KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2022
- Esas no
- 2020/1704
- Karar no
- 2022/1916
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 25/12/2019
- Numarası
- 2018/663 Esas - 2019/1082 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
716 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
03/10/2016 tarihinde müvekkillerinin desteği olan ...'ın yolcu olarak bulunduğu ve sürücüsü ... olan ... plakalı araç ile sürücüsü ... olan ... olan traktörün çarpışması neticesinde desteklerinin vefat ettiğini, ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, bu nedenle davacıların destek tazminatı miktarlarının tespiti ile poliçe limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla şimdilik ... için 2.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL,
... için 1.000,00 TL ve ... için 1.000,00 TL'nin davalı şirketin temerrüt tarihi olan 11/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacılara başvuru üzerine ödeme yapıldığını, davacıların taleplerini ikinci bir başvuru ile müvekkili şirkete iletmeden dava yoluna gitmesinin dava şartı eksikliği olduğunu bu nedenle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, 22.03.2017 tarihinde ... için 119.950,40 TL, ... için 9.276 TL, ... için 9.281,60 TL, ... için 19.197,60 TL, ... için 15.101,60 TL ve ... için 11.186,40 TL ödeme yapıldığını ve müvekkili şirketin kaza nedeniyle sorumluluğunun kalmadığını,
müteveffa ile sigortalı arasında hatır taşımasının olduğundan hesaplanacak tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Bir kısım davacılar bakımından davanın kabulü ile. Davacı ... için 13.283,46 TL, davacı ... için 21.563,51 TL üzerinden davanın kabulüne, diğer davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müteveffa ile sigortalı araç sürücüsü arasında hatır taşıması olduğu bilirkişi raporunda da tespit edilmiş olduğundan bu durum tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 03/10/2016 tarihinde, sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile Susurluk istikametinden, Bandırma istikametine doğru seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, seyir istikametine göre önünde aynı istikamette doğru seyrini sürdüren sürücü ... idaresindeki ... plakalı römorklu traktöre arkadan çarpması ile meydana gelen trafik kazasında ... plakalı otomobil içerisinde yolcu olarak bulunan ...'ın öldüğü, ölenin desteğinden yoksun kalan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep ettikleri anlaşılmıştır.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle bu gibi taşımalarda TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır.
Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve ödenecek indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir.
Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca Hakim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda; sürücünün de vefat etmiş olması nedeni ile beyanı bulunmadığı, dosya kapsamına göre müteveffa ...'ın ... plakalı otomobil içerisinde yolcu olarak bulunduğu ancak taşımanın kimin yararına bulunduğu, hatır taşıması bulunup bulunmadığı konusunda yeterince veri bulunmadığı gibi davalının da hatır taşıması bulunduğu konusunda ispat külfetini yerine getiremediğinin anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesince belirlenen tazminattan hatır indirimi yapılmamış olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/1704, K. 2022/1916, 26 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama