KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/534
- Karar no
- 2024/907
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/11/2020
- Numarası
- 2017/771 Esas - 2020/750 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 30/05/2024
Karar Metni
1.181 kelime·6 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
20/01/2016 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı aracın, Baltalimanı Kemik Hastanesi önündeki yan yolda yayalara ayrılan ve hastane önünde devamlı çizgi ile ayrılarak yaya yolu olarak düzenlenen kısımda yürümekte olan müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu,çarpma esnasında müvekkilin kafasının yere çarptığını ve beyin kanaması geçirdiğini, özel hastanede tedavi gideri olarak 3.200,00-TL hizmet bedeli ve 164,00-TL labaratuvar bedeli ödediğini,
kazadan kaynaklı olarak kafasına aldığı darbeden dolayı epilepsi hastası olduğunu ve herhangi bir işte çalışamadığını ileri sürerek 3.364,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 20/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/01/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Kiralama Ve Tic.
A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...A.Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'ın kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, yayanın taşıt yolu üzerinde yürüdüğü sırada kazaya karıştığının tespit edildiğini, davacının söz konusu tedavi giderlerine ilişkin talebinden SGK'nın sorumlu olduğunu, bu nedenle davanın SGK'ya ihbar edilmesinin gerektiğini beliterek, davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
müvekkilinin Baltalimanı Hastanesi önündeki ışıklardan dönmek için araçlara ayrılan yan yola giriş yaptığı esnada kaldırımdan yürümek yerine araçlara ayrılan yolda yürümeyi tercih eden davacının aracın sağ yan aynasına çarparak yere düştüğünü, kaza sonrasında olay yerine gelen polisler tarafından ilgili kamera kayıtları incelenerek kaza tespit tutanağı tutulduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''...
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen raporda, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobilin seyir halinde olay mahalline geldiğinde yan yola saparak seyrini sürdürdüğü sırada istikametine göre sağ tarafında yürümekte olan davacıyı klaksonla ikaz edip arada yeterli açıklık bırakacak şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi nedeniyle tedbirsizce davacıya çarptığından kazanın meydana gelmesinde %80 oranında, davacı ...'ın kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde yürümesi ve tedbirsiz davranması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,
davalılar savunmalarında ve rapora itiraz dilekçelerinde davacının %100 kusurlu olduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/72743 soruşturma numaralı dosyasında davacının kusurlu olması nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini ileri sürmüş iseler de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/72743 soruşturma numaralı dosyasının ve takipsizlik kararının incelenmesi sonucunda, kusura ilişkin değerlendirmenin sadece olaya ilişkin kaza tespit tutanağı üzerinden yapıldığı, kusur oranına ilişkin yeterli bir değerlendirme yapılmadığı,
soruşturma dosyasında kusur raporu alınmadığından bu rapor ile çelişki oluşturacak bir durumun söz konusu olmadığı, ayrıca TBK m.74'de ceza yargılamasında yapılan kusur değerlendirmesi ile zararın belirlenmesine ilişkin kararın hukuk hakiminin bağlamayacağının düzenlendiğinden davalıların kusur oranlarına yönelik itirazlarının yerinde görülmediği.
Adli Tıp Kurumu'nun 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan maluliyet raporunda; davacının geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %8,2 oranında kalıcı maluliyete uğradığı, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğunun tespit edildiği, somut olayda davacı tarafından sunulan faturaların belgelendirilmiş tedavi giderleri kapsamında olduğu,
bu nedenle davacının tedavi giderlerine ilişkin masraflarının KTK m.98 uyarınca SGK tarafından karşılanması gerektiği, davalıların herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılarak davacının tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat isteminin reddedildiği; davacının manevi tazminat talebi yönünden, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak,
kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği '', gerekçesiyle;1-Davacının tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat talebinin REDDİNE, 2-Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve davalı ... Taş. Tic. A.Ş'den 20/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı ...
Kiralama Ve Ticaret A.Ş vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: Davalı ... Kiralama Ve Ticaret A.Ş vekili, davacı kazanın meydan gelmesinde tam kusurlu olmasına rağmen yerel mahkemece hatalı olarak manevi tazminata hükmedildiğini, ATK kusur raporunu kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağı ile ATK raporu arasında çelişki bulunduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili; kusuru kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağı ile dosya kapsamında alınan ATK kusur raporu arasında çelişki bulunduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, ek istinaf dilekçesi ile de, aracın dava dışı ...
Sigorta AŞ'ye genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçenin celbi mahkemeden talep edilmesine rağmen bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tedavi gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, her ne kadar kaza tespit tutanağında sürücü ...'ın kendi istikametinde seyrettiğinden kusuru bulunmadığı, yaya ...'ın taşıt yolu üzerinde yürümesi nedeniyle kusurlu olduğu belirtilmiş ve kaza tespit tutanağına dayalı olarak İstanbul C.
Başsavcılığında KYOK kararı verilmiş ise de, kazanın yan yolda kaplama üzerinde yürüyen davacı yayaya davalı sürücü Tuğba'nın çarpması şeklinde meydana geldiği anlaşılmakla, dosya kapsamında alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce kaza tespit tutanağı ve kamera kayıtları ( CD) ve tüm dosya kapsamı incelenerek hazırlanan raporda, davalı sürücünün yan yolda kaplama içinde yürüyen yayayı gördüğünde ikaz etmeyip önlemsizce çarptığından %80 oranında asli kusurlu, yayanın kaplama içinde kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde yürüdüğünden %20 oranında tali kusurlu olduğu açıklanmış olup,
rapordaki kusura ilişkin tespitin kazanın meydana geliş biçimi ve somut olayın özelliklerine uygun olması nedeniyle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, kaza tespit tutanağının aksinin kamera kayıtları içeriğine göre hazırlanan ATK raporu ile ispat edilmiş bulunmasına; kaza tarihi ( 2016), kusur durumu ( %80 davalı kusuru), davacının yaralanmasının niteliği ( kafa travması, % 8,2 maluliyet), somut olayın özellikleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve paranın alım gücü hep birlikte nazara alındığında davacı için hükmedilen manevi tazminatın fazla olmamasına;
davacı taraf manevi tazminata ilişkin olarak kazaya karışan aracın kasko sigorta şirketine karşı dava açıp açmamakta serbest olup, yerel mahkemeden davanın kasko sigorta şirketine ihbarı da istenilmediğinden bu yönü ile eksik incelemeden bahsedilemeyecek olmasına göre; istinaf eden davalı ... Kiralama Ve Ticaret A.Ş vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı ... Kiralama ve Ticaret A.Ş vekili ve davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar ...
30/05/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/534, K. 2024/907, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama