KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2023
- Esas no
- 2021/1181
- Karar no
- 2023/2053
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarih
- 02/12/2020
- Numarası
- 2016/50 Esas - 2020/665 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
2.141 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili asıl davada vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ... 'ın 22/07/2015 günü saat 05.50 sıralarında ... plaklı ticari taksiyle ... Sk. üzerinden ... istikametine seyrederken ...
Köprü altına geldiğinde aynı köprü altında park halinde bulunan ... plaka sayılı çekiciye bağlı bulunan ... plakalı dorseye çarptığını ve olay yerinde hayatını kaybettiğini, köprü altında park halinde bulunan çekicinin şoförü davalı ... 'un park yasağı ihlali yaptığını, kazaya sebebiyet veren ... sevk ve idaresindeki aracın davalılardan ... San. Tic. A.Ş.adına tescilli ve davalılardan ...
Sigorta Şirketi tarafından sigortalı olduğunu, yine kazaya karışan müvekkili davacıların murisinin kullandığı ... plakalı ticari aracın da davalılardan ...
A.Ş. tarafından sigortalı bulunduğunu, zarardan dolayı tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek HMK'nın 107. maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açtıkları iş bu davada fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere davacı eş ... için 5.000,00 TL, davacı çocuklar ... için de 5.000,00 'er TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, yine davacı eş ... için 40.000,00 TL,
çocuklar ... ve ... 'ın her biri için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte ... A.Ş. ile davalı ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkili şirkete 29/12/2014-2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... nolu ZMSS Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kişi başı poliçe teminat limitinin 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, 01/06/2015 yürürülük ve 04/05/2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre talebin yerinde ve poliçe limiti kapsamında olmadığını, 06/09/2015 tarihinde meydana gelen kazanın sigortalı araç sürücüsü müteveffanın kusuru ile meydana geldiğini,
poliçe genel şartları gereği teminat dışı kalan davacı taleplerinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ...
Sigorta Şirketi cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, davacıya 15/12/2015 tarihinde 33.171,90 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini ve davacı zararının karşılandığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçedeki limitler ve sigortalı araç sürücüsünün kusur ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ....
San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin ... plaka sayılı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plaka sayılı yarı römorkun maliki olduğunu, araçların ise davalılardan ...’un sevk ve idaresinde olduğunu, 22/07/2015 günü meydana gelen kazada maktul ...’ın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak kazaya asli ve tek kusurlu olarak sebebiyet verdiğini, davalı müvekkil çalışanının kusuru bulunmadığını, talep edilen tazminat bedelinin fahiş tutarda olduğunu, takdir edilecek tazminat miktarının olayı özenir hale getirmeyecek tutarda olması,
zenginlik sağlayacak bir yekûn teşkil etmemesi gerektiğini, olay tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını ancak dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davacılar vekili birleşen davada vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle;
müvekkilleri 22/07/2015 tarihinde meydana gelen ve asıl davada belirtilen trafik kazası sonucu davacıların evlatları ... 'ın vefat ettiğini açıklayarak HMK 107 maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açtıkları iş bu davada fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere davacı baba ... için 1.500,00 TL, davacı anne ... için 1.500,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, yine davacı anne ... için 30.000,00 TL,
davacı baba ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte .... San. Tic.A.Ş.ile davalı ... müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, asıl davada davalı ... yönünden maddi tazminat isteminin reddine, diğer davalılar yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine.
Birleşen davada davacı ... için 3.712,24 TL, davacı ... için 3.041,36 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve her bir davacı için 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl ve birleşen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Manevi tazminatın amacının, zarara uğrayan kişinin duyduğu acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmek olduğunu ancak hukuk genel ilkelerine ve yargıtay yerleşik içtihatlarına aykırı bir şekilde müvekkilleri lehine çok düşük miktarda manevi tazminata hükmedildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından. 22/07/2015 tarihinde müteveffa ... 'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın seyir halindeyken ...
AVM viyadüğüne geldiği anda park halinde bulunan ... plakalı çekiciye çarpması ile meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü ... vefat ettiği, asıl davada müteveffanın eşi ve çocukları olan davacıların destekten yoksun kalma ve manevi tazminat, birleşen davada müteveffanın anne ve babası olan davacıların manevi tazminat talep ettiği, mahkemece hükme esas alınan kusur raporuna göre, davacıların murisi otomobil sürücüsü ... 'ın hatalı sevk ve idaresindeki kazanın oluşumunda birinci derecede ve takdiren % 90 oranında etkili olduğu,
davalı sürücü ... 'un hatalı davranışının ikinci derecede ve takdiren % 10 oranında etkili olduğu anlaşılmıştır. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak,
meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde,
mahkemece asıl davada davacılar için belirlenen manevi tazminat miktarlarının makul olduğu ancak birleşen davada davacı anne ve baba için belirlenen manevi tazminat miktarlarının bir miktar düşük olduğu; aynı ilkelere göre yapılan değerlendirme sonucunda birleşen davada takdiren anne ve baba için 8.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.Bu nedenle;
davacılar vekilinin asıl dava için istinaf başvurusunun reddine, birleşen dava için istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/1181, K. 2023/2053, 9 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama