KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- Esas no
- 2021/1675
- Karar no
- 2023/2341
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 29/04/2021
- Numarası
- 2018/698 Esas - 2021/473 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
Karar Metni
918 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin 22.07.2011 tarihinde trafik kazasında yaralandığını, zararının tazmin edilmesi için davalıya 26.04.2012 tarihinde tebliğ olunan dilekçe ile başvurulduğunu ancak zararın ödenmediğini, müvekkilin aracın sigorta şirketi olan ...
Sigorta Şirketi aleyhine açılan maddi tazminat davasının Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkeme’sinin 2015/130 E. 2018/190 sayılı dosyası üzerinde bilirkişi tarafından tespit olunan 624.125,37 TL müvekkil zararının kazaya karışan plakası bilinmeyen araç sürücüsünün kusur oranı olan % 25'e tekabül eden ve ... sorumluluğunda olan 156.041,34 TL’sinin işlemiş avans faizi ile birlikte ödenmesi talebini içeren dilekçenin 14.09.2017 günü davalı ...na tebliğ olunduğunu,
bu talep üzerine de ödeme yapılmaması nedeniyle başlatılan takipte davalı borçlu asıl alacak 156.041,34 TL ve ...na verilen ikinci dilekçe tarihi olan 14.09.2017 tarihinden başlatılan yasal faiz hesaplaması ile yapılmış olan işlemiş faiz 8.118,42 TL ve ferileri icra dosyasına ödendiğini, takibe faiz yönünden kısmi itirazda bulunulduğunu belirterek, davalının icra dosyasına yapmış olduğu kısmi itirazın iptali ile takibin devamına, itirazına konu 122.177,16 TL işlemiş faiz alacağının davalıdan tahsiline, davalının alacağın %20’ sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın müvekkili kurum aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkil kurumun sorumluluğu olan zararın % 25’ine tekabül eden 156.041,34 TL olduğunu ve bu miktarın icra dosyasına kurum tarafından yatırıldığını ancak davacı tarafından kaza tarihinden itibaren faiz işletildiğini, söz konusu faiz talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı aleyhine % 20’den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile, davalı borçlunun Bakırköy ... İcra Dairesi ... ( tashihle Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... ) esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 99.022,14.
TL faiz alacağı üzerinden devamına, alacak likit ve muayyen olmadığından yargılamayı gerektirdiğinden davacı vekilinin icra inkar tazminat talebinin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükmedilen faiz alacağını kabul etmemekle beraber faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, savunmalarının saklı kalmak kaydıyla ticari faize hükmedilemeyeceğini, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde atfı kabil kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, kaldı ki, başvuru konusu trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve trafik kazasına plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin başvuran tarafça ispatı gerektiğini,
davacının davası haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 22/07/2011 tarihinde davacının içinde yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı kazası sonucu yaralandığı, aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/130E. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada davacının zararının 624.
125,37 TL olarak ve kazada plakası bilinmeyen araç sürücüsünün kusur oranının %25 olarak tespit edildiği, tespit edilen bu kusur oranına göre ... sorumluluğunda olan 156.041,34 TL'sının davalıya başvuruda bulunulmasına rağmen ödenmediğinden başlatılan takibe davalı tarafından faiz yönünden itiraz edildiği, davalı tarafça ana para ve ikinci başvuru tarihinden takip tarihine kadar faizin icra dosyasına yatırılmış olduğu nedeniyle, faiz yönünden itirazın iptali talep edildiği anlaşılmıştır.
Davacı, kaza sırasında yolcu olup kusurundan söz edilemeyecektir. Kaldı ki, davanın konusu davalı hakkında başlatılan takibe ana para ödendikten sonra faiz yönünden yapılan itirazın iptali olduğuna göre, davalı vekilinin kusura, plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve trafik kazasına plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin başvuran tarafça ispatı gerektiğine ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/13141 E. ve 2022/6709 K.sayılı kararında açıklandığı üzere "... yönünden faizin başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken, ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek ... Yönetmeliğinin 9, 14. ve 15. maddelerinde yazılı biçimde fona başvurulduğu halde ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren ...'nın temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.
Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemiş ise ...'nın temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekir." (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/4574 E. ve 2022/16962 K. sayılı kararı).
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça kazaya karışan ve plakası bilinemeyen araç nedeniyle zararının tazmin edilmesi için ...na 26.04.2012 tarihinde tebliğ olunan dilekçe ile başvurulmuş olduğuna göre, bu tarihinden itibaren ...nın temerrüde düştüğünün kabulü ile mahkemece, 26/04/2012 tarihinden itibaren yapılan faiz hesaplanmasını yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiştir.
Dosya kapsamından kazaya karışan ve plakası alınamayan aracın ... modelinde ticari araç olduğu anlaşılmakla ve dava dilekçesinde avans faizi talep edilmesine göre avans faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/1675, K. 2023/2341, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama