KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2024
- Dosya no
- 2021/394
- Karar no
- 2024/484
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/11/2020
- Numarası
- 2017/941 Esas - 2020/676 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Nedeniyle
- İstinaf karar tarihi
- 03/04/2024
Karar Metni
1.816 kelime·9 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 13/11/2016 tarihinde, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, davalı ...'ın maliki, davalı ...'ın sürücüsü olduğu, ZMM poliçesi bulunmayan ... plaka sayılı minibüsün arka koltuğunda seyrederken, sürücünün ani ve sert manevrası sonucunda kafasını ön koltuğun demirine çarpması nedeniyle malül kaldığını, yatağa bağımlı hale geldiğini,
zaruri yaşam faaliyetlerin başkalarının yardımı ile sağlayabildiğini ileri sürerek şimdilik 10.000-TL maddi tazminatın (belirsiz alacağın) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tüm davalılardan ve 100.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı sürücü ve işletenden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; davacı vekili 19.07.2019 tarihli dilekçesi ile taleplerinin 10.000-TL kaza nedeniyle belirsiz ve bilinmeyen alacak olduğunu, bunun 9.000-TL'sinin cismani zarar nedeniyle maddi tazminat, 1.000-TL'sinin ise bakıcı gideri olduğunu açıklamış.
17/10/2029 tarihli dilekçesi ile talebini toplam 745.561,43-TL olarak artırmış. 310.000-TL'sinin davalı ...'ndan. 445.561,43-TL'sinin davalı sürücü ve işletenden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; minibüs şoförü diğer davalı ...'ın trafiğin yoğun olduğu Gaziosmanpaşa istikametine gittiği sırada önde seyreden aracın ani fren yapmasıyla birlikte önündeki araca çarpmamak ve büyük bir kazaya sebep olmamak için frene bastığını, akabinde yolculardan davacı ...'un minibüsün içinde düşerek yaralandığını, davalı araç şoförünün kaza sırasında alkolsüz olduğu ve davacının şikayetçi olmaması nedeniyle İstanbul C.Başsavcılığı'nın 2016/140931 numaralı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, dava konusu olayda davacının dikkatsiz davrandığını,
araç seyir halinde iken gerekli özeni göstermediğini, olayda davacının asli kusurlu olduğunu, davacı taleplerinin zenginleşme amacı taşıyıp gerçeği yansıtmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta poliçesinden dolayı sorumluluklarının davacının kusuru oranında olmak üzere yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı azamı 310.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''.... 26/11/2018 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda.
01/03/1964 doğumlu ...'un 13/11/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olarak %100 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğunun belirtildiği, dosya kapsamında alınan 01/10/2019 tarihli raporda; ... plakalı minibüs sürücüsü davalı ...'ın olayda %100 oranında kusurlu olduğu, geçirmiş olduğ trafik kazası sonrası oluşan %100 maluliyetine ilişkin davacının maluliyet zararının 386.739,18 TL, bakıcı gideri zararının 368.822,25-TL, toplam zararının 755.561,41-TL olarak hesaplandığı,
davacı için hesaplanan sürekli maluliyetine ilişkin maddi zararı ile bakıcı giderlerinde davalı ...nın limiti dahilinde sorumlu olduğu, limitin ( 310.000-TL) tenzili sonrasında davacının ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen talep edebileceği maddi tazminat tutarının 445.561,41 TL olacağı ve 13/11/2016 kaza tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edileceğinin belirtildiği;
davacının bedel artırım dilekçesi doğrultusunda maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, davacının manevi tazminat talebine ilişkin olarak ise davacının maluliyeti sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları da gözönünde tutularak kısmen kabulü getrektiği'' gerekçesiyle,1-Davanın KISMEN KABULÜNE, maddi tazminat açısından 310.000,00-TL'nin davalı ...ndan 05/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-445.561,41 TL'nin olay tarihi olan 13/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Manevi tazminat açısından. 50.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: Davalı ... vekili; kusuru kabul etmediklerini, araç içerisinde davacının yanında oturan yolcu eşi dahil olmak üzere davacı dışında kimsenin yaralanmadığını, bu durumun davacının kendi yaralanmasında kusuru bulunduğunu gösterdiğini, keşif yapılmadan, araç içine bakılmadan kusur tespitinin hatalı olduğunu, davacının emniyet kemeri takmadığını, taksa idi bu ağır sonucun doğmayacağını, mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, şikayet yokluğundan savcılıkça koğuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini,
davacı tarafça dava dilekçesinde bakıcı gideri talebinde bulunulmamasına rağmen yerel mahkemece davacı lehine bakıcı giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının eşinin duruşmada davacıya kendisinin baktığını beyan ettiğini, bu nedenle bakıcı giderinden en az %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, yerel mahkemece sözlü yargılama günü tayin edilmeden müvekkilin savunma hakkı kısıtlanarak karar verildiğini, yerel mahkemece belirlenen tazminat rakamlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, temerrüt tarihinin kaza tarihi olarak belirlenmesinin doğru olmadığını, bakıcı giderinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini,
davacının bakıcıya ihtiyacı olup olmadığının belirlenmediğini, ticari faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının böyle bir kaza nedeniyle %100 malül kalmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ATK raporunu kabul etmediklerini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hükmedilen tazminatların çok yüksek olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; eldeki dava belirsiz ve bilinmeyen alacak olarak açılmış olup, dava dilekçesi içeriği ve açıklama dilekçesi nazara alındığında davacının bakıcı gideri talebinin de bulunduğunun belirgin olmasına, davacının tüm tedavi evrakları ve önceki raporlar değerlendirilerek ve davacı bizzat muayene edilerek hazırlanan 31/10/2018 tarihli ATK 2. İhtisas raporunun hükme esas alınmaya elverişli olmasına,
kaza nedeniyle felç kalan, idrar ve gaita inkontinası ( idrar ve dışkı tutamama) oluşan davacının kaza nedeniyle %100 oranında malül kaldığının ve başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğunun ATK raporu ile tespit edilmiş olmasına; kaza nedeniyle kaza tespit tutanağı tutulmamış ve şikayet yokluğundan koğuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de tüm dosya kapsamından kazanın oluş şekline göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşılmasına; aktüerya hesabında herhangi bir hatalı değerlendirme ve uygulma tespit edilememesine,
kazaya karışan davalı aracı ticari yolcu minibüsü olduğundan yerel mahkemece avans faizine hükmedilmesinde bir hata bulunmamasına, trafik kazası bir haksız fiil olup davalı sürücü ve işleten kaza tarihinde temerrüde düştüğünden yerel mahkemece davalılar aleyhine kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinde bir yanılgı bulunmamasına; dosya kapsamında davalı tarafın savunma hakkını kısıtlayan bir durumun tespit edilememesine, davacı ticari araçta yolcu olup taşıma ücret karşılığında yapıldığından hatır taşımasından bahsedilemeyecek olmasına;
kaza tarihi, kusur durumu, davacının yaralanmasının niteliği ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları hep birlikte nazara alındığında yerel mahkemece hükmedilen manevi tazminatın fazla olmamasına göre; davalı ... vekilinin bu hususlara ilişen istinaf itirazlarının HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerekmiştir.
2-Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, 6098 sayılı TBK 52 maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Her ne kadar dava konusu kazaya ilişkin kaza tesit tutanağı tutulmamış ise de davacı beyanı, davalı sürücünün kolluk ifadesi, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından, davacının yolcu olarak bulunduğu ticari yolcu minibüsünün arka koltuğunda otururken ani fren nedeniyle bulunduğu yerden araç içine düşerek başından ve boynundan yaralandığı anlaşılmaktadır.
Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılması gerekmektedir.
Davacı bulunduğu yerden düştüğüne göre emniyet kemeri takmadığı, emniyet kemeri araçta yok ise oturduğu yerin özelliklerini gözeterek gerekli önlemleri almadığı belirgin olup, kendi yaralanmasında müterafik kusuru bulunduğundan, davalı Yargıtay 4. ve 17. HD'nin yerleşmiş uygulamaları ile de benimsenen, 6098 sayılı TBK 52. maddesi gereğince maddi tazminattan %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde bu husus göz ardı edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla, davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulüne, ancak (2) nolu bentte belirtilen yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
istinaf edenin sıfatına göre sadece davalı ... yönünden ve maddi tazminat ile ilgili olarak ( sair hususlar ve diğer davalı yönünden maddi tazminat miktarı aynı kalacak şekilde) %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması ve yapılan bu indirimin takdiri indirim olması nedeniyle reddedilecek kısım bakımından davalı ... yararına vekalet ücreti takdiri gerekmediği ve yargılama giderlerinin de paylaştırılamayacağı hususu ile davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurmaması nedeniyle de davalı taraf yararına oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilerek HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca;
ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve yanılgılı hususların düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 12/11/2020 tarih ve 2017/941 Esas 2020/676 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (1) nolu bette açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine, b//İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
c/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/ İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 12/11/2020 tarih ve 2017/941 2020/676 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, a/Davanın KISMEN KABULÜNE, maddi tazminat açısından 310.000,00-TL'nin davalı ...ndan 05/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, b/445.561,41-TL'nin ( davalı ...
356.449,12-TL sinden sorumlu olmak kaydıyla) olay tarihi olan 13/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine, c/Manevi tazminat açısından.
50.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, d/Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince maddi tazminat açısından hesaplanan 51.612,38-TL harçtan başlangıçta yatırılan 34,15-TL harç ile bedel arttırımı sonucu yatırılan 2.543,50-TL toplamı 2.580,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 49.032,07-TL harcın (davalı ...
15.199,94-TL'sinden, davalı ... 23.045,07-TLsinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, e/Manevi tazminat açısından hesaplanan 3.415,50-TL maktu harcın 340,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.074,65-TL'nin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, f/Davacı tarafından maddi tazminat açısından yatırılan 2.922,21-TL (davalı ... 905,88-TL'sinden, davalı ...
1.373,43-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) harç ile, yine davacı tarafından yapılan 2.725,60-TL yargılama giderinin (davalı ... 844,93-TL'sinden, davalı ... 1.281,03-TL 'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan tahsil edilerek davacıya verilmesine, g/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince davanın kabul edilen miktarı üzerinden maddi tazminat açısından hesaplanan 55.467,36-TL'nin (davalı ...
44.373,88-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ... ve ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine, ğ/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince davanın kabul edilen miktarı üzerinden maddi tazminat açısından hesaplanan 48.500,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...ndan tahsili ile davacıya ödenmesine, h/Manevi tazminat açısından davanın kabul edilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan 7.300,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ... ve davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
03/04/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/394, K. 2024/484, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama