KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Esas no
- 2021/1974
- Karar no
- 2024/441
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17/06/2021
- Numarası
- 2021/41 Esas - 2021/494 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eyl. Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Karar Metni
701 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili sigorta şirketine kasko sigortası ile sigortalı olan ... plakalı aracın kaza sebebiyle hasar görmesi sonucuyla müvekkili sigorta tarafından dava dışı sigortalısına ödenen hasar tazminatından doğan rücuen tazminat alacağının sağlanması amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı sigorta şirketinin süresi içerisinde borçlu olmadıkları iddiasıyla borca itiraz ederek takibi durduklarını, davalının itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu ve iptali gerektiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada tüm deliller toplanmadığını, kazayı birebir yaşayan tanık beyanları alınmadan dosyanın bilirkişiye sevk edildiğini, eksik incelemeyle dosyaya sunulan bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığını, davalı tarafın %25 kusurlu olduğunu cevap dilekçesinde ikrar ettiğini, her ne kadar icra inkar tazminatı için kötüniyet şartı aranmasa da davalının kötüniyetli olduğunun izahtan vareste olduğunu, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu,
kusura ilişkin oranları belirleyecek olan Adli Tıp Trafik İhtisas Kurulu olduğunu, mahkemenin görünürde gerekçeli olan bu kararının, gerekçeli olduğunun bahsinin mümkün olmadığını bozmayı gerektireceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 16.03.2020 tarihinde saat 16:45 sıralarında, sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Anadolu caddesinden - Konak istikametine seyir halinde iken, ... otobüs duraklarına, sağa doğru geçiş yapmak isterken,
sağ arka köşe ve sağ yan kısımlarına aynı yönde yolun sağında seyir eden sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarıyla çarpmasının akabinde ... plakalı aracın, savrularak sağa ön köşe ve sağ yan kısımlarıyla yolun sağında ... otobüs durağında seyir halinde geçmekte olan; sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın sol arka köşe kısımlarına çarpıp akabinde yan ve refüj başı levhalarına sol yan kısımlarıyla çarpması sonucu üç araçlı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.Kaza tespit tutanağında olaya karışan her üç araca da kusur belirlemesi yapılmıştır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketine sigortalı aracın sürücüsüne kusur verilmemiştir. Kaza tespit tutanağı ile kusur raporu arasında çelişki oluşmasına rağmen çelişkiyi giderecek şekilde kusur raporu rapor alınmadan karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur. Alacak trafik kazasından kaynaklanan haksız fiil tazminatı niteliğinde olup kusurun ve hasarın teknik olarak belirlenmesi ile likit hale gelecektir.
Davanın açıldığı tarih itibari ile alacak açıklanan sebepler likit bulunmadığından icra inkar tazminatı istenemeyecek ve cevap dilekçesinde açık bir kabul beyanı da bulunmadığından davalının kötü niyetli olduğu ileri sürülemeyeceğinden bu yöndeki istinaf yerinde değildir.Mahkemece usulüne uygun ön inceleme duruşması yapılmamış ve taraflara HMK 140/5. maddesi kapsamında kesin süre verilmemiştir.
Bu nedenle yazılı gerekçe ile davacı tanığının dinlenmemiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
O halde Mahkemece yapılması gereken usulüne uygun ön inceleme duruşması yapmak, delilleri toplamak ve tek bilirkişiden alınan kusur raporu ile kaza tespit tutanağı arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde ATK Trafik İhtisas Dairesi veya İTÜ öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor almak sonucuna göre tüm dosya kapsamına göre değerlendirme yapılarak karar vermekten ibarettir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/1974, K. 2024/441, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama