KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2023
- Esas no
- 2021/1360
- Karar no
- 2023/1938
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 05/02/2020
- Numarası
- 2016/23 Esas - 2020/67 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.187 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;11/01/2015 tarihinde saat 18:15'de Beşiktaş'tan Sarıyer'e kalkan İETT otobüsünü davalı ... kullandığını, 40-B hat numaralı ... plakalı otobüsün Sarıyer civarında davalı ... tedbirsiz ve dikkatsizlikle aniden gereksiz yere fren yapması sonucu müvekkilinin yere düştüğünü, otobüsteki diğer kişilerin de üstüne düşmesi neticesinde bileğinin 2 yerden kırıldığını, kafatasında şiş ve kalçasında ağır ekimozlar da oluştuğunu, davalının sürekli olarak kalkışından itibaren cep telefonu ile konuştuğunu ve suçun işlenmesi sırasında da telefon görüşmesine devam ettiğini,
diğer davalı ...'ın aracın işleten ve davalı ve davalı ...
A.Ş.'nin aracın trafik sigortacısı olduğunu, davalı sigorta şirketine durumun bildirildiğini ancak bu güne kadar hiçbir ödemede bulunmadıklarını belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla müvekkili için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olayın olduğu 11/01/2015 tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davalı sigorta şirketinin yalnızca maddi tazminattan sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının halk otobüsünde yolculuk yaparken kendi kusurlu davranışları ile kendisinin yaralanmasına neden olduğunu, davacının dilekçesinde belirttiğinin aksine sürücü müvekkili ... ’nın olay anında telefonla görüşme yapmadığını, 17/04/2015 tarihli Görüntü İzleme Tutanağı ile de bu durumun sabit olduğunu, müvekkillerinden araç sürücüsü ... hız limitlerine de uygun hareket ettiğinden herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin önündeki ikinci aracın sinyal vermeden aniden sola dönüşü,
bunun sonucu müvekkilinin önündeki aracın ise aniden fren yapması sebebiyle vahim bir kazaya sebep olmamak adına yavaşlamasına sebep olduğunu davacının talep ettiği manevi tazminatın zenginleşme amacı taşıdığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen 11/01/2015 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirkete 22/08/2014-2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMMS (Trafik) Sigorta Poliçe ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitlerinin kişi başı 290.000,00 TL olduğunu, trafik sigortacısı şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu olduğunu,
dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,"Davacının maddi tazminatı talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.000 TL tazminatın 11/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılar ... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili için 10.000,00 TL manevi tazminat istendiği halde eksik hesaplama ile adaleti yansıtmayacak hak ve nesafet ilkelerine aykırı olarak verilen 2.000,00TL manevi tazminat kararı manevi kaybı karşılamaktan uzak yetersiz ve az olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ...
A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı vekili ile müvekkil şirket arasında yapılan sulh görüşmelerinde uzlaşmaya varıldığını, 16.10.2019 tarihinde ibraname düzenlendiğini, ibranamede de açıkça belirtildiği üzere davacı vekili maddi tazminat talebinden feragat ettiğini, davacı vekilinin feragati mevcut olmasına rağmen dosyada feragat nedeniyle ret kararı yerine maddi tazminat bakımından karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiğini,
iş bu dilekçeye ek olarak da Mahkemenin değerlendirmesine sunulmuş olan ibraname gereğince karar verilmesine yer olmadığı kararının kaldırılarak müvekkil sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 11.01.2015 tarihinde davalı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı özel halk otobüsü ile Yeniköy Mahallesi Köybaşı Caddesi üzerinde seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, ön ilerisinde seyreden bir otomobilin sol sinyal vererek dönüş için durması,
onun arkasından gelen bir diğer otomobilin de frenle durması sırasında kendisi de fren yaptığında, otobüs içinde yolcu olarak bulunan davacı ...l 'un yaralandığı ve davacının bu yaralanması nedeni ile manevi tazminat talep ettiği, Mahkemece alınan ATK maluliyet raporuna göre davacının sürekli iş göremezliğe uğramadığı, geçici iş göremezlik süresinin ise kaza tarihinden itibaren 4 ay olduğunun tespit edildiği,
kusur raporuna göre ise kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ... takip mesafesini korumayarak ani fren yapması nedeniyle %75 oranında, davacının ise otobüs içerisinde dengesini sağlamakta gerekli özeni göstermemesi nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacının maddi tazminat talebi dava açıldıktan sonra davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmıştır.
Davacı açıkça maddi tazminat talebinden feragat etmediğinden yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı sigorta vekilinin istinaf itirazı yerinde değildir.
Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti, iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uymadığı, 8.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacı vekili istinaf talebi yerinde görülmüştür.
Bu nedenle; davalı ... A.Ş. Vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/1360, K. 2023/1938, 31 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama