KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2022
- Esas no
- 2020/1528
- Karar no
- 2022/1302
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 12/02/2020
- Numarası
- 2017/359 Esas - 2020/127 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
1.039 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile Gaziosmanpaşa'da 30/06/2016 tarihinde kaza yapılarak davacıların annesi ...'ın ölümüne sebebiyet verdiğini, davalılardan ...'un tam kusurlu olduğunu, davalı ...'un ise aracın maliki ve işleteni olduğunu, davacıların manevi olarak da zarara uğradıklarını, müteveffanın ev temizlik ve çocuk bakımı işlerinde çalıştığını ve ortalama gelirinin 2500TL olduğunu,
izah edilen nedenlerle müteveffanın ölümünden dolayı destekten yoksun kalan davacılar için şimdilik 5.000,00TL maddi tazminatın ve 100.000 TL. manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle.
918 sayılı yasanın 97. Maddesi gereğince zarar görenin dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun olduğunu, bunun dava şartı olduğunu, öncelikle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, faize hükmedilmemesi gerektiğini, hükmedilecekse yasal faize hükmedilmesini, açıklanan nedenlerle öncelikle dava şartı yokluğu ve devamında esas nedeniyle haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-)Davacıların maddi tazminat davasının reddine,2-)Davacıların ...
A.Ş. aleyhine açtığı manevi tazminat davasının reddine,3-)Davacıların ... ve ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacıların her biri için 5000TL olmak üzere 15.000TL manevi tazminatın 30/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacılar için takdir olunan manevi tazminatın az olduğunu, maddi tazminat taleplerinin reddinin yerinde olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Genel olarak bir kimse ancak ölümden önce bakmakta olduğu ve sağ kalsaydı, kuvvetli bir ihtimalle ileride bakacağı anlaşılan kişilerin desteğidir.
Öyleyse bir başkasına "bakma" destek olmanın en önemli şartıdır. Bir babanın-annenin sağlıklı çocuğuna erginlik çağına kadar bakması ona destek olması tabiidir. Erginlik çağından sonra destek olması için eğitim, askerlik gibi durumların varlığı gereklidir. Bu nedenle yetişkin ve geçimini sağlaması gereken çocuklar yönünden destek tazminatının istenmesi olanaklı değildir.
Mahkemece yetişkin olan davacılar yönünden maddi tazminat davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/2768 Esas 2015/10294 Karar, 2013/16149 Esas 2015/3016 Karar) TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır.
Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük belirlendiği her bir davacı için 20.000,00 ' şer TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/1528, K. 2022/1302, 16 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama