KÜNYE
T.C. 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/319
- Karar no
- 2024/407
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/09/2020
- Numarası
- 2019/232 Esas - 2020/339 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 28/03/2024
Karar Metni
1.219 kelime·6 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalıya sigortalı Emniyet Genel Müdürlüğü'ne ait aracın rutin uygulama yaparken müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza sonrası ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda müvekkilinin tali kusurlu olduğu belirtilmiş ise de raporu kabul etmediklerini, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaza sonrası müvekkilinin sağ bacağının kesildiğini ve yaşam boyu protez kullanmak zorunda kaldığını,
müvekkilinin sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararının Nizip 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/497 Esas sayılı dosyasında karşılandığını belirterek müvekkilinin ömür boyu kullanacağı protez gideri, protezin bakım ve tamir masrafları için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00-TL maddi tazminatın sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 09.05.2018 tarihli dilekçesi ile;
bilirkişi tarafından protez gideri zararının 314.402,00-TL olduğunun belirlendiğini, müvekkiline atfedilen %25 oranındaki kusurun mahsubu neticesinde müvekkilinin zararının 235.800,00-TL olduğunu belirterek dava değerini 235.800,00-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; zorunlu başvuru şartının yerine getirilmediğini, Nizip 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/497 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama aşamasında alınan hesap bilirkişisinin raporuna göre sulhen davacıya 16.08.2016 tarihinde 252.601,00-TL ödemede bulunulduğunu, davacının protez kullanmak zorunda olduğunu ispatlaması gerektiğini, Nizip 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında alınan rapor ile davacının kazanın meyana gelmesinde tali kusurlu olduğunun sübuta erdiğini, ancak dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde dava dışı ...'ın park halindeki aracını hareket ettirmeden önce yolu kontrol etmemesi, kontrolsüzce sola doğru manevra yapması ve davacı yönetimindeki motosikletin seyir şeridini kapatması sebebiyle %75 oranında, davacının ise hızını kontrol noktasına yaklaşmasına rağmen azaltmaması ve fren tedbirine başvurmakta geç kalması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu,
bilirkişi raporunda, davacının amputasyondan 3 ay sonra en erken 16.11.2014 tarihinden itibaren protez kullanımına başlayabileceği, ancak davacının bacağının 06.11.2015 tekrar amputasyona girmesi nedeniyle kullandığı diz altı protezinin iptal edilerek yeni bir protezin uygulanması gerektiği, davacının ilk amputasyon yapılan tarihte 34 yaşında olduğu ve bakiye ömür süresi 16.09.2048 tarihine kadar 10 yılda bir değiştirileceği kabul edilmekle 5 adet protez kullanması gerektiği, protezin 6 aylık periyodlarla bakımı gerektiği, buna göre davacının zararının 314.402,00-TL olduğunun belirtildiği,
her ne kadar bilirkişi raporunda diz dezartikülasyon protezinin 5 kez alınması gerektiği üzerinden hesap yapılmış ise de muhtemel yaşam süresine göre 4 kez protez alınması gerektiği ve bu nedenle bir protez bedeli olan 45.200,00 TL'nin raporda hesaplanan bedelden düşüldüğü,
dava tarihinden önce yapılan harcamalar için farazi zarar hesaplaması yapılamayacağı, davacı tarafça dava tarihinden önceki dönem bakımından 16/09/2014 tarihindeki ilk ameliyat ile 06/11/2015 tarihindeki ikinci ameliyat arasında diz altı protez kullanıldığının ispat edilemediği için bilirkişi tarafından bu döneme ilişkin hesaplanan diz altı geçici protez ile aktif vakum diz altı protez masrafları toplamının tazminat miktarına dahil edilemeyeceği, böylece geçici protez ve kalıcı proteze ilişkin toplam tazminat miktarının 269.202,00-TL olduğu,
davacının kazanın meydana gelmesinde yüzde 25 oranında kusurlu olması nedeniyle zararın yüzde 75'ine tekabül eden 201.901,50 TL'den davalının sorumlu olduğu, davalı tarafça protezin maluliyeti azaltacağı yönünde iddiada bulunulmuş ise de maluliyette azalma iddiasının iş göremezlikle ilgili ayrı bir davada ileri sürülme imkanı olup farklı teminat kapsamında kalan eldeki davada ileri sürme imkanı bulunmadığından davalının bu yöndeki iddiasına itibar edilmediği, kalıcı protez kullanmaya başlama tarihinde zararın doğduğu kanaati ile 06/02/2016 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermek gerektiği kanaati ile.
"1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 201.901,50 TL'nin 06/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekilinin istinaf nedenleri; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmamasına rağmen %25 oranında kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğu, kaza tespit tutanağında da müvekkiline kusur atfedilmediği, davalıya sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunun belirtildiği, müvekkilinin kusuru bulunmaması nedeniyle tazminat talebinin tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu hususlarına yöneliktir.
Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davacı tarafça sürekli maluliyet istemi ile açılan Nizip 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/497 Esas sayılı dosyasına istinaden, davacıya sulhen 193.266,00-TL ödemede bulunulduğunu, protez giderine ilişkin eldeki davada kusura itiraz edilmesine rağmen itirazlarının dikkate alınmadığı,
davacının kusur oranının %25'in üzerinde olması gerektiği, protez takılması ile davacının maluliyet oranı azalacağı için sürekli maluliyet nedeniyle yapılan ödemenin güncellenerek tenzili gerektiği, davacıya sürekli maluliyet ödemesi neticesinde bakiye 74.734,00-TL limit kalmasına rağmen bakiye limiti aşar şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu hususlarına yöneliktir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı tespitine yer verildiği, davaya konu kazaya ilişkin Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda, davacının kazanın meydana gelmesinde tali, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise asli kusurlu olduğunun belirtildiği,
davacı tarafça yine davalı aleyhine sürekli iş göremezlik zararının tazmini için açılan Nizip 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/497 Esas sayılı dosyasının yargılaması sırasında alınan 14.07.2017 tarihli bilirkişi raporunda da kazanın meydana gelmesinde davacının kontrol noktasına yaklaşırken aracın hızını azaltmadığı için %25 oranında tali, davalıya sigortalı araç sürücüsünün de davacının seyir halinde olduğu sağ şeridi kapatacak şekilde aracını durdurduğu, trafik işaret ve levhaları ile yer işaretlerine uymadığı için %75 oranında ve asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği,
ilk derece mahkemesince alınan 04.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kazanın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun, ceza yargılamasına ve taraflar arasında daha önce görülen iş göremezlik tazminatından kaynaklı davada alınan bilirkişi raporları ile uyumlu, denetime açık, açıklayıcı ve gerekçeli 04.05.2018 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usule aykırılık bulunmamasına göre kusura yönelik taraf vekillerinin istinaf nedenleri ile,
iş göremezlik zararı ve protez giderinin farklı klozlar ile teminat altına alınmış olması nedeniyle bakiye limitin tüketildiğine ve protez takılmasının davacının maluliyetini azaltacak olması nedeniyle yapılan ödemenin mahsubuna yönelik davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 13.791,89-TL harçtan peşin yatırılan 3.447,97-TL harcın düşümü ile bakiye 10.343,92-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
28/03/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/319, K. 2024/407, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama