KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Esas no
- 2022/1489
- Karar no
- 2025/324
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 21/12/2021
- Numarası
- 2018/242 Esas - 2021/983 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
812 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 11.08.2018 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile ... Caddesi ...
Hastanesi istikametine doğru sol şeritte seyir halinde iken 07-001 nolu ışıklara yaklaşık 15 metre kala ön kısımları ile, hastane tarafından yolun karşısına geçmeye çalışan ...e çarpması sonucunda tek taraflı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla 3.500,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) ve 100,00 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 3.600,00 TL tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 24.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; maluliyet oranının kaza sonucu oluşan arazların kaza ile illiyetleri de tespit edilmek suretiyle belirlenmesi gerektiğini, davacının maddi zararı ancak aktüeryal inceleme sonucu tespit edilebileceğini, geçici iş görmezlik ve bakıcı gideri talepleri teminat kapsamı dışında olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile. 491,42 TL geçici iş görememezlik tazminatının 02/11/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Sürekli iş görememezlik tazminatı taleplerinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Davacın müvekkilinin bu kaza nedeniyle sakatlığının halen devam ettiğini ve kalıcı olarak maluliyetinin olduğunu, oran açısından hatalı olan rapora karşı itiraz ettiklerini, itirazlarının reddedildiğini, hatalı rapor esas alınarak hüküm kurulduğunu, eksik değerlendirme ile dosyada karar verildiğini, davacı müvekkili...'in sakatlık oranının tespit edilebilmesi için 04.11.2019 tarihli ATK ön raporu gelmiş olup kendisine randevu verildiğini, davacı müvekkilinin bu tarihte ATK'da randevuya gitmişse de kendisine eksik muayene yapıldığını,
müvekkilinin hemşire olup nasıl muayene edilmesi gerektiğini mesleği gereği de detaylıca bildiğinden bu ATK muayenesinde eksik muayene olduğu kanaatine vardıklarını, kazadan sonra baş dönmesi şikayetlerinin git gide arttığını, denge kurmakta güçlük çektiğini, günlük faaliyetlerine devam ederken de zorluk yaşadığını, kafatasında açıklık oluştuğunu, ATK üst kurulundan yeniden rapor alınması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava,
yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır.
Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine,
20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları).
ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 18/09/2020 tarihli raporunda davacının 11.08.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından.
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, davacının muayenesi yapılarak maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.
Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1489, K. 2025/324, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama