KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2021/769
- Karar no
- 2024/1126
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/01/2021
- Numarası
- 2019/93 Esas - 2021/25 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Nedeniyle Tazminat
- İstinaf karar tarih
- 04/07/2024
Karar Metni
1.322 kelime·7 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın, 02.07.2017 tarihinde müvekkili ...'in annesi, ... imam nikahlı eşi müteveffa ... çarpması ile meydana gelen kazada müvekkillerinin desteğinin vefat ettiğini, cezai soruşturma aşamasında alınan raporu ile davalı araç sürücü ... kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları baklı kalmak kaydı ile;
her bir davacı için 500,00'er TL olmak üzere 1.000,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, her bir davacı yönünden 40.000,00'er-TL olmak üzere 80.000,00-TL manevi tazminatın davacı gerçek kişilerden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.Davalılar ... vekili cevap dilekçesi ile; kaza anına ait kamera kayıtlarına göre, kaza saatinin sabaha karşı olması,
müteveffanın kanında alkol tespit edilmiş olması ve yaya geçişinin mümkün olmadığı bir mahalde yolun ortasında oturuyor olması nedeni ile müteveffanın aslında intihar ettiğini, ceza yargılamasında müvekkili araç sürücüsünün mahkumiyetine karar verilmiş ise de cezanın adli para cezasına çevrildiğini, alınan kusur raporuna göre müteveffanın asli kusurlu olduğunu, davacı ...'ın kaza tarihi itibariyle evli olması,
müteveffadan farklı bir ilde yaşıyor olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddi gerektiğini, davacı ... tarafından imam nikahlı eş olduğuna dair herhangi bir delil sunulmadığını, müşterek çocuklarının bulunmasının kaza tarihinde karı-koca ilişkisi bulunduğunu ispat için yeterli olmadığını, desteklik durumununu davacı tarafça somut delillerle ispatı gerektiğini, ceza yargılamasında alınan rapor ile müteveffanın asli kusurlu olduğunun tespit edilmesi,
müvekkillerinin herhangi bir kusurunun bulunmaması nedeniyle manevi tazminat isteminin de reddi gerektiğini, istenilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapora göre müteveffanın %70, davalı sürücü ... %30 oranında kusurlu olduğu, kusur raporunun kaza tespit tutanağı ve soruşturma dosyası ile uyumlu olduğu, davacı ... tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, kaza tarihinde evli olduğu, kaza tarihinden öncesine ait çalışmasının bulunduğu,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/15518 Esas 2017/6331 Karar sayılı ilamına göre, kız çocuklarının çalışmaya veya evlenmeye başlaması ile destek ihtiyacının ortadan kalktığı, davacı ... tarafından da müteveffanın imam nikahlı eşi olduğu ileri sürülerek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, davacının iddiasını ispatlayamadığı, dinlenen davacı tanıklarının bu hususa ilişkin bilgilerinin olmadığı, davacı ile müteveffanın aynı adreste oturmadıkları, dosya içerisinde yer alan tutanaklara göre davacının üvey oğlu ... ile birlikte yaşadığı,
kaza tarihinde 22 yaşında müşterek çocuklarının olmasının destek olma ve birlikte yaşama olgusunu ispat etmeyeceği, bu hali ile davacıların maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, davacı ... yönünden kazanın oluş şekli, kaza tarihi, müteveffanın yaşı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyo ekonomik durumları göz önünde bulundurulduğunda manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerektiği, davacı ... yönünden kaza tarihinde müteveffa ile birlikte yaşama olgusunun ispat edilemediği, bu nedenle manevi zarardan bahsedilemeyeceği gerekçesi ile;"Davacılar ... ve ... davalılar ... ve ...
A.Ş aleyhine açmış oldukları maddi tazminat davasının REDDİNE, 2-)Davacı ... davalılar ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının REDDİNE, 3-)Davacı ... davalılar ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile.
10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemin reddine" karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalılar ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; müvekkili ... kaza tarihinde evli olması ve yine kaza tarihinden evvel çalışmasının bulunması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de, davacının kaza tarihinde 22 yaşını doldurmasına 2 ay bulunduğu ve desteklik yaşı içerisinde olduğu, evli olmasının destek almadığı anlamına gelmeyeceği, sosyal ve ekonomik koşullarının değerlendirilmesi gerektiği, kaza tarihi öncesinde SGK'lı çalışmasının bulunmasının da destekliğe engel olmadığı, müvekkili ... yönünden ise imam nikahlı eşi olduğu ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu,
dinlenen tanık beyanı ile müvekkili ... ile müteveffanın birlikte yaşadığının ispat edildiği, müvekkili ile müteveffanın ikamet adreslerinin aynı olmamasının birlikte yaşamadıklarını ispatlar nitelikte olmadığı, davacı ve müteveffanın geçim derdinden ikametgahlarının değiştirilmesini düşünmedikleri, müşterek çocuk davacı ...'ın tanınmasının da müteveffa ile davacı ... birlikte yaşadıklarının delili olduğu, davacı ... için takdir edilen manevi tazminat miktarının az olduğu, manevi tazminat için birlikte yaşama koşulu bulunmadığı,
eşini, kızının annesini kaybeden müvekkili ... lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği hususlarına ilişkindir.
Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf nedenleri; müteveffanın ceza yargılaması sırasında alınan rapora göre kazanın meydana gelmesinde asli, müvekkili araç sürücüsü ... ise tali derecede kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirilmesi nedeni ile davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin tamamen reddi gerektiği, takdir edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde;
kaza sonrası 02.08.2017 tarihinde düzenlenen tutanakta, müteveffanın üzerinde kimlik bilgisi bulunmadığı, kimlik bilgilerinin tespiti amacı ile çevrede yapılan araştırma neticesinde müteveffanın ... Mahallesi ...
Sokak üzerinde metruk bir binada kaldığının tespit edildiği, binaya gidildiğinde, binada bulunan ve müteveffanın üvey annesi olduğunu beyan eden ...'nun üvey annesinin evde olmadığını, gece saatlerinde evden gittiğinde alkollü olduğunu beyan ettiğinin belirtildiği, Davacı ...
03.01.1995 doğumlu olduğu, 13.05.2015 tarihinde evlendiği, kaza tarihi itibariyle MERNİS adresinin Adana ili Seyhan ilçesi olduğu, 29.04.2003 tarihinde davacı ... tarafından tanındığı,Davacı ... bilinen tüm adreslerine sosyo ekonomik durumunun tespiti için yazılan müzekkerelere, adreste tanınmadığı, adresin kapalı olduğu, adreste bir kaç günlüğüne kaldığının tespit edildiği yönünde cevap verildiği görülmüştür.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davacı ...'un kaza tarihi itibariyle evli olmasına, Yargıtay ilgili Dairesi'nin yerleşmiş içtihatları ile kız çocukları için genellikle, çalışmaya başlama veya evlenme ile destek ihtiyacı ortadan kalkacağının kabul edilmesine (Bknz.
Yargıtay 17. HD'nin 26.09.2019 tarihli ve 2016/17708 E. - 2019/8606 K. Sayılı ve benzer nitelikteki ilamları), kaza sonrası düzenlenen 02.08.2017 tarihli tutanak içeriğine göre müteveffanın metruk bir binada yaşadığının tespit edilmiş olmasına, kaza tarihinde aynı binada müteveffanın üvey annesi olduğunu beyan eden dava dışı ...'nun bulunduğunun tespit edilmesine ve müteveffanın kimlik tespitinin adı geçen kişi tarafından yapılmış olmasına,
kaza tarihinden yaklaşık 15 yıl önce yapılmış tanıma işleminin ve davalı ... ile müteveffanın kaza tarihi itibariyle yaklaşık 22 yaşında müşterek çocuklarının bulunmasının desteklik iddiasının ispatı için yeterli olmamasına göre davacıların ispat edilemeyen maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, kazanın oluş şekli, kusur durumu, tarafların sosyo ekonomik durumu, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ancak tatmin duygusuna ulaşılacak kadar olması gereği hep birlikte değerlendirildiğinde;
mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının somut olayın özelliğine göre az yada çok olmamasına, davacı ... yönünden, müteveffa ile olan manevi bağın ve müteveffanın ölümü nedeniyle manevi zarar doğduğunun ispatlanamamış olması karşısında manevi tazminat talebinin reddedilmiş olmasına göre davacılar vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılardan alınması gereken 683,10-TL harçtan peşin yatırılan 170,78-TL harcın düşümü ile bakiye 512,32-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
a/İstinaf eden davacılardan alınması gereken 855,20-TL(427,60x2) istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 795,90-TL harcın 368,30-TL'sinin davacı ...'dan, 427,30-TL'sinin davacı ...'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/769, K. 2024/1126, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama