KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Esas no
- 2021/2217
- Karar no
- 2024/314
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 15/06/2021
- Numarası
- 2017/1372 Esas - 2021/784 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.133 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;14/04/2017 tarihinde davalı nezdinde trafik sigortalı olan ... plakalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucunda araçta yolcu olarak bulunan müvekkilleri ... ve ...'ın ağır bir şekilde yaralandığını, ...plakalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğunu, yargılama esnasında alınacak maluliyet oranının tespitinde de gösterileceği gibi davacıların yaşamının tehlikeye sokulduğu,
basit bir müdahale ile giderilemeyecek zararlar oluştuğunu, kemik kırıklarının olduğu ve kalıcı şekilde yaralanmalar meydana geldiğini, taraflarınca tüm belgelerle birlikte dava öncesinde davalıya başvuruda bulunduğunu, hasar dosyası açılmasına karşın ödeme olmadığından iş bu davanın açıldığını, davacı ... için 500-TLsürekli iş göremezlik, 500-TL geçici iş göremezlik, 500-TL bakıcı ve tedavi giderleri, davacı ... için 500-TL sürekli iş göremezlik, 500-TL bakıcı ve tedavi giderleri,
olmak üzere toplam şimdilik 3.000-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından müvekkili şirket aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu 2017 E.39460 sayılı başvurusunun bulunmakta olduğunu, iş bu başvurunun zorunlu evraklar müvekkili şirkete sunulmadığı için usulden reddedildiğini, ancak davacılar tarafından iş bu zorunlu evrakların tamamlanmadan tekrar dava açılmış olduğunu, bu sebeple davanın reddedilmesi gerektiğini, poliçe tanzim ve kaza tarihi, Genel Şartların yürürlüğe girmesinden sonra olup, TRH tablosunun baz alınması gerektiğini, dava konusu kaza, haksız fiilden kaynaklanmış olup, ticari iş olarak nitelendirilemeyeceğini,
bu nedenle uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabul kısmen reddine. 1-Davacıların kalıcı maluliyete dayalı maddi tazminat istemlerinin reddine,2-Davacı ...'ın geçici iş göremezliğe ve bakıcı giderlerine dayalı maddi tazminat davasının, kısmen kabulüne.
3.426,30-TL geçici iş göremezlik ve 3.812,25-TL bakıcı giderli olmak üzere toplam 7.238,55-TL maddi tazminatın davalı sigortadan 05/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Davacı ...'ın geçici iş göremezliğe ve bakıcı giderlerine dayalı maddi tazminat davasının kısmen kabulüne.
296,50-TL geçici iş göremezlik ve 296,50-TL bakıcı giderleri olmak üzere toplam 593,00-TL maddi tazminatın 05/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatına ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, istiap haddinden fazla yolcu taşınmasının müterafik kusur olduğunu, yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirkete müracaat tarihinden öncesinde şirketin temerrüdü söz konusu olmadığını, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren (8) işgünü içinde,
böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluklarının da bulunmadığını, davacı vekilinin talep etmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, 2022/312 E. ve 2022/3685 K. sayılı kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiği yönünde karar vermiştir.
Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı tazminatına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305 E. ve 2021/7685 K. sayılı kararları).
Kaza tespit tutanağında dava konusu trafik kazasında dava dışı sürücüsü ..ın sürücüsü olduğu sigortalı araçta yolcu olarak ikisi çocuk ( 3 ,14 yaşında) toplam 5 kişinin bulunduğu dosya kapsamında istiap haddinin aşılmasının kazanın meydana gelmesi arasında bir illiyet bağı olduğuna dair bir delil bulunmadığı gibi kazanın nasıl oluştuğu da açıkça belirlenmiş olduğundan kazanın istiap haddinin aşılmasından meydana geldiği ve emniyet kemeri takılıp takılmadığının belirsiz olduğu aksi durumun davalı tarafından ispat edilmediği nedenle müterafik kusura ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı vekilinin dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurduğu, ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı belirtilmektedir. Eksik belge ile müraacat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü gerekir.
Ancak davacının eksik belge ile müracaatı nedeni ile davalı temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden tazminatı yönünden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü yerine yazılı şekilde belirlenmesi doğru olmamıştır. Davalıya sigortalı araç kamyonet olarak kayıtlı olup sigortalı da gerçek kişi olduğundan yasal faize hükmedilmesi gerekirken ticari faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/2217, K. 2024/314, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama