KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Esas no
- 2022/1603
- Karar no
- 2025/604
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 11/04/2022
- Numarası
- 2020/759 Esas - 2022/240 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kay.Zarar Nedeniyle
Karar Metni
800 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı şirketin sigortalısı olup davalıya ait ... plaka sayılı aracın ... poliçe numarası ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, davalıya ait aracın 31/01/2019 tarihinde yaya ...'e çarpması neticesinde yayanın vefat ettiğini, kaza sonrasında davacı şirketin ... mirasçılarına sulh görüşmeleri neticesinde yapılan protokole istinaden 43.659 TL ödeme yaptığını, karşı tarafın sulh protokolünden sonra bakiye destek alacaklarının olduğu gerekçesiyle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduklarını,
Sigorta Tahkim Komisyonunun kararı üzerine de kazada vefat edenin desteklerine 115.726,97 TL daha ödeme yapıldığını, bu ödemenin İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takipten sonra yapıldığı için İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ayrıca takip başlatıldığını, huzurdaki davanın sulh protokolü üzerine ilk ödenen 43.659 TL'nin tahsili için başlatılan İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali için açıldığını, kazadan sonra davalının aracını kullananın olay yerinden firar ettiğini, bu nedenlerle itirazı iptali ile takibin devamına,
%20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazadan sonra davalının olay yerinden firar ettiğini, davalı sürücünün kaza sonrası vermiş olduğu tüm beyanlarda olayın şokuyla kaza yerinden ayrıldığını ifade ettiğini, müvekkili şirketin 3. şahsa ödediği bedeli rücuen davalıdan talebinin haklı ve yerinde olup, davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğunu, itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi gerekirken mahkeme tarafından usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, mahkeme tarafından nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş ve dava değeri dikkate alınarak, AAÜT 'e göre davalı lehine 6.840,93 TL nisbi vekalet ücretine hükmedildiğini, maddi tazminat talebinin tamamının reddi durumunda AAÜT 13/4 maddesinin yönlendirmesi ile tarife ikinci kısım, ikinci bölüm (9) maddeye göre 5.100,00 TL olması gerektiğini, mahkemenin 6.840,93 TL olarak verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın sigortalısından rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, ... plakalı ... poliçe numaralı ZMMS poliçesi ile davacı sigorta şirketine sigortalı aracın dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeyken 30/01/2019 tarihinde karışmış olduğu ölümlü trafik kaza neticesinde ölenin mirasçılarına poliçe kapsamında sulh olmaları üzerine ödenen tazminatın sigortalı araç sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle rücuen tahsili amacıyla davalı sigortalı aleyhine icra takibi yapıldığı, davalının icra takibine itirazı üzerine de eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğunu düzenlenmiştir.
Dosya kapsamına sunulan tüm beyan ve belgelerden; kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün firar ettiğinin belirtilmesi, soruşturma aşamasında sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün ... Sağlık olduğunun anlaşılması ve sigortalı araç sürücüsünün olayın ardından hastaneye veya emniyete gittiğine dair kayıt bulunmaması nedeni ile davacının ZMMS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında davalı sigortalısına rücu ettiği anlaşılmaktadır.
Sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terk sebebinin ZMMS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olup olmadığı ve dolayısıyla rücu koşullarının oluşup oluşmadığının davanın esasına girmek sureti ile tartışılması gerekirken, taleple ilgisi bulunmayan sebeplerle, eksik gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de maddi tazminat isteminin reddi halinde AAÜT 13/4 maddesine göre hükmedilmesi gerekirken davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1603, K. 2025/604, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama