KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- Dosya no
- 2021/2309
- Karar no
- 2025/461
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/06/2021
- Numarası
- 2018/252 Esas - 2021/371 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Trafik Kazasından Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 24/03/2025
Karar Metni
1.202 kelime·6 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı ... plakalı aracın 13/09/2017 tarihinde meydana gelen kazada hasara uğradığını, davalıya başvuru yapıldığını ve ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, ancak fazla taşıma (tonaj aşımı) nedeniyle hasarın teminat dışı olduğu gerekçesiyle talebin reddedildiğini, kazanın tonaj aşımı nedeniyle değil sürücü hatası nedeniyle meydana geldiğini, davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında icra takibine giriştiklerini, ancak davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek davalı itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın müvekkili şirket tarafından sigortalanan ... plaka sayılı aracın tonaj ağırlığının belirtilen sınırlardan yüksek olması, aracın bakımsız olması ve bu nedenle sürücünün fren yapmasına rağmen durmayarak önündeki araca çarpması nedeniyle meydana geldiğini, davacı şirketin kendi kusuru ile araca yasal düzenlemede belirtilenden fazla yük yüklemesi nedeniyle meydana gelen kazadan müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını,
davacının icra takibinde kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine ve davalının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''..
22/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; aracın saat 11.00' deki yükleme işleminden sonra yaklaşık 25 kilometre ve 40 dk. boyunca trafikte yol aldığını, bu süre zarfında kazaya karışan sürücünün ifadelerinden aracın frenleri ve teknik aksamı konusunda herhangi bir olumsuzluk beyanın olmadığı, kaza mahalli olan nokta ve öncesindeki yolda aracın fren izlerine rastlanılmadığı, yolda fren izlerinin bulunmadığı, ayrıca frenlerin patladığı / tutmadığı yönünde teknik bir tespitin de bulunmadığı,
aracın fazla yük taşıma nedeniyle frenlerinin tutmadığına ilişkin resmi memurlar tarafından tutulan bir tutanak veya bilgi dahi olmadığını, aksine aracın ruhsat kayıtlarında muayenesinin tam ve zamanında yapıldığının belirlendiğini, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin ve ihbar olunanın aracın bakımsız ve frenlerinin fazla yük nedeniyle tutmadığına yönelik savunmalarının dosya kapsamındaki deliller bağdaşmadığından yerinde olmadığını, ayrıca kaza mahalli olan noktanın yokuş aşağı gidilen bir yer olmadığını, yük kaynaklı fren tutmama gibi bir durumun da söz konusu olamayacağını, aksine kaza mahallinin düz ve eğimsiz bir yol olduğunu,
bu nedenle kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün aracının durumuna ve trafik şartlarına göre yeterli takip mesafesini koruyamaması, aracın hızını ayarlayamaması nedeniyle sevk ve idaresinde hatası sonucunda kazanın meydana geldiğini, bu nedenle ihbar olunan / kazaya karışan sürücünün 2918 sayılı KTK' nın 52/1-b maddesi uyarınca asli ve % 100 oranında kusurlu olduğu;
kazaya karışan ... plaka sayılı aracın dosyada bulunan resimleri, hasarlı kısımları, ekspertiz raporu, değişmesi gereken parçaların listesi ve fiyatları ile işçilik masrafları hesaplandığında, aracın tamir bedelinin rayiç değerine yaklaştığı, tamirinin objektif olarak ekonomik olmadığı, bu kapsamda ekspertiz raporundaki verilerin doğru olduğu ve zarar tutarına yönelik tespit edilen miktarların piyasa rayiçlerine uygun ve kadri maruf olduğu,
açıklanan nedenlerle aracın pert total sayılması gerektiği, aracın kaza tarihindeki hasarız 2.el piyasa rayiç değerinin 150.000,00 TL, sovtaj değerinin ise 48.199,00 TL olduğu hesaplanarak pert total bedelinin 101.801,00 TL olarak tespit edildiği; bilirkişi raporunun kapsamlı, gerekçeli, dosya kapsamındaki ifadeler, bilgi, belge ve delillerle uyumlu olması, aracın yükü, taşıma kapasitesi, teknik aksamı ve frenle ilgili bilimsel yönden yapılan açıklamaların detaylı ve uyuşmazlığı giderici mahiyette olması gözetilerek rapora itibar edildiği;
davacı icra takibinde aracın kullanılamaması nedeniyle kazanç kaybı tazminatının tahsilini talep etmiş ise de; taraflar arasında kasko sigorta sözleşmesinin akdedildiği, kasko sigortası genel şartları uyarınca kazanç kaybı zararının kasko poliçesi kapsamındaki teminatlardan olmadığı, bu konuda taraflar arasında imzalanmış poliçe hükümlerine bakıldığında kazanç kaybına yönelik zararların ayrıca poliçe ile teminat altına alınmadığı, dolayısıyla kazanç kaybı zararının davalı kasko sigortacısından talep edilemeyeceği anlaşılmakla, davacının kazanç kaybı tazminatı talebinin reddine, ayrıca alacağın likit ve muayyen olmadığı,
yargılamayı gerektirdiği sabit olduğundan davacının yasal koşulları bulunmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği '' gerekçesiyle, Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile. 1-Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 101.801,00 TL (... plaka sayılı aracın pert total bedeli) asıl alacak, 101 .801,00 TL alacağa yönelik 06/11/2017 tarihinden 16/01/2018 takip tarihine kadar geçen süre için1.930,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 103.731,73 TL üzerinden; takip tarihinden itibaren asıl alacağa (101.801,00 TL) avans faizi işletilmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Davacının takip talebindeki kazanç kaybına yönelik talebinin REDDİNE, 3-Davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanç kaybı talebi ile icra inkar tazminatı taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili, kazanın ve buna bağlı araç hasarının tonaj aşımı nedeniyle meydana gelmesi nedeniyle hasarın teminat dışı olduğunu, aracın bakımlarının yapılmaması, fazla yük yüklenmesi ve buna bağlı araç frenlerinin tutmaması nedeniyle müvekkilinin zarardan sorumlu olmadığını, davacının maddi menfaat sağlamak istediğini, kötü niyet tazminatı taleplerinin reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; her ne kadar kazaya karışan, davalıya kasko sigortalı ... plakalı çekici ve buna bağlı dorsenin fazla yük taşıması nedeniyle kaza saatinden önce 11.42 de araca ceza kesilmiş ise de, taraflar arasında akdedilmiş olan genişletilmiş kasko sigorta poliçesinde '' sigortalı araç sürücüsünün taşınan yolcu yada malı yolcu/ yükleme kapasitesine uymayan şekilde taşımasının hasara yada kazaya sebep olması'' hali teminat dışı hususlar arasında düzenlenmiş olup,
kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamından somut olayda kazanın hafriyat yüklü çekicinin gişelerde ( düz, eğimsiz yolda) önündeki başka bir çekici ile takip mesafesini koruyamayarak ona arkadan çarpması şeklinde meydana geldiği ve araçta herhangi bir bakım eksikliği de tespit edilemediği anlaşılmakla, kaza ve buna bağlı hasarın tonaj aşımı nedeniyle meydana gelmediğinin anlaşılması nedeniyle hasarın poliçe teminatı kapsamında bulunduğunun belirgin olmasına; davacının icra takibinde kötü niyetli olduğundan söz edilemeyeceğinden yerel mahkemece kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinde bir hata bulunmamasına;
ilgili kasko poliçesinde '' kazanç kaybı'' ayrıca ve açıkça teminat kapsamına alınmadığından davalının kazanç kaybından sorumluluğu bulunmamasına, bu nedenle yerel mahkemece davacının kazanç kaybı taleplerinin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına; alacak yargılamayı gerektirip likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin red edilmesinde de bir yanılgı bulunmamasına göre; davalı vekili ve davacı vekilinin istinaf başvuruları yerinde görülmediğinden ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 7.085,92-TL harçtan peşin yatırılan 1.830,78-TL harcın düşümü ile bakiye 5.255,14-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/2309, K. 2025/461, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama