Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası...'ın maliki olduğu ... plakalı (iş makinesi) biçerdöverin sigortalandığını, 19/07/2019 tarihinde iş makinesinin kaza sonucu perte ayrıldığını, davalı sigorta şirketinin aracın rayiç bedelini 45.000-Euro olarak belirlediğini ve 14/11/2019 tarihinde imzalanan protokol ile 121.765,00-TL ödeme yapıldığını, oysa aracın gerçek piyasa rayiç bedelinin 55.000 Euro olduğunu tespit ettiğini, sigorta şirketiyle bu yönde bir anlaşmaya varamadığını, tazminat değeri üzerinden lastiklerin kullanıma uygun olmaması nedeniyle %30 oranında 52.185,00-TL ağır kusur indirim yapıldığını,
davalı sigorta şirketinin ağır kusur indiriminin hukuka uygun olmadığını belirterek, mahkemece aracın rayiç değeri tespit edilerek ödenen bedel düşüldükten sonra bakiye kısma ilişkin HMK'nın107.maddesi gereği fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline ve davalı sigorta şirketinin tazminat değeri üzerinden lastiklerin kullanıma uygun olmaması nedeniyle ağır kusur indirimi olarak %30 oranında yapmış olduğu 52.185,00-TL'lik indirimin yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı
vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek ''..
Davacı yana ait aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi bulunduğu, araçta 19/07/2019 tarihinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, araçta hasar oluştuğu, davalı sigorta şirketine hasarın ihbar edildiği, sigorta şirketi tarafından aracın onarımının ekonomik olmadığı tespiti ile aracı perte ayırdığı, davacıya ise hasar bedelinden %30 indirim yapılması suretiyle ödeme yapıldığı, bakiye zarar ile dava konusu aracın rayiç değerinin düşük belirlendiği iddiası ile 100,00-TL rayiç bedel farkı talep edildiği,
alanındaki uzman bilirkişiden alınan rapora göre, her ne kadar tekerleklerden birinin diş derinliğinin yetersiz olduğu ve iş makinesinin sürüş güvenliğini düşürdüğü, tekerlekler nedeniyle aracın zemine tutunamadığı ve bu nedenlerle davacıya ağır kusur verildiği bu nedenle indirim yapılmasının uygun olduğu bildirilmiş ise de sigortalının sürücünün trafik kurallarına aykırı davranışı nedeniyle %100 kusurlu bulunması kasıtlı ya da ağır kusurlu olduğu anlamına gelmeyeceği, davalı sigorta şirketi meydana gelen hasarın tamamından sorumlu olduğu,
hasarın teminat dışı kaldığından bahsedilemeyeceği gibi %30 ağır kusur indiriminin de yapılamayacağı, bilirkişi raporunda dava konusu aracın rayiç bedelinin 45.000-Euro (290.000,00-TL) olduğu, iş makinasının 116.050,00-TL sovtaj bedeli olduğu tespit edildiği, davacının aracın rayiç değerine ilişkin açtığı 100,00-TL talebinin reddi gerektiği kanaatiyle bu kısım yönünden davanın reddine, davacının ikinci talebinin ağır kusur indirimi nedeniyle ödenmeyen 52.185,00-TL olduğu ...'' gerekçesiyle, davanın KISMEN KABULÜ ile 52.185,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurmuştur.İstinaf nedenleri; hasar bedelinin davacıya ödendiği, araç lastiklerinin kullanıma uygun olmamasının rizikoyu ağırlaştırıcı nitelikte olduğu ve traktör lastiklerine gereken bakımı yapılmış olsaydı kazanın meydana gelmeyebileceği ya da büyük miktarda hasar oluşmayacağı, mahkemenin kararının hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Dava konusu ... plakalı,
0784172 motor numaralı (iş makinası) biçerdöverin 17/12/2018-17/12/2019 tarihleri arası davalı nezdinde kasko sigortalı olduğu, 19/07/2019 tarihinde meydana gelen kaza sonucu, iş makinesinin perte ayrıldığı, ...'ın varislerine vekaleten (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) 14/11/2019 tarihinde imzalanan " İbraname ve Pertotal Mutabakatı '' başlıklı belge ile 290.000,00- TL rayiç değer belirlendiği, rayiç değerin 116.050,00 -TL'sinin sovtaj bedeli, 173,950,00-TL'sinin ise tazminat olarak hesaplandığı,
tazminat değeri üzerinden lastiklerin kullanıma uygun olmaması nedeniyle %30 oranında 52.185,00-TL ağır kusur indirimi yapılarak 121.765,00-TL ödeme yapıldığı, tescil kaydına ilişkin yapılan incelemede ise iş makinesi üzerinde hak ve menfaati bulunanın davacının miras bırakanı..., araç sahibinin ise ... Bankası A.Ş. olduğu, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile hasar dosyasından anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtilmelidir ki, sigortalı aracın pert total kabul edilerek davalı tarafından sigorta poliçesi kapsamında 121.765,00-TL ödeme yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık.
14/11/2019 tarihinde imzalandığı anlaşılan mutakabatnameye göre; aracın rayiç değerin düşük belirlenip belirlenmediği, ödenen bedel ile aracın gerçek rayiç değeri arasında ( davacı beyanına göre) 20.000,00-Euro bedel farkı oluşup oluşmadığı ve davalı sigorta şirketinin tazminat değeri üzerinden yapmış olduğu (-lastiklerin kullanıma uygun olmaması nedeniyle %30 ağır kusur indirimi-) 52.185,00-TL kesintinin davalıdan tahsili koşullarının olup oluşmadığı noktasındadır.Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlerle.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre. Genel Şartların 4.maddesinde “tam kusur” dan değil, “kasıt” veya “ağır kusur”'dan söz edilmekte olup, ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiğinin kabul edildiği ve ağır kusur kavramının özel hukuk kavramı olup kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade edeceğine dair içtihatları, (Bkz.
Yargıtay 17.HD'nin 2014/23815 Esas,2017/4755 Karar ve 2016/3422 Esas, 2016/6357 Karar sayılı ilamı) gözetildiğinde, kasko sigortası şirketinin sadece kasıt halindeki zarardan sorumlu olmadığı, bunun dışında, ağır kusur sayılan hallerde bile hasardan sorumlu olduğu (Bkz.
Yargıtay 17.HD'nin 2014/20262 Esas,2014/17040 Karar sayılı ilamı) anlaşılmakla; somut uyuşmazlıkta, mevcut deliller ve taraf beyanlarına göre zararın meydana gelmesinde kasıttan bahsedilemeyecek olmasına ayrıca davacının, 14/11/2019 tarihli mutabakatnameyi ihtirazi kayıt koyarak (-fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak-) imzalanmış olmasına göre kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kararda kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından,
davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 3.564,75-TL harçtan peşin yatırılan 900,00-TL harcın düşümü ile bakiye 2.664,75-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.05/11/2025