KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2019
- Esas no
- 2017/2381
- Karar no
- 2019/3908
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 07/08/2017
- Numarası
- 2017/3617 D.İş Esas - 2017/3605 D.İş Karar
- Dava
- Tazminat
Karar Metni
1.532 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı Sigorta Tahkim Komisyonu/İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketine sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ... vefatı üzerine başvuran ... ve çocuklarının destekten yoksun kaldıklarını, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasını talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... için 40.000,00 TL, çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 500,00'er TL olmak üzere toplam 41.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar ıslah dilekçesi ile talebini davacı ... için 173.643,77 TL, davacı ... için 4.425,19 TL, davacı ... için 6.681,52 TL olmak üzere toplam 184.750,48 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın mvekkili şirkete ZMMS ile sigortalı olduğunu, poliçe teminat limitinin kişi başına 310.000,00 TL olduğunu, KTK'na göre kendi kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücünün yakınlarının taleplerinin teminat kapsamında olmadığını, söz konusu trafik kazasına %100 kusuru ile sebebiyet veren sigortalı araç sürücüsü ve işleteni olan müteveffanın eşi ve çocuklarının yapmış olduğu başvurunun reddi gerektiğini, Yargıtay içtihatları esas alınarak kanuna aykırı hüküm kurulamayacağını,
gerçek zararın belirlenebilmesi için konusunda uzman kişiler tarafından bilirkişi incelemesi yapılması ve tazminat hesabı yapılırken belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücretin baz alınması gerektiğini, SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veya gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, başvuranların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin teminat dışında kalması nedeniyle müvekkilinin temerrüde düşmediğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini,
aleyhe hüküm kurulması halinde vekalet ücretinin yönetmeliğe uygun şekilde hesaplanması gerektiğini belirterek başvurunun reddini talep etmiştir.Uyuşmazlık Hakem Heyeti, başvuranların talebinin kabulüne, ... için 173.643,77 TL, ... için 4.425,19 TL, ... için 6.681,52 TL olmak üzere toplam 184.750,48TL destekten yoksun kalma tazminatının 02.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermiş, davalı vekilinin itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti, davalı vekilinin itirazının reddine karar vermiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; başvuru konusu kazanın 05.10.2016 tarihinde meydana geldiğini, 01.05.2016 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince sürücünün kusurlu olması nedeniyle başvurunun reddedilmesi gerektiğini, destek kabul edilen kişinin kusuruna denk gelen ve davacının talep ettiği destek tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını,
kaza tarihinden itibaren yapılacak destek tazminat hesaplarında ölüm tablosu olarak TRH 2010 tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken bilirkişi tarafından PMF ölüm tablosuna göre hesaplama yapıldığını, itirazlarının komisyon tarafından dikkate alınmadığını belirterek İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Dava, vefat ile sonuçlanan tek taraflı trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, istinaf açısından uyuşmazlık konusu.
HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Davalı vekilinin ... yönünden yaptığı istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacı... için 6.681,52 TL ve ... için 4.425,19 TL maddi tazminata hükmedilmiş olup, itiraz üzerine İHH kararı ile reddedilen tutarda aynı olmuştur.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 12. fıkrasında 5.000,00 TL'nin altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarının kesin olduğu, 5.000,00 TL ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebileceği, hakemin verdiği 40.000,00 TL'ye kadar olan kararların her iki taraf için kesin olduğu, 40.000,00 TL'nin üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebileceği belirtilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından adı geçen davacılar hakkında karar verilen ve dolayısıyla istinaf talebi bakımından uyuşmazlık konusu edilen tazminat miktarları her bir davacı yönünden ayrı ayrı değerlendirildiğinde, miktarlar, 5684 sayılı Kanunu'nun 30/12. fıkrasında belirtilen 40.000,00 TL'lik istinaf/temyiz sınırın altında kalmaktadır.
Bu durumda, bu davacılar bakımından İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması olanaklı olmadığından ... yönünden yapılan istinaf başvurusunun 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12. ve HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanısına varılmıştır.Davalı vekilinin davacı ... yönünden yaptığı istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde.
Somut olayda trafik kazası, ... plakalı aracın sürücüsü Kadir Tuncer'in direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı olarak 05.10.2016 tarihinde meydana gelmiş olup, başvuranın desteği olan ... vefat etmiştir. ... plakalı araç davalı ... nezdinde 02.01.2016 - 02.01.2017 tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile sigortalıdır.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi uyarınca, aynı Kanun'un 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi, tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Genel şartların C.10. maddesi ile 12.08.2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartlar C.11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır.
Bunun sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Somut olayda, kazanın 05.10.2016 tarihinde gerçekleştiği, poliçenin ise ZMMS Genel Şartlarının yürürlüğe girdiği tarihten sonra 02.01.2016 günü tanzim edilmiş olduğu görülmektedir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'nın A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacı ya da Güvence Hesabının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında mutlaka ölen kişinin üçüncü bir kişi olması gerekir.
İşletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücünün üçüncü kişi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.Yine genel şartların A.6. maddesinin (d) bendinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle sürücünün asli kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nda da sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerini sigorta teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığı ve kapsama giren teminat türleri arasında bulunmamasına göre, başvuru sahibinin desteğinin kusuruna denk gelen destek tazminatını talep etme hakkı bulunmamaktadır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk(Trafik) Sigortası Genel Şartlarının yürürlük tarihinden sonraki kazalarda, bu tarihten sonra düzenlenen poliçeler ile ilgili verdiği kararlar da bu yöndedir. Bu nedenle, İtiraz Hakem Heyeti tarafından başvuru sahibi ...'in başvurusunun reddi yerine itirazın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Bu nedenle, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12. ve HMK'nın 352/1-b maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun davacılar ... yönünden reddine, davacı ... yönünden ise istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm oluşturulmasına ve başvuru sahibi ...'in başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/2381, K. 2019/3908, 5 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama