KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2019
- Esas no
- 2017/2521
- Karar no
- 2019/4053
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26/05/2017
- Numarası
- 2014/1782 Esas - 2017/527 Karar
- Dava
- Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı sigorta şirketine ZMMS Poliçesi ile sigortalı ... adına kayıtlı .... plakalı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeyken 28/06/2013 tarihinde asli ve tam kusurlu olarak o sırada yolda yaya konumunda bulunan davacıya çarptığını, çarpışma neticesinde çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini,
trafik kazası neticesinde davacının ağır yaralanarak %98 oranında sakat kaldığını belirterek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli bakım gideri tazminatı olarak 10.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 250.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, davacı tarafın zararının giderilmiş olduğunu, davacının davalı şirkete 13/03/2014 tarihinde müracaatta bulunması üzerine davalı şirket tarafından hasar dosyası açıldığını, davacıya 06/06/2014 tarihinde 222.451,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, davacının davalı şirketi ibra ettiğini, davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, kabul halinde davacıya ödenen 222.451,00 TL'nin güncellenerek tenzil edilmesi gerektiğini,
bakım giderleri tedavi giderlerinden olduğundan 6111 sayılı Yasa gereği davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, sigorta şirketinin temerrüdünün hak sahibinin belgeleri ile usulen sigorta şirketine müracaatından itibaren 8 gün sonra başlayacağını, davacının avans faizi talebinin haksız olduğunu, davalı şirketin ancak yasal faizden sorumlu olabileceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile 250.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından sigortalanan aracın ticari araç olması sebebiyle sigorta şirketinin avans faizinden sorumlu olduğunu, yerel mahkemenin faiz türüne ilişkin kararının isabetli olmadığını bu yönden kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, istinaf açısından uyuşmazlık konusu.
HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Davaya konu trafik kazasına sebep olan davalı Sigorta şirketine trafik sigortalı ... plakalı dava dışı ... adına kayıtlı araca ait ruhsat bilgilerine göre kullanım şekli yük nakli-hususi yazmaktadır.
Bu durumda kazaya sebebiyet veren sigortalı araç, ticari olmadığından İlk Derece Mahkemesince kabul edilen maddi tazminat bakımından temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde değildir.Açıklanan nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/2521, K. 2019/4053, 26 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama