KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2020
- Esas no
- 2020/1805
- Karar no
- 2020/3760
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 14/02/2020
- Numarası
- 2020/132 D.İş Esas - 2020/139 Karar
- Dava
- İhtiyati Haciz
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İhtiyati haciz talep eden vekili dava dilekçesinde özetle.
Keşan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10/01/2020 tarihli, 2016/447 Esas ve 2020/3 Karar sayılı kararı ile borçlu şirketin 85.300,00-TL vekalet ücreti, 1.912,70-TL yargılama gideri ödenmesine karar verildiğini, borçluların bugüne kadar söz konusu ilama ilişkin olarak herhangi bir ödeme yapmadığı gibi mevcut mal varlığını elden çıkartmakta olduğu istihbar edildiğini bu nedenle, borçluların menkul ve gayrimenkul mal varlığı ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; "... borçluların gösterilen malları ile alacaklarının. İcra ve İflas Kanununda muayyen tahditler dairesinde, ihtiyaten haczine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı borçlu ... vekilinin itirazı üzerine mahkemece "İtirazın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına," dair verilen karara karşı borçlu ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Borçlu ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihtiyati hacze dayanak olan tasarrufun iptali davasının kesinleşmediğini, mallarını kaçırma girişiminin söz konusu olmadığını, ihtiyati haczin haksız olup kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nın 355.maddesi gereğince, kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: Dava, ihtiyati hacze itirazın reddinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İİK'nın 257/1. fıkrasına göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.
İİK'nın 258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur….” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir.
Başka bir anlatımla İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir. İİK' nın 265. maddesine göre aleyhine ihtiyati haciz verilen taraf mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin dayandığı nedenlere dayanarak itiraz ileri sürebilir.
Bu yasal çerçevede istinaf talebi, dosyadaki deliller ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, dosyada bulunan bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde gösterdiği sebeplere, davacının ilama dayalı borçludan alacağının bulunması ve bu alacağın muaccel olması nazara alındığında davacının İİK' nun 258/1. maddesinde düzenlenen yaklaşık ispat kuralı gereğince alacağın varlığını mahkemeye ispat ettiği ve İİK' nun 257/2. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin davanın esasına ilişkin olduğu,
İİK'nın 265.maddesinde sınırlı olarak gösterilen itiraz sebepleri arasında da yer almadığı nazara alındığında Mahkemece yaklaşık ispat kuralına göre değerlendirme yapılarak ihtiyati haciz kararı verilmesinde ve itiraz üzerine ihtiyati hacze itirazın reddine (İtirazın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına,) karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle; istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/1805, K. 2020/3760, 22 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama