KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2020
- Esas no
- 2018/9
- Karar no
- 2020/97
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 07/02/2017
- Numarası
- 2013/838 Esas - 2017/65 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.133 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari taksinin 29/12/2012 tarihinde Ataşehir'de yaya geçidinden karşıya geçmekte olan müvekkiline çarparak müvekkilinin yaralanmasına sebep olduğunu, davalı sigorta şirketine 12/08/2013 tarihinde başvurduğunu, davalı sigorta şirketi 8 günlük yasal sürede herhangi bir ödeme yapmadığını belirterek,
efor kaybından ve çalışılamayan süreden kaynaklanan maddi zararlara karşılık olarak fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 30.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi haricindeki davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ...
A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi ile 10.07.2012/2013 tarihleri arasında sigortalandığı, davacının iddialarının kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle;
davacının maddi tazminat taleplerinin nelerden ibaret olduğu dava dilekçesinde anlaşılamadığını, davacının maddi tazminat istemine ilişkin dayanak olan belgelerin dosyaya ibraz etmesi gerektiği, ... plakalı sayılı aracın kendisine ait olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, maddi tazminata hükmedilmesi halinde bu bedelin sigorta şirketinden alınması gerektiği, davacının manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığını, kendisine gönderilen dava dilekçesi ile davayı öğrendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, "Davacının maddi tazminat talebi açısından karar verilmesine yer olmadığına, 3000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılar olan ... kaza tarihi olan 29/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde: Davalılardan ... ile yapılmış olan feragatin nedeninin dava açıldıktan sonra yapılan ödeme olup, hakkın özünden feragatin söz konusu olmadığını, mahkeme huzurunda taraflarınca gerçekleşmiş herhangi bir feragat beyanının olmadığını, dava açılmasına sigorta şirketi ve davalıların kendilerinin sebebiyet vermiş olduğunu, sulh tarihi itibarıyla davada haksız çıkmamış olunmasına rağmen, mahkemenin maddi tazminatın konusuz kalması nedeniyle aleyhe 3.600,00 TL vekalet ücretine hükmetmiş olmasının isabetli olmadığını, müvekkil lehine hükmedilen manevi tazminatın,
tatmin edicilik duygusu ve caydırıcılık uyandırıcı niteliğinin bulunmamakta olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
HMK'nun 331/1.maddesi "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklinde düzenlenmiştir. Dosya kapsamında davacının maddi tazminat talepleri yönünden 11/02/2015 tarihli dilekçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından maddi zararın giderildiği nedenle davanın konusuz kaldığını belirtmiştir.
Davacı tarafça maddi tazminat talepleri yönünden feragat beyanı bulunmamaktadır. Dosya kapsamında aktüerya bilirkişi raporu alınmış, davacının davalılardan talep edebileceği tazminatın 4.654,15 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır.
HMK 331/1 maddesine göre davacı tarafından davalılar aleyhine dava konusu olaya ilişkin maddi tazminat davası açmakta haklı olduğuna göre, İlk Derece Mahkemesince davalı ... vekili lehine avukatlık ücreti hükmedilmesi yerinde olmamıştır.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. "TBK’nın 56/2. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır.
Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf itirazları ve dosyadaki deliller (kazanın oluş şekli, kusur oranları, tarafları sosyal ve ekonomik durumları, davacının maluliyet oranı ve iyileşme süresi) birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince davacı için belirlenen manevi tazminat miktarlarının usul,
yasa ve hakkaniyete uygun ve makul olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf itirazının da reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle. HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 3 nolu bendinin hükümden çıkartılarak aşağıdaki aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/9, K. 2020/97, 29 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama