İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2023/1582 K.2025/1003

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi…

Esas2023/1582Karar2025/1003Tarih26 Haziran 2025Okuma9 dk · 1.888 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
26 Haziran 2025
Dosya no
2023/1582
Karar no
2025/1003
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/05/2023
Numarası
2019/639 Esas - 2023/321 Karar
Davanın konusu
Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İstinaf karar tarihi
26/06/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.888 kelime·9 dk okuma·1 bölüm

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

KARA R

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeninin 28/06/2017 tarihinde Ağrı İli, ... Mahallesi, ... Caddesi'ndeki ...

Dershanesi önünden Cumhuriyet İlkokulu'na doğru geçiş yaptığı sırada, plakası ve sürücüsü meçhul kırmızı renkli bir motosikletin kendisine çarpması neticesinde ağır bir biçimde yaralanarak Ağrı Devlet Hastanesi'nden temin edilen Sağlık Kurulu Raporu'ndan da anlaşılacağı üzere %15 oranında maluliyete uğradığının tespit edildiğini, yapılan tüm aramalara rağmen müvekkilinin yaralanmasına neden olan araç bilgilerine ulaşılamadığını, bu nedenle uğranılan bedensel zararın giderilmesinden davacı Güvence Hesabı'nın sorumlu olduğunu,

ancak Güvence Hesabına yapılan yazılı başvurunun 10/04/2018 tarihinde kuruma ulaşmasına rağmen herhangi bir sonuç alınamadığını, arabuluculuk başvurusunun da anlaşmazlıkla sonuçlandığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) 500,00-TL'si kalıcı, 500,00-TL'si de geçici iş göremezlik zararına karşılık olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalı Güvence Hesabı'ndan tahsiline karar verilmesini istemiş.

14/03/2023 günlü ıslah talepli dilekçe ile de geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını 1.270,75-TL'ye, kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını da 93.438,29-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır.Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava açılmadan önce vekil edeni kuruma usulüne uygun şekilde yapılmış bir başvuru olmadığından, davanın öncelikli dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, bundan ayrı.

Güvence Hesabı'nın sorumluluğu yoluna gidilebilmesi için kazaya sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir aracın karıştığının ve bu aracın da kazanın oluşumunda kusurlu bulunduğunun somut delillerle kanıtlanması gerektiğini, tüm bunlardan ayrı.

01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartları uyarınca geçici iş göremezlik zararının müvekkili kurumun sorumlu olmadığını ve kalıcı iş göremezliğe ilişkin hesaplamanın da TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1.8 teknik faiz uygulaması ile yapılması gerektiğini ve dahi haksız fiil nedeniyle oluşan zarar bakımından avans faiz istenemeyeceğini ve faizin de dava tarihinden başlatılması gerektiğini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama neticesinde;"...

Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 15/01/2021 tarih 4 sayılı raporunda: "....

T.C. kimlik numaralı ...doğumlu ...'ın tarafımıza iletilen tıbbi evraklardaki mevcut bulguları ve yapılan muayenesine göre değerlendirildiğinde; şahsın mevcut yaralanması ile 28/06/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası arasında illiyet bağının bulunduğu, 28/06/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında meydana gelen yaralanmasının tıbbi iyileşme süresinin 2 aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında %100 (yüzde yüz) malul sayılması gerektiği, 28/06/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı sürekli toplam özürlülük oranının %17(yüzde onyedi) olduğu,

28/06/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı sürekli işgöremezlik oranının %19 (yüzde ondokuz) olduğu..." belirtilmiştir.Kusur incelemesi yapmak üzere dosya trafik uzmanı bilirkişisi ...'e tevdi edilmiş, alınan 12/07/2021 tarihli raporda özetle; "... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ün %50 oranında tali kusurlu, yaya ...'ın %50 oranında tali kusurlu olduğu..." belirtilmiştir.Tazminat hesaplaması yapılmak üzere mahkememizce resen görevlendirilen Aktüerya bilirkişi ... tarafından hazırlanan 15/02/2022 tarihli bilirkişi kök raporu ve 02/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;

"...Davacı ...'ın 28.06.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, toplam maddi tazminatının hesap tarihi olan 02.03.2023 tarih itibarı ile 94.,709,04 TL olduğu, toplam maddi zararının; iyileşme süresi (geçici iş göremezlik ) tazminatı 1.270,75 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 93.438,29 TL olduğu..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan,

mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve davacının bedel artırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle;-Davanın KABULÜ ile;-1.270,75TL geçici iş göremezlik tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-93.438,29TL sürekli iş göremezlik tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

karar verilmiştir.Karara karşı davalı Güvence Hesabı vekili ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davaya karşı koyma sebeplerine paralel olup, kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiği ve bu aracın kusurlu olduğu usulüne uygun şekilde tespit edilemediğinden, davacı tarafın haksız davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.Davacı vekilinin istinaf nedenleri ise;

kazanın meydana gelmesinde vekil edenine atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı gibi hesaplama verilerinin de hatalı biçimde belirlenmesi neticesinde müvekkilinin talep edebileceği tazminat miktarının eksik hesaplandığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava;

trafik kazası neticesinde meydana gelen, bedensel zarara dayanılarak açılmış, maddi tazminat isteğine ilişkindir.1-Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 14.ve Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9.maddesinde Güvence Hesabı'na hangi durumlarda başvuruda bulunabileceği gösterilmiş olup;a-Kazaya neden olan motorlu aracın kimliği belirsiz ise, b-Kaza sırasında geçerli bir poliçe yoksa veya eksik ise,c-Poliçeyi düzenleyen sigorta şirketi iflas etmiş veya ruhsatı iptal edilmişse, d-Çalınan veya gaspedilen araçlardan dolayı işleten sorumlu tutulamıyorsa, bu durumlarda Güvence Hesabı'na başvurularak,

güvence tutarlarıyla sınırlı tutularak kendisinden tazminat talep edilebilecektir.Somut olayda; dava açan dilekçede davacının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasına sebebiyet veren motorlu aracın ve sürücüsünün kimliğinin belirsiz olduğu ileri sürülmüş, davalı Güvence Hesabı ise ileri sürülen bu durumun davacı tarafça kanıtlanması gerektiğini savunmuştur.Dosya kapsamında yapılan incelemede;

davacının yaralanmasıyla sonuçlanan 28/06/2017 günlü trafik kazasına sebebiyet veren aracın, 20/04/2000 doğumlu ... isimli çocuğun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet olduğunun Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan 2017/7535 sayılı soruşturma dosyası kapsamında tespit edildiği ve fakat soruşturma kapsamında temin edilen 20/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda, müşteki ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, ...l'ün ise herhangi bir kural ihlali bulunmadığı bildirildiğinden bahisle.

22/01/2019 tarihinde verilen 2019/314 sayılı kararla ...hakkında kovuşturmaya yer olmadığına itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği tespit edilmiştir.Ağrı Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü'nce gönderilen 18/02/2020 günlü cevabi yazıda da; ... plaka sayılı araç için 14/12/2018 tarihinde hurda işlemi yapıldığı ve 28/06/2017 kaza tarihi itibariyle bu aracın ... isimli şahıs adına kayıtlı olduğunun bildirildiği görülmüştür.Mahkemece;

yargılama sırasında ... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar şekilde ZMM sigortalı olup olmadığının Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden sorulması yönünde ara kararın oluşturulmuş ise de, bu kapsamda yazılan müzekkereye verilen herhangi bir cevaba ulaşılamamıştır.Hal böyle olunca.

Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan soruşturma neticesinde 28/06/2017 tarihinde meydana gelen kazada, davacıya çarpan aracın plakası ve sürücüsü kim olduğu açıkça belirlendiği halde, davalı Güvence Hesabı'nın sorumluluğuna hangi sebeple gidildiği konusunda taraflar nezdinde ve yasa yolu denetimine imkan sağlayacak biçimde gerekçe oluşturulmadan karar verilmiş olması isabetsizdir.2-Bundan ayrı kabule göre de.

Güvence Hesabı'nın sorumluluğu yoluna gidilebilmesi için diğer koşulların yanında davacıya çarpan araç sürücüsünün kazanın oluşumunda az veya çok kusurlu olması zorunludur. Aksi takdirde davalının sorumluluğu yoluna gidilmesi mümkün değildir.

Somut olayda; davacı taraf kazanın oluşumunda plakası ve kimliği belli olmayan motosiklet sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ileri sürmüş, davalı ise kazaya karışan tarafların kusur durum ve oranlarının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerektiği belirterek, davaya karşı koymuştur.Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden kazanın hangi gün meydana geldiği, hangi yolda gerçekleştiği belli olmakla birlikte, kaza anını gösterir görüntü ve tanık tespit edilemediğinden,

kazanın tam olarak nasıl gerçekleştiği konusunda davacı kazazede ve araç sürücüsü çocuğun beyanı dışında bilgi mevcut olmadığı ve kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı da düzenlenmediği anlaşılmaktadır.Görülmekte olan dosya kapsamında temin edilen 12/07/2021 günlü kusur bilirkişi raporunda, kazazede yayanın ve motosiklet sürücüsünün kazanın oluşumunda eşit kusurlu oldukları sonucuna varılmış,

davacının Güvence Hesabı'na yaptığı başvuru neticesinde açılan hasar dosyası kapsamında alınan kusur raporunda da davacının kolluk tarafından alınan 28/06/2017 tarihli ifadesi ile uydu fotoğraflı harita bilgisi veren sitelerden elde edilen görüntülerin değerlendirilmesi neticesinde talep konusu kazanın oluşumunda zarar gören ...'ın asli kusurlu olduğu ve en az %60 oranında kusurlu bulunduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan soruşturma neticesinde de motosiklet sürücüsü çocuğu atfedilecek bir kusur olmadığının 20/01/2019 günlü bilirkişi raporuyla tespit edildiği gerekçesiyle, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak.

Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan soruşturma neticesinde itiraz yolu açık olmak üzere verilen bu karara karşı müşteki ... tarafından itiraz yoluna gidilip gidilmediği, gidilmiş ise akıbetinin ne olduğu, müteakip şüpheli çocuk ... hakkında taksirli yaralama suçu nedeniyle ceza davası açılıp açılmadığı, açılmış ise nasıl sonuçlandığı mahkemece araştırılıp belirlenmiş değildir.Her ne kadar.

TBK'nın 74.maddesi "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir" hükmünü taşımakta (-Aynı doğrultudaki hüküm 818 sayılı Borçlar Kanununun 53.maddesinde de mevcuttur.) ve bu açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamakta ise de;Yargısal uygulamada;

ceza davası açılan hallerde, ceza davasında alınan kusur raporu ile karar verilip karar kesinleşse dahi, bu raporun hukuk hakimini kusur yönünden bağlamayacağı istikrarla kabul edilmektedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.02.2004 gün ve 2004/11-115 E.2004/108 K; 12.5.2004 gün ve 2004/4-290 E, 289 K; 14.12.2005 gün ve 2005/10-680 E, 733 K sayılı ilamları). Hemen belirtilmelidir ki, hukuk hakiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir.

Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (Y.HGK.10.1.975 gün ve 1971/T-406 E. 1975/1 K. sayılı ilamı.

Y.HGK.23.1.1985 gün ve 1983/10-372 E.ve 1985/21 K.sayılı ilamları ve yukarıda yer alan ilamları).Bu yüzden özellikle bir ceza mahkemesinin, uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle olayın varlığına ve sanık tarafından işlendiğine ilişkin maddi olgulara ilişkin kesinleşmiş belirlemelerin hukuk mahkemesini bağlayacağı konusunda duraksamamak gerekir.Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar.

Bu durumda ilk derece mahkemesince huzurdaki davaya konu kaza nedeniyle verilen KYOK kararının itiraza uğrayıp uğramadığı, uğramış ise nasıl sonuçlandığı ve müteakip şüpheli çocuk hakkında ceza davası açılıp açılmadığı, açılmış ise akıbetinin ne olduğu belirlenmeden ve dahi birbirinden farklı kusur raporları arasındaki çelişkiler usulüne uygun şekilde giderilmeden taraflar arasındaki uyuşmazlığın yazılı biçim ve şekilde çözüme kavuşturulması doğru olmamıştır.Hal böyle olunca;

mahkemece önce davalı Güvence Hesabı'na husumet yöneltilebilir olup olmadığına ilişkin olarak durumun yukarıda (1) sayılı bentte gösterilen hususlar gözetilerek netleştirilmesi, yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda Güvence Hesabı'nın sorumluluğu yoluna gidilebileceği sonucuna varılması halinde olayın özellikleri de gözetilmek suretiyle; talep konusu kaza nedeniyle ceza davası açılıp açılmadığı, açılmış ise nasıl sonuçlandığının araştırılıp belirlenmesi ve ondan sonra,

ulaşılacak sonuca göre gerekirse İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurumlardan seçilecek kusur konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden kaza ile ilgili soruşturma evrakları, varsa ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası ve konuya ilişkin görülmekte olan dosya kapsamına giren tüm kusur raporlarını da irdeleyen ve varolan çelişkileri de giderebilecek nitelikte, 28/06/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumunda tarafların kusur durum ve oranlarının ne olacağı konusunda açık,

ayrıntılı ve denetime imkan verecek nitelikte rapor alınması ve sonrasında davalının sorumluluğunun kapsamının tartışılıp belirlenmesi gerekirken, tüm bunların yapılmamış olması HMK.m.353/1-a/6 hükmü kapsamındaki hali oluşturacağından taraf vekillerinin istinaf başvurularının açıklanan sebeplerle ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Davalı Güvence Hesabı vekili ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ayrı ayrı KABULÜ ile, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/05/2023 tarih ve 2019/639 Esas - 2023/321 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca,

SONUÇ / HÜKÜM

peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde ilgilisine İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/06/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1582, K. 2025/1003, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1582
Karar No
2025/1003
Tarih
26 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1587 K.2025/927
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/1590 K.2025/998
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/1594 K.2025/1009
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1605 K.2025/961
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/1611 K.2025/1093
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1622 K.2025/877

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.