KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2021
- Esas no
- 2019/1922
- Karar no
- 2021/1732
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 21/03/2019
- Numarası
- 2017/744 Esas - 2019/333 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
758 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
16.04.2017 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken yaya müvekkil ...'ın yolun karşısına geçmek istediği esnada aracın sağ ön kısmıyla yayaya çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında, davacı ...'ın yaya konumunda olup yaralandığını, ... plakalı aracın davalı nezdinde sigortalı olduğunu, 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesine göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 500,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı,
500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL tazminatının olay tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, davacı tarafın sigortalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, davacı yanın müvekkili şirkete yaptığı başvurunun geçerli olması için gerekli evrakların tam ve eksiksiz olarak iletilmesi gerektiğini, iletilen evraklarda eksikliklerin olması sebebi ile dava şartı yerine getirilmediğinden dolayı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
kabul anlamına gelmemek üzere faize hükmedilmesi halinde faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Vaki feragat nedeniyle davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın ...-...-...-... sayılı poliçe ile ZMMS kapsamında davalı ... tarafından sigortalı olduğunu, kararın gerekçesinde ' feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmiş ise de böyle bir feragate ve anlaşmaya asil olarak müvekkillerin muvafakat ve onaylarının bulunmadığını, davalı tarafça yatırılan 24.409,78 TL'nin sigorta şirketine iade edilmiş olduğunu, bu durumda tarafalar arasında tam anlamıyla bir sulhe varılamadığını, feragatin geçerliliğinin olmadığının ortada olduğunu, müvekkillerin feragate bilgisi, izni ve onayı olmadığının açık olduğunu,
mahkemece eksiklikler giderilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken hüküm kurulmuş olduğu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Açılan dava ile 16.04.2017 tarihinde davalı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yaya olan davacı ...'a çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanma nedeniyle maddi tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamından, davalı ... şirketi ile davacı vekili arasında dava açıldıktan sonra yapılacak ödeme için 08.11.2018 tarihli makbuz ve ibraname düzenlendiği, ibranamenin davalı vekilince dosyaya sunulduğu, davacı vekilinin ise müvekkilinin böyle bir feragat ve anlaşmadan haberi olmadığını, bilgi ve onayı dışında yapılmış işlem olduğunu, ödenen bedelin de iade edilmiş olduğunu ileri sürerek yargılamaya devam edilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
HMK’nın 307. maddesine göre feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. HMK'nın 309. maddesine göre feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
Somut uyuşmazlıkta dosya kapsamında davacı vekili tarafından Mahkemeye hitaben verilen davadan feragat dilekçesi bulunmadığı ve yargılama sırasında da davacı vekili davadan feragat ettiğine dair sözlü beyanı bulunmadığı halde davalı vekili tarafından sunulan ibranameye istinaden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, öncelikle davalı tarafından yapılan ve davacının hesabına da giren bir ödeme bulunup bulunmadığını tespit etmek, ödeme varsa ödemenin dava sırasında olması halinde, alınacak aktüerya raporunda bulunacak tazminat miktarından dava tarihinden sonra yapılan ödeme güncelleştirilmeksizin (faiz eklenmeksizin) tenzil edilmesinin de istenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 26/03/2019 tarih, 2016/9182 E. ve 2019/3567 K., 18/12/2019 tarih, 2017/ 58 E. ve 2019/12186 K. sayılı kararı sayılı kararları).
Açıklanan nedenlerle, davacı vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2019/1922, K. 2021/1732, 20 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama