KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1934
- Karar no
- 2024/2096
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/11/2020
- Numarası
- 2019/284 Esas - 2020/514 Karar
- Davanın konusu
- Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 19/12/2024
Karar Metni
698 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARA R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 30.12.2017 tarihinde, müvekkilinin maliki olduğu, eşi ...'nin, yönetimindeki ... plakalı araç ile karıştığı çift taraflı trafik kazasında aracın hasara uğradığını, kazanın davalı kasko sigorta şirketine ihbar edildiğini, hasar dosyası açıldığını, ekspertiz raporuyla hasarın 23.700,00-TL olduğunun tespit edildiğini, bu alacağın davalıdan talep edildiğini ancak davalı şirketin akollü araç kullanıldığını belirtilerek,
davacının alacağını ödemediğini, ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile 23.700,00-TL'nin davalı ... şirketine ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;... plakalı aracın 20.04.2018/2019 vadeli ve ... no.lu poliçeyle davalı şirkete kasko sigortalı olduğunu, hasarın sürücünün alkollü olması nedeniyle teminatı dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''...Davacıya ait aracın sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, araç kullandığı sırada alkollü olduğu,Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5 hükmüne göre "Aracın uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar"ın teminat dışında bırakıldığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği '', gerekçesiyle, Davacının davasının REDDİNE, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ileri tetkik alkol testi yapılmadığını, kazadan hemen sonra yapılan alkol ölçümündeki %44 ün yasal promil seviyesinin altında olduğunu, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğinin söylenemeyeceğini, bilirkişi raporundaki tespiti kabul etmediklerini, arada geçen sürede alkol seviyesinin %51 olacağı yönündeki tespitin bilimsellikten uzak ve afaki olduğunu, kasko poliçesi kapsamında herhangi bir pert tespitininde yapılmadığını, aracın halen müvekkilinin kullanımında olduğunu ,
davanın kabul edilmesi gerekirken reddinin hatalı olduğunu,belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır.
Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.
Taraflar arasında akdi bir ilişki olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı kasko sigorta sözleşmesine aykırılıktır.Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır.Somut olayda, davacı gerçek kişi ve davalıya kasko sigortalı araç hususi otomobil olup; davalı ... ile davacı arasındaki ilişki ise 6502 sayılı Kanunun 3/1 maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklanmaktadır.
Bu nedenle, davacının açtığı tazminat davasında Tüketici Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Bununla birlikte kabule göre, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu heyetinde nörolog dr. bilirkişinin bulunmadığı görülmüştür.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın HMK 353/1-a/3 maddesi uyarınca re'sen kaldırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/3 madde hükmü uyarınca RE'SEN kaldırılmasına, 2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,
19/12/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/1934, K. 2024/2096, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama