KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Dosya no
- 2021/806
- Karar no
- 2024/1056
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/02/2021
- Numarası
- 2017/463 Esas - 2021/103 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 13/06/2024
Karar Metni
1.413 kelime·7 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
24.11.2013 tarihinde, müvekkillerinin yolcu olarak bulunduğu, trafik sigortası bulunmayan ... plakalı aracın, park halindeki ... plakalı yarı römorka arkadan çarpması sonucunda meydana gelen kazada müvekkillerinin yaralanıp sakat kaldıklarını, müvekkili ...'un tedavi gideri ve bakıcı gideri olduğunu, müvekkili ...'un kaza tarihinde inşaat dış cephe mantolama ustası olarak aylık net 3.000-TL, müvekkili ...'ın ise mermer ve granit ustası olarak aylık net 3.000-TL gelir elde ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... için 1.000TL iş gücü/kazanç kaybı tazminatı, 1.000 TL bakıcı gideri,
1.000 TL tedavi gideri ve ... için 1.000 TL iş gücü/kazanç kaybı tazminatının ( belirsiz alacağın) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş.
21/10/2020 tarihli dilekçesi ile talebini davacı ... için 13.979-Tl geçici iş göremezlik tazminatı, 249.500-Tl kalıcı iş göremezlik tazminatı, 12.095-Tl bakıcı gideri ve davacı ... için 29.907-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 232.518-Tl kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça yapılan başvuru sonucunda hasar dosyası açıldığını, ancak eksik belgelerin gönderilmesi istenildiği halde bu yapılmayarak müvekkili kuruma karşı iş bu davanın açıldığını, kusur ve maluliyet durumunun tespiti için rapor alınması gerektiğini, bakıcı gideri, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, davacıların ehliyetsiz sürücünün aracına bilerek ve isteyerek bindikleri için hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, taşıma ücret karılığı olmadığından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini,
avans faizi talebinin yersiz olduğunu, davacıların belirttikleri kadar gelir elde ettiklerini kabul etmediklerini, bunun davacı tarafça ispatı gerektiğini, sorumluklarının teminat limiti ile sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''...
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 11/06/2020 tarihli raporunda, "çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit yönetmeliği" ne göre meslekte kazanma gücünden kayıp oranının %19 , tıbbı iyileşme süresinin 12 ay olduğu, yine Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 09/01/2020 tarihli raporunda "çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit yönetmeliği" ne göre meslekte kazanma gücünden kayıp oranının %16 , tıbbı iyileşme süresinin 24 ay olduğunun tespit edildiği.
YTÜ Otomotiv Bölümünden makine mühendisi Prof Dr ... ile aktüer bilirkişi ...tarafından düzenlenen 14/10/2020 tarihli raporda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu,park halinde olan ... plakalı araca izafe edilecek kusur bulunmadığının; ...' ın gecici is göremezlik maddi zararının. 14.479,57 TL olduğu, sürekli iş göremezlik maddi zararının. 250.000,00 TL olduğu, ...’ ın bakıcı gideri maddi zararının.
13.095,10 TL olduğu, ...' ın gecici is göremezlik maddi zararının. 30.407,92 TL olduğu, sürekli is göremezlik maddi zararının. 233.018,22 TL olduğunun belirtildiği; bilirkişi raporu denetime elverişli bulunarak hükme esas alındığı; davacılar ile araç sürücüsü ... arasında akrabalık ilişkisi bulunması ( kardeş çocukları olmaları), bu nedenle yapılan taşımanın ahlaki olması nedeniyle hatır taşıması savunmasının yerinde bulunmadığı '', gerekçesiyle, 1-Davacı ... için.
263.425,00 TL işgöremezlik tazminatının ( 30.407,00 geçici işgöremezlik 233.018,00 TL sürekli işgöremezlik) olmak üzere dava tarihi 18/05/2017 den itibaren yasal faizi ile alınıp davacıya verilmesine 2-Davacı ... için 13.095,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 264.479,00 TL (14.479,00 geçici işgöremezlik 250.000,00 TL sürekli işgöremezlik) işgöremezlik tazminatının dava tarihi 18/05/2017 den itibaren yasal faizi ile alınıp davacıya verilmesine, 3-... ın 1.000,00- TL tedavi gideri tazminatı talebinin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: Davalı vekili; davacı tarafça başvuru şartı usulüne uygun yerine getirlmediğinden dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, bakıcı giderinin asgari ücretin brütü üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, davacı taraf gelirini ispat edemediği halde asgari ücretin üzerinde bir gelir elde ettiklerini kabul edilerek yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, tazminatlardan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmamasının doğru olmadığını,
kaza tarihinde teminat limiti 250.000-TL olup limit aşılarak karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat, tedavi gideri ve bakım gideri istemine ilişkindir. 1-Maddi tazminatın (zararın) hesaplanmasında gelirin doğru olarak belirlenmesi önemli bir yer tutmaktadır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ün İnşaat dış cephe mantolama ustası, davacı ... ise mermer ve granit ustası olduğunu, her birinin kaza tarihinde aylık net 3.000-TL gelir elde ettiğini ileri sürmüştür.
Dosya içerisindeki sosyal ekonomik durum araştırmalarında, davacı ...'in inşaatlarda mermer ustalığı yaptığı, aylık 1300-Tl gelir elde ettiği, şahsın sürekli bir işinin olmadığı, inşaatlarda iş çıkınca gündelik çalışma yaptığı, davacı ...'un ise inşatlarda kalfa olarak çalıştığı ve aylık gelirinin 5.000-TL olduğu yazılıdır. Mahkemece, ...
Sendikası'ndan emsal gelir araştırması yapılmış, ilgili sendika tarafından 08.11.2018 tarihli cevabi yazı ile inşaat mermer ustası- dış cephe mantolama ustasının 2018 yılında aylık gelirinin sendikasız ise 4350-TL, sendikalı ise 4850-TL olduğu belirtilmiştir.
Hükme esas alınan 14/10/2020 tarihli hesap bilirkişi raporunda, davacıların inşaat ustası oldukları, 2014 Kasım ayı TÜİK verilerine göre bir inşaat ustasının aylık gelirinin AGİ hariç 1.129,76-TL olduğıu, bunun 2014 yılı Kasım ayı AGİ'siz asgari ücret olan 810,70-TL'ye oranlandığında davacıların aylık gelirinin asgari ücretin 1,39 katı olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır. Davacıların SGK kayıtları dosyaya kazandırılmamıştır.
Tazminata esas alınan davacıların gerçek gelirinin belirlenmesine ilişkin araştırma yetersizdir.
Bu durumda mahkemece; davacıların gelirine ilişkin SGK kayıtlarının dosyaya kazandırılması, kaza tarihi olan 2013 yılı için ilgili meslek odalarından davacıların yaptığı işe göre aylık ortalama kazancının sorulması, var ise davacıların sunacağı belgeler ve ilgili meslek odalarından gelen cevabi yazıların da birlikte değerlendirilmesi ve inşaat işçiliği, işin özelliği gereği yılın belirli aylarında yapılabilen mevsimlik bir iş olduğundan, davacıların yaşadığı ve çalıştığı yerler de dikkate alınarak yılın kaç ayı ve ayda kaç gün çalışabilecekleri tespit edilip,
çalıştıkları günler için davacıların gerçek gelirinin net biçimde saptanmasından sonra tazminat hesabı konusunda rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. (Bkz.
Yargıtay 4. HD'nin 2020/1271 Esas, 2020/7074 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 17. HD'nin 2016/19393 Esas,2019/9442 Karar sayılı ilamı 2-Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, 6098 sayılı TBK 52 maddesinde düzenlenmiştir.
Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamından, davacıların yolcu olarak bulundukları araç sürücüsü müteveffa ...'ın ehliyetsiz olduğu anlaşılmaktadır.
Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılması gerekmektedir.
Davacıların ehliyetsiz sürücünün aracına bilerek binme şeklinde gerçekleşen müterafik kusuru sebebiyle hesaplanan sonuç tazminatlardan Yargıtay 4. ve 17. HD'nin yerleşmiş uygulamaları ile de benimsenen, 6098 sayılı TBK 52. maddesi gereğince %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde bu husus göz ardı edilerek karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
3-Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi Genel Şartları A.1 maddesinde “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde düzenlenmiştir.(Bknz.Yargıtay 17.HD'nin 2014/17470 E, 2016/11568 K. Sayılı ilamı).
Somut olayda; kazaya karışan sigortasız araç için kaza tarihinde ZMMS teminat limiti ölüm/sakatlık halinde bedensel zarar için 250.000,00-TL, sağlık gideri ( bakım gideri, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri için ayrı olarak) 250.000,00-TL olup; mahkemece limit aşılarak davacı ... için geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak 263.425,00-TL, davacı ... için geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak 264.479,00-TL'ye hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle; yukarıda (1), (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına ve dosyanın kaldırma kararı gereğince yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2021 tarih ve 2017/463 Esas 2021/103 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/806, K. 2024/1056, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama