KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2022
- Esas no
- 2019/3548
- Karar no
- 2022/91
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 28/03/2019
- Numarası
- 2015/917 Esas - 2019/326 Karar
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar Metni
1.641 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalılardan ...'nun sevk ve idaresindeki araçla müvekkillerinin murisi ... çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, müteveffanın ölümü ile davacıların destekten yoksun kaldıklarını,büyük acı ve elem içinde olduklarını izah edilen nedenlerle davacı ... için 100,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 100,00 TL olmak üzere toplam 400,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının, davacıların kaza nedeniyle yapmış oldukları sağlık, ulaşım, cenaze,
defin vs masrafları ile bir takım giderlerle ilgili davacıların her biri için ayrı ayrı şimdilik 50,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi için poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,davacı eş ... için 80.000,00 TL manevi tazminatın, diğer davacılar için ayrı ayrı 40.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...
Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; gerçek zararın mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, manevi tazminatların tedavi, defin, sağlık ve ulaşım giderlerinin teminat dışında kaldığını, bu kalemler yönünden davanın reddini gerektiğini, davacı yanın gerçek zararının aktüerya hesaplama ile tespitinin gerektiğini, dava öncesinde başvuru olmadığından dava masraflarından ve ilgili ferilerinin talep edilemeyeceğini ve avans faizi istenemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacıların maddi tazminat davasında feragatları nedeniyle davalarının reddine, Davacı ölen ...'nın eşi ...'nın manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile.
20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar işleten ... ve Sürücü ...'dan müştereken ve müteselsilen 24/12/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile tahsiline, davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı ölen ...'nın kızı ... (...)'ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile.
5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar işleten ... ve Sürücü ...'dan müştereken ve müteselsilen 24/12/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile tahsiline, davacı ... (...)'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı ölen ...'nın oğlu ...'nın manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile.
5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar işleten ... ve Sürücü ...'dan müştereken ve müteselsilen 24/12/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile tahsiline, davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı ölen ...'nın kızı ...(...)'nın manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile.
5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar işleten ... ve Sürücü ...'dan müştereken ve müteselsilen 24/12/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile tahsiline, davacı ... (...)'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Manevi tazminat taleplerinin makul olduğunu zenginleştirici bir etkisi olmadığını, müvekkillerinin birinci derecede yakını olan eş ve annelerinin kaza sonucu ölümünden dolayı elem ve üzüntülerini bir nebze olsun dindirme gayesi ile istenilmiş talep ettiklerini, diğer taraftan kazaya karışan araç sahibi ve şoförün %100 kusuru da dikkate alındığında belirlenen manevi tazminatın düşük kaldığını, vekalet ücretlerinin hatalı hesaplandığını, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/2.maddesi kapsamında davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük belirlendiği; davacı ... için 30.000 TL, davacı ... için 8.000 TL, davacı ... için 8.000,00 TL, davacı ... için 8.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/2.maddesi gereğince manevi tazminat davasının kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. İlk Derece Mahkemesince bu hükme uygun olarak her bir davacı yönünden kabul ve red edilen miktarlar için davacı ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacılar vekili yargılama sırasında, maddi zararlarının karşılandığını bu nedenle davalı sigorta şirketi ile karşılıklı sulh olduklarını ve maddi tazminattan feragat ettiklerini bildirmiş mahkemece maddi tazminat taleplerine ilişkin davalılar yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, bu davalarda davadan feragatte hakkın özünden feragat söz konusu olmayıp davacı alacağına yargılama sırasında kavuştuğu için feragat etmiş, esasen dava konusuz kalmıştır. Davalılar kendilerine karşı dava açılmasına yine kendileri sebebiyet vermişlerdir.
Bu nedenle, tüm davalılar yönünden davalı sigorta şirketi ile sulh nedeniyle feragat edildiğine göre maddi tazminat yönünden davalılar lehine vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2019/3548, K. 2022/91, 24 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama