İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1701 K.2022/1960

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Esas2022/1701Karar2022/1960Tarih27 Ekim 2022Okuma6 dk · 1.216 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
27 Ekim 2022
Esas no
2022/1701
Karar no
2022/1960
İncelenen dosyanın mahkemesi
İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
25/03/2022
Numarası
2021/437 Esas - 2022/243 Karar
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.216 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

11.07.2018 tarihinde ...’ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile müvekkili ... ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda müvekkilinin ağır yaralanması nedeniyle tazminat istemiyle İstanbul 2.ATM 2018/771 Esas sayılı dosyasında ...na karşı dava açtıklarını, yargılama sırasında ... plakalı aracın kaza tarihinden bir hafta önce satılmış olması nedeniyle önceki işletenin yaptırdığı ZMMS poliçesinin geçerliliğinin 15 gün devam ettiğinin tespit edildiğini, bu nedenle ZMMS sigorta sorumluluğu kaza tarihinde devam eden ...

Sigorta A.Ş aleyhine dava açmaları gerektiğini, kazada ...'ın %100 kusurlu olduğunu, kazaya ilişkin soruşturmanın Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütüldüğünü, meydana gelen kazada müvekkiline herhangi bir kusur atfedilmediğini, kusurun karşı araç sürücüsünde olduğunu, davalıya tazminat miktarının ödenmesi başvuru yapıldığı halde olumlu veya olumsuz herhangi bir dönüş olmadığını belirterek iş bu davanın İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/771 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine,

belirsiz alacak olarak açılan davanın kabulü ile 900,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri, 5.000,00 TL sürekli/daimi iş göremezlik- sakatlık tazminatı olmak üzere toplam 6.000,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden 8 gün sonrasından itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle.

Genel Şartlar gereği davacı tarafından talep edilen eksik belgelerin müvekkili şirketine iletilmediğini, usule uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet ve kusur oranlarının tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, müvekkili şirketin tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun ortadan kalktığını, davacı tarafın sigortalının kusurunu ve kusur ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunu usulen ispat etmesi gerektiğini, başvuruyu kabul anlamında gelmemek üzere, bir tazminat hesaplaması yapılması halinde,

bu hesapta asgari ücretin baz alınarak TRH-2010 Mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere hesaplanacak tazminattan davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun ve faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, davacı taraf soruşturma aşamasında şikayetçi olduğunu beyan etmiş olduğundan tazminat davası açma hakkının ortadan kalkmış olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendi yaralanmasından dolayı dava dışı araç sürücüsü ile uzlaşmasının söz konusu olmadığını, uzlaştırma tutanağında müvekkilinin beyanı incelendiğinde “şüphelinin(dava dışı sürücü ...’ın ) tarafıma yönelttiği taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu (yani ...’nın şüpheli olduğu dosya yönünden) ile ilgili olarak uzlaşmak için herhangi bir maddi ve manevi tazmin talebim yoktur” dediğini, müvekkilinin müşteki olduğu ...’ın ise şüpheli olduğu dosya yönünden herhangi bir uzlaştırmanın söz konusu olmadığını,

savcılıkça sehven yanlış anlaşılarak “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” verildiğini, Savcılık dosyası incelendiğinde müvekkilinin kendisinin bizzat uğradığı zararlardan dolayı herhangi bir şikâyetten vazgeçmesi veya maddi ve manevi tazminat taleplerinden vazgeçmesi gibi bir durumun olmadığının görüleceğini, hatta ifadesi incelendiğinde dava dışı sürücüden davacı ve şikâyetçi olduğunun görüleceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.

5271 sayılı CMK'nın 253/19. maddesinde "...uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır" hükmü yer almakta olup, anılan düzenleme gereği, uzlaşma raporu düzenlenmekle davacının tazminat davası açma hakkı ortadan kalkar. Uzlaşma raporu, ilam mahiyetinde olacağından, aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/1379 E.- 2022/2764 K. sayılı kararında "5271 sayılı CMK'nun 253/17. bendinde. "Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder. "CMK'nun 253/19. bendine göre ise "...

Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.

Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." hükmü yer almakta olup,anılan Kanun maddesinin 253/19. bendine göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.

Bu yasal düzenleme ışığında da uzlaşma tutanağı düzenlenmekle davalının tazminat davası açma hakkı bulunmamaktadır.

Uzlaşma tutanağı da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir.Tüm bu nedenlerle 03/09/2015 tarihli uzlaşma tutanağı incelendiğinde, davaya konu trafik kazası nedeniyle uzlaşma teklifinin davacı tarafından fazlaya ilişkin hakkı ya da sigorta şirketine başvuru hakkı saklı tutulmadan minibüs sürücüsü ...’dan 2.500,00 TL tazminat karşılığında kabul edildiği, soruşturmanın bu şekilde sonuçlandırılmasını talep ettiği anlaşılmakla, uzlaşma tutanağının ilam mahiyetinde olduğu ve uzlaşmanın sağlandığı,

tutanağının aksinin de aynı kuvvetteki delillerle ispat edilemediği anlaşılmasına göre, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağının kabulü ile davacının tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle talebin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklinde karar verilerek uzlaşma teklifinin davacı tarafından fazlaya ilişkin hakkı ya da sigorta şirketine başvuru hakkı saklı tutulmadan kabulü halinde uzlaşma kesin hüküm teşkil edeceğinden soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı vurgulanmıştır (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13895 E. Ve

2022/7564 K., 2021/11899 E. ve 2022/4836 K. sayılı kararları). Somut olayda, Konya CBS 2018/4925 soruşturma dosyasında Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiği, Savcılık tarafından Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253. maddesi kapsamında, uzlaştırma faaliyetlerinde bulunulduğu, kazadaki yaralanma nedeniyle tarafların uzlaştıklarına dair uzlaştırma raporu düzenlendiği, dosyada bulunan örneğinde tutanağın C.

Savcısı tarafından onaylandığı, davacının fazlaya ilişkin hakları ile sigorta şirketine başvuru hakkını saklı tutmadığı ve tutanağın davacının imzasını taşıdığı, uzlaştırma teklif formunda davacının mağdur olarak gösterildiği, uzlaştırmacı görüşme tutanağında davalının şüpheli olarak gösterildiği, uzlaştırma görüşme tutanağı ve raporunda bir hata yapılmadığı, dosyada mevcut kaza tutanağında kazada 1 adet yaralı bulunduğu yazılı ve soruşturma dosyasında da tespitli olup, onun da davacı motosiklet sürücüsü olduğu, diğer araç sürücüsünün kazada yaralanmamış olduğu,

incelenen soruşturma dosyasında davacı hakkında taksirle yaralama suçundan şüpheli sıfatıyla başlatılmış bir soruşturma bulunmadığı, davacı hakkında sadece mala zarar verme suçundan ve trafik güvenliğini tehlikeye atma suçundan soruşturma başlatıldığı ancak davacı hakkında kaza sonrası 10/08/2018 tarihinde bu iki suçtan Ek KYOK kararı verilmiş olduğu, taksirle yaralama suçundan aleyhine soruşturma yapılan sadece şüpheli Faruk, müşteki de kazada tek yaralanan olan davacı olup bu suretle soruşturma dosyasında bulunan uzlaşma tutanağının usulüne uygun ve geçerli olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda uzlaşma tutanağı ilam mahiyetinde olduğundan ve uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı ve açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılacağından İlk Derece Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 253/19. bendine göre davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/10/2022

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1701, K. 2022/1960, 27 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1701
Karar No
2022/1960
Tarih
27 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/1701 K.2022/1279
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2022/1702 K.2022/1316
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/1703 K.2022/1288
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1704 K.2022/1418
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2022/1704 K.2022/1774
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1706 K.2022/1336

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.