KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2020
- Esas no
- 2018/2460
- Karar no
- 2020/3577
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 12/03/2018
- Numarası
- 2014/999 Esas - 2018/231 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
828 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ...'in dava dışı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araçta seyahat ettiği sırada, .... idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonunda yaralandığını, ... plakalı araç sürücüsü ... asli kusurlu olup aracın davalı ... A.Ş'de trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu ve aracın ...
A.Ş.'ye trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza sonucu işgücü kaybı ve maluliyet zararı oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesince özetle; talebini 14.962,21 TL'ye yükseltmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle.
05/02/2012 tarihinde meydana gelen kazaya karışan ... plakalı traktörün trafik poliçesi ile 08/06/2011 - 2012 tarihleri arasını teminat altına almak üzere sigortalandığını, sakatlık ve ölüm halinde poliçe limitinin kişi başına 200.000 TL olduğunu, sürücü kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumluluklarını söz konusu olacağını, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tespit edilmesini, davacının gelir durumunun belgeleriyle tespit edilmesini aksi halde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasını, tazminat hesabının aktüer tarafından hesaplanmasını,
davadan önce başvuru olmadığından kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, aracın ticari niteliğinin olmaması sebebiyle yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle.
05/02/2012 meydana gelen kazaya karışan ... plakalı aracın ... numaralı trafik poliçesi ile 09/11/2011 - 2012 tarihleri arasını teminat altına almak üzere sigortalandığını, poliçeye göre teminat limitinin 200.000 TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, bu sebeple sorumluluklarının doğmayacağını, vücut fonksiyon kaybı ve sürekli sakatlığa ilişkin Adli Tıp Kurumu 3. ihtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, tazminat hesaplamasında teknik faiz %3 ile "devre başı ödemeli belirli rant" hesaplamasının kullanılmasını, davacı gelirinin SGK kayıtlarına göre belirlenmesini,
davadan önce başvuru olmadığından kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, olayın haksız fiilden kaynaklanması sebebiyle yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince "... sigortaya açılan davanın kabulü ile 14.962,21 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı halk sigortadan alınarak davacıya verilmesine, ... sigortaya açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı ...
A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın meydana gelmesinde ATK raporu ile kanıtlandığı üzere sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından şirketin poliçesi gereği sorumluluğu olmadığını, mahkemenin esas aldığı raporda kusur raporunun yetkili kişi tarafından değil polis memuru tarafından hazırlandığı, çelişkinin giderilmesi gerekirken ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu almayıp hatalı karar verildiğini, kaza durumu incelendiğinde şerit ihlali sebebiyle tüm kusurun ihlal eden tarafa ait olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda:Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maluliyet tazminatı istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davacı ... 'in dava dışı ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı kamyonette yolcu olarak bulunduğu sırada, ... idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralandığı ve bu yaralanması nedeniyle kazaya karışan araçların ZMMS ile bağlı olduğu sigorta şirketlerinden maluliyete ilişkin tazminatın talep edildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece içinde polis memurunun bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kusur ve maluliyet raporu hükme esas alınmıştır.
Bilirkişi heyet raporunun tebliği üzerine istinaf başvurusunda bulunan davalı sigorta vekilinin kusura yönelik itirazda bulunduğu ancak mahkemece değerlendirilmediği görülmüştür.Dosyada bulunan 14.06.2017 günlü bilirkişi raporunda. Dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ... % 20 oranında tali kusurlu olduğu, Dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ... % 80 oranında asli kusurlu olduğu, davacının ... plakalı araç içinde (Kamyonet) yolcu olarak bulunduğu, aracına bindiği sürücü ...
320 promil alkollü olduğu belirtilmiş ve kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olduğu görülmüştür. Ancak davalı ... A.Ş. vekili aynı kazada yaralanan davacı akrabasının başka mahkemede görülen yargılamada alınan ATK raporuyla müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini belirterek rapora karşı itirazını ileri sürmesine karşın mahkemece değerlendirilmemesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı ...
A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/2460, K. 2020/3577, 29 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama