KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2017/1766
- Karar No
- 2018/289
- Karar tarihi
- 1 Mart 2018
- Esas no
- 2017/1654
- Karar no
- 2018/221
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2014/984 E.-2017/408 K
- Dava
- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (Trafik Kazasından Kaynaklanan
- Karar tarihi
- 22/02/2018
- Karar yazım tarihi
- 16/03/2018
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/984 E.-2017/408 K. sayılı dosyası kapsamında verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine dosyanın Dairemize tevzi edilmesi sonucu Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın, 18/05/2014 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası nedeniyle, müvekkilinin desteği ...'in hayatını kaybettiğini, müvekkilinin destekten yoksun kaldığını iddia ederek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması koşuluyla, 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 1.000,00 TL defin gideri olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kusur oranlarının hesaplanması gerektiğini, avans faiz talebinin haksız olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulü ile; 142.310,53 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 1.000,00 TL defin giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, karar vermiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğunu, %25 kusurlu olduğu belirtilen diğer aracın sürücüsünün malikinin ve sigortacısının kim olduğu, bu kurum tarafından davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, davacının kusur açısından müteselsil sorumluluk hükümlerine dayanmadığını,vadesi gelmemiş borç için bugün faize hükmedilmesinin faizin ruhuna aykırı olduğunu, hukuk mahkemesinde kusur tayini oranlarının tespit edilmediğini, müteveffanın yolcu olduğunu, yolcu olmasının olayda kusurunun olmadığı anlamına gelemeyeceğini, bu yönde bir araştırma yapılmadığını, dolayısıyla kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Dava; ZMSS kapsamında trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve defin gideri tazminatı istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, 18/05/2014 tarihinde, sürücüsü .. olan ... plakalı otomobil ile sürücüsü ... olan ve davalı tarafça ZMSS ile sigortalı bulunan ... plakalı araçların çarpışması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının murisi ..'in bu kaza nedeniyle vefat ettiği anlaşılmıştır.
Ceza dosyasına ibraz edilen 20/ 10/2014 tarihli kusur bilirkişisi raporuna göre; meydana gelen kazada, davalı tarafça ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsünün asli ve 6/8 oranında, ... plakalı araç sürücüsünün tali ve 2/8 oranında kusurlu oldukları tespit edilmiştir.
Tazminat bilirkişisinin 08/03/2016 tarihli raporuna göre; davacının, talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 142.310,53 TL, defin giderinin ise 1.000,00 TL olduğu, davacıya, dava dışı ... plakalı aracın sigortacısı olarak belirtilen ... Sigorta A.Ş. tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir.
Davacı vekili, bilirkişi raporundaki miktarlar üzerinden davasını ıslah etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporundaki miktarları ve davacı vekilinin ıslah talebini dikkate alarak davanın kabulüne karar vermiştir.
Davalı vekili bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.
Dosyadaki deliller (trafik kazası tespit tutanağı, poliçe, kusur ve zarara ilişkin raporlar, veraset ilamı vs.) ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesindeki iddia ve itirazlarının yerinde olmadığı, mahkeme kararının olayın oluşuna, usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varılmıştır .
Bu bağlamda; H.M.K.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanısına varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/1766, K. 2018/289, 1 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama