespit edilemediği, müteveffanın yaya geçidini kullanması halinde davalı sürücü .... tam kusurlu olduğu,
müteveffanın yaya geçidine varmadan evvel yol içinde yürüdüğü esnada kazanın meydana gelmiş olması halinde ise davalı sürücünün %40, müteveffanın ise %60 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, dinlenen tanıkların kaza anına şahit olmadıkları, soruşturma aşamasında alınan ifadelerde müteveffa ... yaya geçidini kullanıp kullanmadığına ilişkin açık beyanı olmaması,
davalı sürücü ... müteveffa ... yaya olarak yolu bölüp geçmeye çalıştığı sırada kazanın gerçekleştiğine dair beyanı, kaza tespit tutanağı tutulmamış olması ve iddianın ispatı noktasında davacı yanca başkaca elverişli delil ibrazında bulunulmaması sebebiyle davacı tarafın ispat yükünü yerine getiremediği ve kazanın, bilirkişi raporunda 2. duruma göre anlatıldığı şekilde meydana geldiği ve müteveffa ... yaya geçidine varmadan yol içerisinde yürüdüğü esnada gerçekleştiği, kazanın oluşumunda müteveffa ... %60, davalı sürücü ...'ın %40 oranında kusurlu olduğu,
aktüer bilirkişi tarafından kusur oranına göre seçenekli rapor düzenlenmekle birlikte ...
24/01/2018 tarihinde vefat etmesine rağmen 2018 yılının tamamı için hesaplama yapılmış ise de, mahkemece yapılan hesaplamaya göre müteveffanın sürekli iş göremezlik zararının 818,24 TL olduğu, geçici iş göremezlik zararının da bilirkişi raporunda da tespit edildiği şekilde 4.132,38 TL olduğu, davacı yanca talep edilebilecek toplam maddi zararın 4.950,62 TL olduğu, davalı ... sürücü, davalı ... işleten ve davalı sigorta şirketinin trafik sigortacısı olarak maddi tazminattan sorumlu olduğu,
kazanın oluş şekli, müteveffa ... yaşı, tarafların kusur, sosyal ve ekonomik durumları, davacının kaza ve yaralanma sebebiyle uğradığı manevi acı ve paranın satın alma gücü ile tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davanın kısmen kabulü gerektiği kanaati ile;"1-Maddi tazminat talebi bakımından Davanın KISMEN KABULÜ ile, 818,24 TL sürekli iş göremezlik ve 4.132,38 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 4.950,62 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 10/11/2015 tarihinden, davalı ...
A.Ş. yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/102 Esas 2018/117 Karar sayılı veraset ilamı doğrultusunda davacı mirasçılara 1/4 miras payları oranında VERİLMESİNE, bu yöndeki fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,2-Manevi tazminat talebi bakımından davanın KISMEN KABULÜ ile,
8.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacı mirasçılara 1/4 miras payları oranında VERİLMESİNE, bu yöndeki fazlaya ilişkin istemin REDDİNE" karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; müteveffanın kazadan sonra vefatına kadar geçen iki yıllık sürede gündelik işlerini dahi tek başına yapamaz hale geldiği,
müteveffanın kaza neticesinde ayağında çökük taban oluştuğu, bu nedenle tabanlıklı özel bot giymek zorunda kaldığı, vefatına kadar geçen sürede yaşam kalitesinin düştüğü, müteveffanın eşinin kaza anında 73 yaşında olduğu ve müteveffaya bakmak zorunda kaldığı, yaşanan bu durumlar karşısında takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, bilirkişi tarafından müteveffanın yaya geçidini kullanılıp kullanmadığına yönelik olarak seçenekli belirleme yapıldığı ve mahkemece müteveffanın yaya geçidini kullanmadığı varsayılarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesinin hatalı olduğu,
kazanın meydana geldiği yaya geçidinin 23.11.2016 tarihinde UKOME kararı ile kaldırıldığı, karşıya ancak yaya geçidinden geçilebildiği, 75 yaşındaki birinin bariyerleri atlayarak trafiğe girmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden de davanın kabulü gerektiği hususlarına ilişkindir.
Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf nedenleri; bilirkişi tarafından müteveffa ... kaza anında yaya geçidini kullanıp kullanmamasına göre seçenekli olarak rapor düzenlendiği, müteveffa Muharrem'in kaza anında yaya geçidi olmayan bir noktadan aniden yola çıktığı, müvekkilinin hızının fazla olmaması nedeniyle hafif şekilde müteveffaya çarpmasına rağmen müteveffanın yaşı nedeniyle dengesinin bozularak yere düştüğü ve düştüğü anda kalça kemiğinin kırılmış olabileceği, kazanın meydana geldiği yerde yaya geçidi bulunmadığı, yaya geçidi olmayan yerden geçen müteveffaya rağmen müvekkiline %40 oranında kusur verilmesinin hatalı olduğu,
kaza mahallinin bulunduğu yere 30-40 metre ileride üst geçit bulunduğu, müteveffanın 24.01.2018 tarihinde vefat etmiş olmasına rağmen bilirkişi tarafından 2018 yılının tamamı için tazminat hesabı yapıldığı, istinabe suretiyle beyanı alınan tanık ... dinlenildiği duruşmanın taraflarına bildirilmemesinin savunma hakkını kısıtladığı hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.(1) Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; kazanın meydana geldiği mahalde yaya geçidi bulunduğu,
orta refüjde yaya geçidinin bulunduğu alan haricinde bariyerlerin bulunduğu, yayaların, bazen yaya geçidinden geçmek için yolda ilerlediklerinin de görüldüğü, yaya geçidinin UKOME kararına binaen kaza tarihinden sonra kapatıldığı, davacı müteveffa ... yaya geçidinden geçtiğinin kabulü halinde kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ... tamamen kusurlu olduğu, davacıya atfedilecek kusur bulunmadığı, davacı müteveffa Muharrem Okudan'ın geçişini yaya geçinden yapmaması halinde ise kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %40 oranında, davacı müteveffa ... ise %60 oranında kusurlu olacağı kanaatine varıldığı,
aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da; davalı sürücünün tamamen kusurlu olması halinde davacının geçici iş göremezlik tazminatının 10.330,95-TL, sürekli iş göremezlik zararının 3.562,75-TL olduğu, davalı sürücünün %40 oranında kusurlu olduğunun kabulü halinde ise, davacı müteveffanın geçici iş göremezlik zararının 4.132,38-TL, sürekli iş göremezlik zararının 1.425,10-TL olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiş, ilk derece mahkemesince davacı müteveffanın %40 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek karar verildiği anlaşılmıştır.Somut olayda;
davacı tarafça, müteveffa davacı ... yaya geçidinden geçtiği ileri sürülmüş, davalı tarafça ise yaya geçidi bulunmadığı savunulmuş olup, kaza tarihinde, kazanın meydana geldiği mahalde yaya geçidinin varlığı sabit ise de, kaza tespit tutanağı düzenlenmemiş olması ve kaza anını gören tanıkların bulunmaması nedeniyle kaza anında davacı müteveffanın yaya geçidinden geçip geçmediği, kazanın yaya geçidinde meydana gelip gelmediği kesin olarak belirlenebilmiş değildir.
Hangi tarafın kusurlu olduğu toplanan tüm delillere rağmen tespit edilemediği durumlarda, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, tehlikeler eşit varsayıldığından, zararın yarı yarıya paylaştırılması gerekirken, müteveffa davacının %60, davalı sürücü ... %40 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.(2) Davalılar ... vekilince, müteveffa davacı ...
24.01.2018 tarihinde vefat etmiş olmasına rağmen 2018 yılının sonuna kadar zarar hesabı yapıldığı istinaf nedeni olarak ileri sürülmüş ise de, aktüer bilirkişi tarafından 2018 yılının sonuna kadar hesaplama yapılmış olmasına rağmen, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında da belirtildiği üzere, mahkemece müteveffa davacının vefat tarihine kadar hesaplama yapılarak tazminata hükmedildiği anlaşılmakla davalılar ... ve ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin yerinde değildir.(3) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre,
hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda; kazanın meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumu, müteveffa davacı ... kaza neticesindeki yaralanmasının niteliği, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan manevi tazminatın bir miktar az olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf istemi yerindedir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1-İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/07/2020 tarih ve 2016/31 Esas-2020/300 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili ve davalılar ... vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendilerine iadesine,b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,c-)İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerilerinde bırakılmasına,
2-)İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/07/2020 tarih ve 2016/31 Esas-2020/300 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, a-)Maddi tazminat talebi bakımından Davanın KISMEN KABULÜ ile, 996,11-TL sürekli iş göremezlik ve 5.165,48-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 6.161,59-TL maddi tazminatın davalılar ... yönünden kaza tarihi olan 10/11/2015 tarihinden, davalı ...
A.Ş. yönünden ise dava tarihi olan 29.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/102 Esas 2018/117 Karar sayılı veraset ilamı doğrultusunda davacı mirasçılara 1/4 miras payları oranında VERİLMESİNE, bu yöndeki fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
b-)Manevi tazminat talebi bakımından davanın KISMEN KABULÜ ile, 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacı mirasçılara 1/4 miras payları oranında VERİLMESİNE,
bu yöndeki fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,c-)Maddi tazminat talebi yönünden alınması gereken 420,90-TL karar harcından peşin yatırılan 140,04-TL harç ile 220,20-TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 60,66-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,ç-)Manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 1.024,65-TL karar harcının davalılar ... müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
d-)Davacı tarafından yatırılan peşin harç 140,04-TL ile ıslah harcı 220,20-TL olmak üzere toplam 360,24-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ÖDENMESİNE,e-)Davacı tarafça ilk derece mahkemesindeki yargılama aşamasında yapılan 2.552,70-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 1.002,33-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,f-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2.madde hükmüne göre belirlenen 6.161,59-TL vekalet ücretinin davalılardan
müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, manevi tazminat talebi yönünden AAÜT'nin 10. ve 13/2. madde hükmüne göre belirlenen 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine,
g-)Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3.madde hükmüne göre belirlenen 6.161,59-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara ödenmesine,h-)Davalılar ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/2.madde hükmüne göre belirlenen 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılar ... ödenmesine,ı-)Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/190, K. 2024/435, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama