KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Mart 2025
- Esas no
- 2022/1382
- Karar no
- 2025/410
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 18/03/2022
- Numarası
- 2016/832 Esas - 2022/192 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.216 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile.
15.11.2013 tarihinde ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, sürücülüğünü ...'un yaptığı ... plakalı araca çarpması sonucu ...'un vasisi olduğu ...'un ağır bir şekilde yaralandığını, ...'un bu kaza soncunda felçli ve yatalak durumda kaldığını, kaza sonucunda alınan Adli Tıp Kurumu raporunda da ...'nun asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, açılan hasar dosyasından ... adına vasisi ...'a 10.11.2014 tarihinde 202.726,00 TL cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ödemesi yapıldığını, bakıcı giderleri için 03.03.2016 tarihinde 192.816,00 TL ödeme yapıldığını, ...'un tedavi giderleri, kazanç kaybı,
çalışma gücünün azalmasından ve yitirilmesinden doğan kayıplar, bakıcı giderleri ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların davalı sigorta şirketince eksik ödendiğini beyanla 500,00 TL bakıcı gideri ile 500,00 TL iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile talebini 18.651,79 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu kazaya neden olan ... plakalı aracın müvekkili şirkete 08.06.2013-13.12.2013 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, sigortalıların kusurlu olması halinde sürekli sakatlık durumunda Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinde kişi başı azami 250.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, dava konusu kaza nedeni ile malul kalmasından dolayı 10.11.2014 tarihinde 202.726,34 TL, 03.03.2016 tarihinde de bakıcı gideri olarak 192.816 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemeler sonucunda maluliyet nedeni ile kalan teminat limitinin 47.233,66 TL, bakıcı giderinde ise kalan teminat limitinin 57.184 TL olduğunu,
müvekkili şirketin poliçeden kaynaklı sorumluluklarını yerine getirdiğini, davacıya SGK tarafından da bir ödeme yapılmış ise bunların da tenzil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda "Davanın kısmen kabulü ile, Bakıcı gideri talebinin reddine, İş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat talebinin kabulü ile,18.651,79-TL'nin 10/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile Büyükçekmece ...
Noterliği'nin 23/10/2020 tarihli ... numaralı mirasçılık belgesinde tespit edilen dahili davacılara (... 3/8, ... 3/8, ... 2/8) miras paylarını oranında ödenmesine " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın kabulü ile 18.651,79-TL miktarındaki bedelin hükümde belirtili mirasçılar arasında taksimine karar verildiğini, Büyükçekmece 3.Sulh Hukuk Mahkemesi 2020/1452 Esas sayılı dosyası ile ... ve ... tarafından ikame edilen davada miras reddi yapıldığını, ... ve ... lehine pay hükmedilmesine olanak bulunmadığından yerel mahkemece verilen karar bu yönüyle usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini,
miras reddi yapmış mirasçılar lehine bedel ödenmesi hususunda kurulan hükmün düzeltilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin teminat limiti ile sınırlı şekilde sorumlu olduğunu, limit tutarı kadar ödeme yapıldığından dolayı davanın reddi gerektiğini, davacının öldüğü tarihe kadar hesaplama yapılması gerektiğini, davacının bakiye zararının bulunup bulunmadığının müvekkili şirketin ödeme tarihi itibariyle geçerli olan verilere göre belirlenmediğini, esas mahkemesinin, savunmalarını dikkate almadan ve gerekçeli kararında dahi savunmalarına neden itibar edilmediğine ilişkin herhangi bir açıklama yapmadan hüküm kurduğunu,
esas mahkemesi kararının gerekçesiz ve denetime elverişsiz olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 15.11.2013 tarihinde ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında davacı ...'un yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği, davacı ...'in dava devam ederken vefatı üzerine de davanın ihbar edildiği mirasçılarından davacı ... tarafından davaya devam edildiği, diğer mirasçılar ... ve ...'un ise mirası reddettikleri anlaşılmıştır.
Davacı ..., dava açmadan önce davalı Sigorta Şirketine başvurmuş olup davalı tarafından davacıya 10.11.2014 tarihinde 202.726,34 TL, 03.03.2016 tarihinde de bakıcı gideri olarak 192.816 TL ödeme yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 31/08/2021 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda davacı ...'un 06/10/2020 tarihinde ölmesine nedeni ile sürekli iş göremezlik ve sürekli bakıcı gideri tazminat hesabının ölüm tarihine kadar hesaplanmıştır. ibraname sunulmamış olması nedeni ile yapılan ödeme makbuz hükmünde olduğundan sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler ile güncellenerek tazminattan indirilmiştir. Yine SGK tarafından yapılan ödeme de mahsup edilmiştir.
Davadan önce parayı alan ve bu dönem zarfında parayı kullanan davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesinin önlenebilmesi için davadan önce yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan güncellenerek düşülmesi gerektiğinden hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda davadan önce yapılan ödemenin güncellenmiş miktarının, tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur.
Ne var ki davacı ...'un mirasçılarından sadece davayı takip eden dahili davalı mirasçı ... için davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mirası reddeden mirasçılar ... ve ... bakımından hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1382, K. 2025/410, 6 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama