İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/982 K.2024/1235

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine…

Esas2024/982Karar2024/1235Tarih11 Temmuz 2024Okuma9 dk · 1.886 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
11 Temmuz 2024
Dosya no
2024/982
Karar no
2024/1235
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/02/2024
Numarası
2021/167 Esas - 2024/154 Karar
Davanın konusu
Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İstinaf karar tarihi
11/07/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.886 kelime·9 dk okuma

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı araçla, dava dışı ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen 14/08/2018 günlü trafik kazasında ... plaka sayılı sigortalı araçta yolculuk etmek bulunan vekil edeni küçük ...'nun ağır bir biçimde yaralandığını, kazanın oluşumunda her iki araç sürücüsünün de kusurlu bulunduğunu,

dava açmadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan ise sonuç alınamadığı gibi 24/12/2019 tarihinde arabuluculuğa başvurulmasına rağmen 08/02/2020 tarihinde gerçekleştirilen toplantı sonucunda anlaşma sağlanamadığına ilişkin tutanak düzenlendiğini ileri sürerek,

fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 100,00-TL'si kalıcı ve 100,00-TL'si geçici iş göremezlik tazminatına yönelik olarak toplam 200,00-TL tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 13/12/2018 tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevabında özetle;

davaya konu kazaya ilişkin olarak müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacı tarafından müvekkili şirketçe istenilen belgelerin eksik sunulduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, eğer mahkeme bu kanaaatte değil ise, davacının varsa uğradığı maluliyet oran ve durumu ile kusur durumunun usulüne uygun şekilde belirlenmesi ve kanıtlanması gerektiğini, ayrıca davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin teminat dışı olduğunu, davacının müterafik kusurlu olup olmadığının da tespitini istediklerini, usulün uygun başvuru olmadığı için temerrüt tarihinin oluşmadığını,

bu nedenle dava tarihinden yasal faiz hükmedilebileceğini, CMK'nın 253.maddesi uyarınca uzlaşma olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ".... dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı sayılı araçla çarpışması neticesinde davacı çocuğun yaralandığı, ... plaka sayılı aracın davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, mahkememizce davaya konu Anamur CBS 2018/4614 Soruşturma, 2019/148 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; uzlaşma nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği,

yine dosya arasında yer alan uzlaştırma raporunda tarafların uzlaştıkları, uzlaşmaya ilişkin tutulan tutanağa göre uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukuki sonuçlarının taraflara izah edildiğinin anlaşıldığı, CMK'nın 253/19. maddesinde dava konu eylem nedeniyle uzlaşma sağlanması halinde tazminat davası açılamayacağının, açılmış ise de bu tür davaların feragat edilmiş sayılacağının hüküm altına alınmış olması karşısında, her ne kadar tutulan uzlaştırma raporunda davacıların 'sadece' ceza ve ceza davası yönünden uzlaşmak istediklerini beyan etmiş iseler de CMK'nın 253/19.

Maddesi hükmü gereği ve taraflara uzlaştırmanın hukuki sonuçlarının izahının uzlaştırmacı tarafından yapıldığı anlaşılmakla; bu beyanlarının yasa ile çeliştiği ve hukuk davası açabilecekleri şeklindeki yorumunun yasaya aykırı olacağı" görüşünden hareketle CMK'nın 253/19.maddesi uyarınca davalı aleyhine açılan tazminat davasının reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairece verilen 28/01/2021 gün, 2020/2162 esas - 2021/130 karar sayılı ilamla; " ...'nun sevk ve idaresinde olan ve davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç ile ... isimli şahsın sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen 14/08/2018 günlü çift taraflı trafik kazasında, sigortalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacı küçüğün yaralandığı dosya kapsamı ile sabit olup, olaya ilişkin kaza tespit tutanağına göre de kazaya karışan her iki araç sürücüsü de kusurlu bulunmaktadır.

Olayla ilgili olarak Anamur Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/4614 sayılı soruşturma dosyasında; savcılık tarafından, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesi kapsamında, uzlaştırma faaliyetlerinde bulunulmuş, kazadaki yaralanma nedeniyle kazaya karışan ... plaka sayılı araç sürücüsü olan ... ile kazada yaralanan küçüğün anne ve babasının ceza davası yönünden uzlaştıklarına dair 15/11/2019 tarihli uzlaştırma raporu düzenlenmiş, Cumhuriyet Savcısınca uzlaştırma raporu onaylanmış ve Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24/01/2019 tarihli kararıyla şüpheli ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış ise de,

mahkemenin kararına dayanak oluşturan 24/01/2019 tarihli uzlaşma raporu incelendiğinde, tarafların anlaşmaya vardıkları hususun sadece ceza yargılamasına ilişkin olduğu, tutanakda davacı küçüğün anne ve babasının şüpheliden başkaca bir talepleri bulunmadığı şeklinde beyanda bulunmalarına rağmen davacı küçüğün uğradığı bedensel zararlara karşılık olmak üzere taraflar arasında ne gibi bir anlaşma yapıldığı konusunda açık hiçbir belirleme olmadığı anlaşılmıştır.

Bundan ayrı davacı tarafa uzlaşma ve sonuçları ile ilgili yeterli ve açık bir bilgi verilmediği, sadece"... kendilerine uzlaşmanın faydaları ve uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukuki sonuçları izah edilmiş" şeklinde soyut bir ifade ile yetinildiği görülmektedir.

Hal böyle olunca, söz konusu uzlaşma raporunun yasanın aradığı anlam ve nitelikte bir uzlaşma kapsamında bulunmadığı, diğer bir ifadeyle davacı tarafın şartlarını ve sonuçlarını tam olarak kavrar bir biçimde özgür iradesiyle yaptığı bir anlaşma niteliği taşımadığı açık olup, davacının uğramış olduğu maluliyet zararının giderilmesine ilişkin bir belge niteliğinde de bulunmamaktadır.

Bu nedenle söz konusu uzlaşma tutanağına istinaden CMK 253/19. maddesi gereğince davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir." denilmek suretiyle, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.

353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına karar verildiği ve Dairece verilen kaldırma kararına müteakip 2021/167 esasa kaydedilen davanın yargılaması sırasında davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 22/02/2024 günlü bedel arttırım dilekçesinde sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarının 365.000,00-TL'ye çıkartıldığı görülmüştür.İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, kaldırma kararı, kaldırma kararından önce ve sonra alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek;

" 14.08.2018 tarihinde saat: 15.10 sıralarında sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile 23 Nisan caddesini takiben ... sokak kavşağı kesişimine geldiğinde aracının ön kısımlarıyla; seyir istikametine göre sağındaki kavşak kolundan sola manevra ile 23 Nisan caddesine katılım yapmak isteyen sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ ön tampon kısımlarıyla çarpması ile neticelenen ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunan davacı ...'nun yaralandığı, ... plaka sayılı aracın davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu,

mahkememizce önce kusur yönünden rapor aldırılmış olup, ATK Trafik İhtisas Dairesince "sürücü ...'nun %20 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın %80 oranında kusurlu olduğu" yönünde rapor düzenlendiği, maluliyet yönünden aldırılan ATK 2. İhtisas Dairesi raporunda "davacı küçüğün Tüm Vücut Engellilik Oranının %17 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı"nın bildirildiği görülmekle;

davacının uğramış olduğu geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının tespiti için mahkememizce dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ve mahkememizce de hükme esas alınan 01/01/2024 tarihli raporda da açıklandığı üzere; kaza tarihinde henüz 7 yaşında olan davacı küçüğün geçici iş göremezlik/kazanç kaybı zararından söz edilemeyeceği, %17 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 2.160.351,87 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %20 kusurunun bulunduğunun kabulü ile sürekli iş göremezlik zararının 432.070,37 TL olduğu,

ancak davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami sürekli maluliyet tazminatı teminatı üst limiti 360.000,00 TL ile sorumluluğunun bulunduğu, dava öncesi yapılan yazılı başvurunun kazadan 4 ay sonra olup davacının sürekli maluliyet raporunun henüz temin edilmediği ve davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığının tespiti ile 25/03/2020 dava tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmekle, bilimsel denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli aktüer bilirkişi raporu ve davacının ıslah talebi doğrultusunda;

davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 360.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25/03/2020 olan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Davaya konu araçta yolcu olarak bulunan davacının, araç sürücüsünün oğlu olması sebebiyle taşıma ahlaki ödev niteliğinde olduğundan hatır taşıması indirimi yapılmamış; yine davacının, koruyucu ekipman kullanmaması sebebiyle zararın artmasına sebebiyet verdiğine dair bir araştırma yahut davalı tarafça sunulan somut bir delil veya belge bulunmadığından müterafik kusur indirimi de yapılmamıştır." şeklindeki gerekçeyle; -DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, -360.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25/03/2020 olan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

-100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri, hükme esas alınan maluliyete ilişkin raporun hatalı olduğu, ayrıca vekil edeni şirket tarafından alınan ve dosyaya ibraz edilen doktor raporunda belirtilen hususların değerlendirilmesi gerektiğine yönelik itirazlarının da dikkate alınmadığı, ayrıca dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak CMK kapsamında uzlaşmaya gidildiğinden,

eldeki davanın esasen CMK'nın 253/19 fıkra hükmü gereğince reddedilmesi gerektiği ve sigortalı araç sürücüsüne atfedilebilecek bir kusur olmadığı, yani kazanın oluşumunda kusursuz olması nedeniyle vekil edeni sigortacının sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğinin de gözetilmediği, kabule göre de somut olayda hatır taşıması olduğu ve kazazede küçük müterafik kusurlu bulunduğu halde hatır ve müterafik kusur indirimi yapılmaksızın hüküm tesis edilmiş bulunmasının da usul ve yasaya aykırı bulunduğuna yöneliktir.Dava;

trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle konusunda uzman ATK Trafik İhtisas Dairesinden temin edilen 04/02/2022 günlü kusur raporundaki,

kazanın oluş şekliyle kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve bu değerlendirmelerin olaydan sonra kolluk kuvvetlerince düzenlendiği anlaşılan kaza tespit tutanağındaki tespitlerle de örtüşmesi karşısında mahkemece hükme esas alınarak sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %20 oranında kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle bu oranla sınırlı olarak davalı sigorta şirketinin sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında, istinaf edenin sıfatına göre, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına;

bundan ayrı Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda (-Bkn.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/11403 esas - 2022/6799 karar sayılı ilamı) kaza tarihi olan 14/08/2018 tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri uyarınca davacı küçüğün kazadan sonra geçirmiş olduğu tüm tedavi evrakları ile kazazedenin bizzat muayenesi ve yaralanmasının niteliğine göre oluşturulan doktor bilirkişilerin katılımı neticesinde ATK Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlendiği anlaşılan 23/06/2023 günlü heyet raporunun yeterli ve geçerli nitelik taşıması karşısında hükme esas alınmasında da bir isabetsizlik olmadığı gibi,

davalı sigorta şirketince dosyaya sunulan ve tek bir doktor bilirkişi tarafından düzenlenen mütalaa da belirtilen hususların ATK tarafından düzenlenen bir raporla çelişki oluşturması mümkün olmadığından, mahkemece ATK'na itibar edilerek sonuca ulaşılmış bulunmasının doğru olmasına;

keza davalı vekilinin Cumhuriyet Savcılığı'nca yapılan soruşturması sırasında uzlaşmaya varıldığı bu nedenle de eldeki davanın açılamayacağı yönündeki iddiasının dairemizce verilen kaldırma kararında tartışılıp değerlendirilerek bu uzlaşmanın yasanın aradığı anlamda bir uzlaşma niteliği sonucuna varıldığı gözetildiğinde, aynı konunun yeniden gündeme getirilmesinin isabetsiz bulunmasına ve dahi davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan araç sürücüsünün kazazedenin babası olduğu sabit olmakla, yapılan taşımanın hatır taşıması niteliğine sahip olmadığının belirgin bulunmasına, müterafik kusur durumuna gelince de;

davacı kazazedenin kaza tarihinde 7 yaşında olduğu dikkate alındığında fiil ehliyetine sahip olmayan bir kişiye müterafik kusur atfedilmesinin mümkün olmaması, eğer bir müterafik kusur varsa bu kusurun onu araca yeterli önlemleri almadan bindiren sigortalı araç sürücüsü/işleteni olan babasına ait olacağı, bu durumda da işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen sigortacının müterafik kusur indiriminden yararlanamayacağının açık bulunmasına göre, mahkemece üçüncü kişi konumunda bulunan davacı küçüğün uğradığı belirlenen zarar miktarından müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmaksızın karar verilmiş olması doğru bulunduğundan,

davalı vekilinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 24.591,60-TL harçtan peşin yatırılan 6.147,90-TL harcın düşümü ile kalan 18.443,70-TL bakiye istinaf karar ve ilam harcının davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

SONUÇ / HÜKÜM

3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.11/07/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/982, K. 2024/1235, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/982
Karar No
2024/1235
Tarih
11 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/983 K.2024/1294
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/984 K.2024/1343
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/985 K.2024/1072
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/985 K.2024/1389
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/985 K.2024/1098
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/987 K.2024/1024

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.