KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2020
- Esas no
- 2018/4079
- Karar no
- 2020/4037
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 10/07/2018
- Numarası
- 2016/467 Esas - 2018/750 Karar
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle. 15/12/2015 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından poliçe ile teminat altına alınan ... plakalı aracın çarpması sonucu davacıya ait ... plakalı araçta hasar meydana geldiğini, onarım bedelinin 15.252,06-TL olmasına rağmen davalı sigorta şirketi tarafından 5.000-TL ödeme yapıldığını,
eksik ödeme gerekçesi olarak da hesaplama yapılırken değişmesi gereken parçaların eşdeğer bedellerinin dikkate alındığını ve tüm bu nedenlerle 10.252,06-TL tutarındaki eksik ödenen araç onarım bedeline ilişkin tazminatın kaza tarihinden itibaren hesap edilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile 10.252,06 TL hasar tazminatının davalı sigorta şirketinden 16/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacıya 16.03.2016 tarihinde 5,000.00 TL ödeme yapılmış, müvekkil şirketin hukuki sorumluluğunun son bulduğunu, ancak buna rağmen bilirkişi raporunda tespit edilen rakam hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, fazlaya ilişkin talepler işçilik bedellerinin piyasa gerçeklerinden oldukça uzak, fahiş olarak belirlenmesinden kaynaklanmakta olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğu dâhilinde olmadığından reddi gerektiğini,
hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen bedelin fahiş olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını;
belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri hüküm altına alınmıştır.
HMK'nun 357/1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz.Dosya kapsamında bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporunun davalı vekiline tebliğ edilmiş olup davalı tarafça raporun tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde kök ve ek rapora itiraz edilmemiştir.
Bu haliyle HMK'nın 357/1 maddesi çerçevesinde davalı tarafça bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmediğinden hasar bedeline ilişkin değerlendirme davacı taraf için usulü kazanılmış hak oluşturmakta olup bu hususa ilişkin ilişkin istinaf itirazı değerlendirilmeye alınmamıştır.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/4079, K. 2020/4037, 2 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama