KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2020
- Esas no
- 2018/3455
- Karar no
- 2020/3756
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 11/04/2018
- Numarası
- 2017/964 Esas - 2018/415 Karar
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
Karar Metni
705 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Davalının sigortalısı olan dava dışı ... Ltd. Şti'ye ait ... plakalı araç ile dava dışı ...'ye ait ...
Plakalı aracın 03/08/2017 tarihinde çarpışması neticesinde ... plakalı araçta değer kaybı meydana geldiğini, bu değer kaybı alacağının araç maliki dava dışı ... tarafından müvekkiline temlik edildiğini, davalı sigorta şirketinin araç sürücüsünün olayda tamamen kusurlu olduğunu, bu sebeple fazlaya dair talepler saklı kalmak kaydıyla 300,00 TL değer kaybı alacağı ile 354,00 TL ekspertiz ücretinin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;"Davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-(d) ve 115/2. maddesine göre aktif husumet yokluğundan usulden Reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyasında mübrez temlik sözleşmesi, değer kaybı alacağının temlikine yönelik olup değer kaybı alacağının temliki kanunda veya sözleşmede yasaklanmadığını, şekil bakımından ise kanuna uygun olarak yazılı şekilde yapıldığını, Yerel mahkeme tarafından tasarruf ilkesine aykırı olarak, davalı vekilince itiraz edilmemiş bir husus hakkında inceleme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183/1. maddesine göre.
Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Aynı Kanun'un 184/1.maddesi ile alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlanmıştır. Alacağın temliki, bir alacağın alacaklı tarafından bir başka kimseye devredilmesidir.
Bu suretle borç münasebetinde alacaklının şahsında bir değişiklik vuku bulmakta, eski alacaklının (temlik edenin) yerini yeni alacaklı (temellük eden) almaktadır. Aynı zamanda, temlik edilen alacak eski alacaklının malvarlığından çıkarak yeni alacaklının mamelekine dâhil olmakta, alacağı talep etmek hakkı da yeni alacaklıya intikâl etmektedir. Alacağın temliki ile asıl haktan ayrı yalnız başına başkasına devredilemeyen dava hakkı da devredilmiş olur.
Bu anlamda davada taraf sıfatı da temlik alanda olmaktadır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 21.02.2017 tarih, 2016/13540 E. ve 2017/1715 K. sayılı kararı). Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi, kural olarak o hakkın sahibine aittir. HMK'nın 114/1-d bendi ile "Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları" dava şartları arasında gösterilmiştir.
Bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin gerçekten o dava ile ilgili kimseler olması, bir başka ifade ile dava konusu sübjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkinin varlığı, usul hukukunda "sıfat" olarak tanımlanmaktadır. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Bir davada, taraflardan birinin, aktif ya da pasif husumet ehliyetini taşımadığı belirlenirse, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta.
Dava dışı araç sahibi ile davacı arasında yazılı olarak yapılan temlik sözleşmesi ile TBK'nın 183. vd. maddeleri hükümleri uyarınca dava dışı araç sahibinin aracının hasara uğraması nedeni ile davalıdan talep edebileceği değer kaybı alacağı davacıya temlik edilmiştir. Bu nedenle dava dışı araç malikinin hak ve alacaklarını hukuken geçerli temlik sözleşmesi alan davacı, taraf sıfatını da kazandığından bu davayı açmak için aktif dava ehliyetine sahiptir.
Bu durumda Mahkemece, işin esasına girilip iddia ve savunma doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/3455, K. 2020/3756, 22 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama